Post navigation

2 Comments

  • Ah Şanlıurfa… Okurken içim bir tuhaf oldu. Dedemin köyü Halfeti’ye ne kadar da yakın. Çocukken bayramlarda giderdik, o taş evler, fıstık tarlaları gözümde canlandı. En kısa zamanda gidip o havayı solumak, o topraklara dokunmak istiyorum.

  • Hele bakın hele, Şanlıurfalı hemşehrilerim ve yolu Urfa’ya düşecek olan kıymetli misafirler! Şeyh Dede Osman Avni Türbesi’nden bahsedildiğini görünce içim kıpır kıpır oldu. Türbe, gerçekten de Urfa’nın manevi kalbi gibidir. Ama size bir sır vereyim mi? Türbenin hemen arka tarafında, kimsenin pek bilmediği küçük bir çay bahçesi var. Orada oturup bir acı kahve içmek, türbenin atmosferini içinize çekmek için harika bir fırsattır. Bir de, türbenin etrafındaki sokaklarda dolaşırken, yöresel el sanatları satan dükkanlara mutlaka uğrayın. Özellikle tesbihler ve gümüş takılar çok meşhurdur. Şeyh Dede Osman Avni’nin türbesini ziyaret ettikten sonra Balıklıgöl’e doğru yürüyün, yolda Halil-ür Rahman Camii’nin avlusunda güvercinlere yem atın. Emin olun, Urfa’dan unutulmaz anılarla döneceksiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top