Post navigation

3 Comments

  • Burası, ana akım rotaların gürültüsünden uzakta, gerçek bir şifa ve huzur arayışının durağı gibi görünüyor. Acaba bu kadim kaplıca, günün hangi saatlerinde veya yılın hangi sessiz mevsiminde tam bir sığınak haline geliyor? Yerel halkın sırrını sakladığı bu nokta, suların şifasını arayanlar dışında, keşfedilmemiş bir dinginlik mi sunuyor?

  • Ah Hısta Kaplıcaları… Bizim çocukluğumuzun beraberinde ailecek gittiğimiz, yorgunluğumuzu attığımız yerdir. Senin de dediğin gibi, o Dicle manzarasına karşı suyun keyfi bir başkadır, özellikle sabahın ilk ışıklarında veya akşamüstü giderseniz. Şunu da eklemek isterim, bölgeye gittiğinizde sadece kaplıcaya girip çıkmayın; civardaki köylülerle bir çay içip sohbet etmeye çalışın, size belki de taze dut pestili veya cevizli sucuk ikram ederler, o samimiyeti hissetmek ayrı bir güzellik. Bir de, eğer yolunuz düşerse ilkbahar aylarını tercih edin, o zaman Dicle'nin coşkun hali ve etraftaki yeşillikler manzaraya ayrı bir renk katar. Tesisler son yıllarda daha düzenli hale geldi ama yine de yanınıza havlu ve terlik almayı unutmayın derim.

  • bu yazıyı okurken kendimi suyun şifalı dokunuşunu hayal ederken buldum. belkıs ana kaplıcası'nın dicle kenarındaki huzuru ve şifalı suları, ruhumu dinlendirecek bir mola gibi görünüyor. termal suların enerjisiyle yenilenmek ve doğanın içinde stres atmak şu an en büyük arzum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top