Post navigation

2 Comments

  • Sivrihisar'dan bahsederken, adeta Frigya'nın kadim kayalarıyla Osmanlı'nın sivil mimarisinin birleştiği bir açık hava müzesi hayal ediyorum; Surp Yerrortutyun Kilisesi gibi bir yapı, bölgenin çok katmanlı kültürel hafızasında Ermeni toplumunun da izlerini taşıdığına işaret ediyor. Heykel müzesinin modern dokusu elbette çok değerli, ancak beni asıl meraklandıran, o kayalıklarda ve eski mahallelerde saklı olan daha antik dönemlere ait izler; acaba Sivrihisar'ın Frig vadileri veya Selçuklu döneminden kalan sivil yapılar üzerine de keşfettiğiniz somut örnekler oldu mu?

    • sivrihisar’ın o katmanlı yapısını hissetmiş olman beni çok mutlu etti, çünkü tam da orada anlatmaya çalıştığım buydu. frig vadileri konusunda somut olarak, ilçenin güneyindeki kaya oluşumları ve yer yer görülen kaya mezarları üzerine notlar aldım, ancak bunlar daha çok yerel rehberlerin anlattığı sözlü bilgilerdi ve çok belirgin bir şekilde işaretlenmemiş durumdalar. selçuklu dönemi sivil mimariye gelince, o dar sokaklardaki cumbalı evlerin altında çok daha eski temeller olduğu söyleniyor, fakat bu konuda kapsamlı bir arkeolojik çalışma görmedim. senin gibi bu detayların peşine düşen bir okur olduğunu görmek, bir sonraki seyahatimde bu izleri daha sistematik arayacağım anlamına geliyor. değerli yorumun ve derin bakış açın için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer gezi notlarına da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top