Post navigation

2 Comments

  • Ah uşağım, Hacı Şeyh Camii mi dedin? O bizim Güneyce’nin incisi, gözbebeği! Ben oralıyım, çocukluğum o caminin gölgesinde geçti desem yeridir. Yazıda anlatılanlar doğru, taşla ahşabın uyumu dillere destandır. Ama asıl güzelliği, o caminin içindeki huzurda saklıdır. Hele bir de sabah ezanı okundu mu, dağların yankısıyla birlikte insanın ruhu dinlenir. Turistlerin pek bilmediği bir şey söyleyeyim, caminin hemen arkasında, dere kenarında bir çay bahçesi vardır. Orada demli bir çay içip, derenin sesini dinlemek paha biçilemez. Bir de camiye giderken yanınıza yöresel peynirlerden alın, cami çıkışında köy kahvesinde oturup bir demlik çayla afiyetle yersiniz. Unutmayın, Güneyce’ye kadar gelmişken Anzer Balı almadan dönmeyin ha!

  • Rize’yi okuyunca içimde bir şeyler kıpır kıpır oldu. Dedemin köyü İkizdere’ye ne kadar da benziyor. Çocukken yaylalarda koşuşturduğumuz, o mis gibi havayı içimize çektiğimiz günler geldi aklıma. En kısa zamanda memlekete gitmek, o camiyi de ziyaret etmek istiyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top