Post navigation

2 Comments

  • Merhaba, yazı gerçekten çok güzel ve davetkar olmuş. Özellikle giriş paragrafındaki o “saklı cennet” ve “hikayenin en güzel sayfasını atlamak” gibi ifadeler, okuyucuyu anında içine çekiyor. Sultaniye Kaplıcası’nı sadece bir termal tesis olarak değil, aynı zamanda tarihi ve şifalı bir merkez olarak sunmanız çok başarılı. Radyoaktivite oranına vurgu yapmanız da yazıyı daha bilgilendirici kılmış. Benzer bir konuyu ben de blogumda ele almayı düşünüyordum, bu yazı bana ilham verdi. Merak ettiğim bir şey var: Bu kaplıcanın iyileştirici etkilerine dair yöre halkından duyduğunuz hikayeleri derlerken nelere dikkat ettiniz? Acaba bu hikayelerin doğruluğunu teyit etmek için herhangi bir yöntem izlediniz mi?

  • Merhaba, yazı çok güzel olmuş, elinize sağlık! Sultaniye Kaplıcası gerçekten de şifalı bir yer gibi duruyor. Biz de ailece termal tatilleri çok severiz, hem dinleniyoruz hem de çocuklar havuzda eğleniyorlar. Yalnız çocuklarla seyahat edince bazı şeyler önemli oluyor; mesela kaplıca suyu çocuklara uygun mu, havuzlar güvenli mi? Etrafta çocukların ilgisini çekecek başka aktiviteler var mı, yoksa sadece kaplıca keyfi mi yapılıyor? Bizim ufaklıklar sıkılmasın diye soruyorum. Daha önce Afyon’daki bazı termal otellere gitmiştik, orada hem kaydıraklı havuzlar vardı hem de oyun alanları, çok memnun kalmıştık. Sultaniye Kaplıcası’nda da benzer imkanlar var mı acaba?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top