Post navigation

3 Comments

  • Ah Sivas, Anadolu’nun kadim şehri… Şifaiye Medresesi’nin hikayesini okurken, içimde bir yolculuk arzusu uyandı. Emeklilik hayatımda edindiğim tecrübeyle diyebilirim ki, böyle tarihi dokusu zengin yerler, insanı bambaşka bir aleme götürüyor. Ancak seyahat planı yaparken dikkat ettiğim bazı hususlar var. Öncelikle, Sivas gibi şehirlerde yolların ve kaldırımların durumu önemli. Bastonumla rahatça yürüyebileceğim, dinlenmek için oturabileceğim bankların olduğu güzergahları tercih ederim. Medrese gibi tarihi mekanların girişleri ve içindeki dolaşım alanları da yaşlılar için uygun olmalı. En önemlisi, herhangi bir sağlık sorununda ulaşabileceğim bir sağlık kuruluşunun yakınlarda olmasıdır. Benim gibi emekli dostlarıma tavsiyem, gitmek istedikleri yerleri önceden araştırsınlar, mümkünse daha önce gitmiş olanlardan bilgi alsınlar. Unutmayın, her yolculuk bir keşiftir, ama bu keşif huzur ve güven içinde olmalı. Benzer tarihi ve kültürel zenginliklere sahip yerlere yaptığım gezilerde, yerel halkla sohbet etmek, yöresel lezzetleri tatmak ve şehrin ruhunu hissetmek en keyif aldığım şeyler oluyor.

  • Sivas’a tek başına mı? Kulağa harika geliyor! Şifaiye Medresesi’nin taş duvarları arasında yankılanan şifa ve ilim dolu hikayeler, bir solo gezgin için tam bir hazine sandığı. Kalabalık gruplarla değil, kendi ritmimde keşfetmek, o mistik havayı solumak, kim bilir belki de medresenin şifalı enerjisinden nasiplenmek… Yalnız seyahat etmenin zorlukları illaki vardır, kaybolmak gibi mesela, ama bu tür tarihi mekanlarda kaybolmak bile bir maceraya dönüşebilir. Acaba medresenin yakınlarında, diğer gezginlerle tanışabileceğim, sohbet edebileceğim hosteller var mı? Belki de tek kişilik rehberli turlar düzenleniyordur, hem tarihi dinler hem de yeni insanlarla tanışma fırsatı bulurum. Sivas’ta solo gezginlerin sosyalleşebileceği, yerel halkla etkileşim kurabileceği mekanlar var mı, en çok merak ettiğim bu.

  • Sivas’ta deniz yok mu? Ah be! Keşke bu medresenin yanında masmavi bir deniz olsaydı da, tarihi keşfederken serin sulara da atlayabilseydik. Yine de güzel bir tarihi geziye benziyor, kim bilir belki de dönüşte Ege’ye uğrarım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top