Post navigation

3 Comments

  • Philadelphia Antik Kenti’nin kalıntıları, özellikle Aziz Jean Kilisesi’nin görkemli duruşu, fotoğraf kareleri için adeta bir davetiye çıkarıyor. Bozdağlar’ın eteklerindeki bu antik kent, gün batımında altın sarısı ışıklarla yıkanırken inanılmaz silüetler oluşturuyor olmalı. Orada olup tarihin ve doğanın iç içe geçtiği bu anları yakalamak için can atardım.

  • Alaşehirli olarak Philadelphia’yı duyunca içim kıpır kıpır oldu. Aziz Jean Kilisesi’nin o heybetli kalıntıları, hele bir de gün batımında giderseniz, insana bambaşka bir hava veriyor. Yalnız kiliseyle yetinmeyin, biraz sokak aralarında kaybolun derim. Eski evlerin taş duvarları arasında dolaşırken tarihin fısıltılarını daha iyi duyarsınız. Bir de, Alaşehir’e gelmişken meşhur üzümünden tatmadan gitmeyin sakın. Pazarda köylülerin kendi yetiştirdiği çekirdeksiz üzümlerden alın, tadı damağınızda kalacak. Turistik yerlerin dışında, yerel halkın takıldığı küçük kahvelerde bir çay molası verin, sohbetlerine kulak kabartın. Belki size de bilmediğiniz bir hikaye anlatırlar.

  • Manisa’nın bereketli toprakları ve tarihi dokusu beni her zaman cezbetmiştir. Philadelphia Antik Kenti’nin “Küçük Atina” olarak anılması, oradaki yemek kültürünün de ne kadar zengin olduğunu düşündürüyor. Ege mutfağının zeytinyağlıları, otları ve deniz ürünleri ile harmanlanmış lezzetlerini bu antik kentte hayal etmek bile iştahımı kabartıyor. Belki de o dönemlerde üzüm bağları da vardı ve şarap kültürü gelişmişti. Manisa’ya yolum düşerse, hem bu tarihi mekanı gezip hem de yöresel lezzetleri tatmak için sabırsızlanıyorum. Özellikle o bölgenin meşhur Manisa kebabını ve Ege otlarıyla yapılan mezeleri denemek istiyorum. Kim bilir, belki antik tariflerden ilham alan modern yorumlarla karşılaşırım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top