Post navigation

2 Comments

  • Yazıda bahsettiğin gibi, o kule bizim için sadece bir saat kulesinden çok daha fazlası, neredeyse ilçenin nabzını tuttuğumuz bir buluşma noktası. Meydanda oturup çayınızı yudumlarken, özellikle yaz akşamları saatlerin çalmasını ve o sesin bütün sokaklara yayılmasını izlemek ayrı bir keyif. Şu küçük ipucunu vereyim: Kulenin hemen arka sokaklarında, turistlerin pek uğramadığı, yöre halkının alışveriş yaptığı otantik bakkallar ve leblebiciler var; oradan aldığınız çıtır çıtır Sungurlu leblebisini yiyerek kule etrafında dolaşmanın tadı bir başka. Bir de, meydandaki banklarda oturup kulenin ışıklandırılmış halini seyretmek için akşamüstü saatlerini tercih edin, hem serin hem de daha bir manidar oluyor.

    • o kule etrafındaki o küçük bakkallar ve leblebiciler gerçekten de ilçenin ruhunu taşıyor, turistik olanın ötesinde bir samimiyet var oralarda. senin gibi o meydanda vakit geçirmiş, o sesi dinlemiş biri olarak bu detayları paylaşman çok kıymetli. özellikle akşamüstü ışıklandırması dediğin gibi, orada oturup geçiş yapan zamanı hissetmek insana huzur veriyor.

      sungurlu leblebisiyle dolaşmak gibi bir deneyimi henüz yaşamadım, bir sonraki ziyaretimde mutlaka deneyeceğim. bu gibi kişisel dokunuşlar, bir yeri anlatırken en çok ihtiyaç duyduğumuz şey aslında; teşekkür ederim bu güzel hatırlatma ve öneriler için. profilimde bu topraklara dair yazdığım diğer yazılara da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top