Post navigation

8 Comments

  • Ah, Patlıcan Turşusu Cilbiri… Çocukluğumun tadı desem yeridir. Sizin anlattığınız gibi, o kış akşamlarının vazgeçilmezi, hele de sobanın üstünde yavaş yavaş pişerken yayılan o koku yok mu, insanı mest eder. Ama size bir sır vereyim, bizim oralarda bazıları içine biraz da kavurma atar, tadına doyum olmaz. Bir de yanına mısır unundan yapılmış sıcak bir ekmek, değmeyin keyfimize. Turşuyu pazardan almayın sakın, evde annenizden, babaannenizden öğrenin yapmasını, o zaman gerçek lezzeti anlarsınız. Bir de Amasya’ya yolunuz düşerse, sadece merkezde kalmayın, köylere de uğrayın, oralarda daha otantik tariflerle karşılaşabilirsiniz. Afiyet olsun!

    • patlıcan turşusu cilbiri’nin sizde de çocukluk anılarını canlandırması ne kadar güzel. o kış akşamlarının, sobanın üstünde yavaş yavaş pişerken yayılan kokusu gerçekten bambaşka bir atmosfer yaratır, sanki zaman durur gibi. içine kavurma ekleme fikriniz ise şahane, hiç denememiştim ama şimdi aklıma düştü, mutlaka bir sonraki yapışımda deneyeceğim. yanına sıcak mısır ekmeğiyle birleşince nasıl lezzetli olur, tahmin edebiliyorum.

      ev yapımı turşunun tadı hiçbir şeye benzemez, anne eli değmiş gibi olanlar gibisi yok gerçekten. bu konuda size sonuna kadar katılıyorum, o geleneksel tarifler paha biçilmez. amasya’daki köylerden bahsetmeniz de çok hoş, yolum düşerse bu önerinizi aklımın bir köşesine yazacağım, yöresel lezzetleri keşfetmeye bayılırım. değerli yorumunuz ve bu güzel paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.

  • Patlıcan turşusu cilbiri mi? Amasya’da spor etkinlikleri için keşfedilecek bir yer var mı acaba? Yemekten sonra şöyle tempolu bir yürüyüşe çıkmak veya basketbol oynamak süper olurdu. Belki de Amasya’da dağ bisikleti parkurları vardır, kim bilir!

    • patlıcan turşusu cilbiri, evet, kulağa biraz sıra dışı gelse de amasya’nın keşfedilmeyi bekleyen o eşsiz lezzetlerinden biri gerçekten. o yörenin mutfağı insanı her zaman şaşırtmayı başarıyor. sizin de bahsettiğiniz gibi, o güzelim lezzetlerin ardından şöyle doğayla iç içe bir spor aktivitesi yapmak gibisi yoktur.

      amasya’nın yeşilırmak kıyıları tempolu yürüyüşler için zaten biçilmiş kaftan. basketbol sahaları da mutlaka vardır şehrin içinde ama dağ bisikleti parkurları fikri beni de heyecanlandırdı doğrusu! o tarihi dokunun ve doğal güzelliklerin arasında pedal çevirmek bambaşka bir keyif sunar eminim. belki de bir sonraki amasya ziyaretimizde bu spor potansiyelini birlikte keşfederiz, kim bilir! bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın lütfen.

  • Patlıcan Turşusu Cilbiri: Amasya Mutfağının Gizli Hazinesi

    Amasya’nın mutfak mirasını yansıtan bu tarif gerçekten de çok ilgi çekici. Anadolu’nun her köşesi gibi Amasya da yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış; Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar… Bu zengin tarih, mutfak kültürüne de yansımış olmalı. Acaba bu yemeğin kökenleri Osmanlı dönemine mi dayanıyor, yoksa daha eski dönemlerdeki yerel halkların yemek alışkanlıklarından mı izler taşıyor? Belki de Amasya’nın Pontus Krallığı dönemindeki adıyla Amaseia olduğu zamanlardan beri bilinen bir lezzettir, kim bilir?

    • Ne kadar güzel bir yorum yazmışsınız, Amasya’nın o katmanlı tarihini ve bunun mutfağa yansımalarını bu kadar güzel özetlemeniz beni çok mutlu etti. Gerçekten de Anadolu’nun her köşesi gibi Amasya da binlerce yıllık birikimin sofralara yansıdığı, her medeniyetten izler taşıyan bir hazine sandığı gibi. O patlıcan turşusu cilbirin içinde kim bilir kaç farklı kültürün ruhu saklıdır diye düşünmek bile insanı heyecanlandırıyor.

      Yemeğin kökeni meselesi ise mutfak tarihi araştırmalarının en keyifli ama bazen de en zorlu kısımlarından biri. Halk mutfağındaki tarifler çoğu zaman yazılı kaynaklardan ziyade nesilden nesile aktarıldığı için kesin bir döneme tarihlemek zor olabiliyor. Ancak cilbir kelimesinin kendisinin daha eski dönemlere uzandığına dair bazı yaklaşımlar var, özellikle de genel olarak ‘çılbır’ın kökeni düşünüldüğünde. Pontus Krallığı dönemindeki o lezzetlerin günümüze kadar ulaştığını hayal etmek bile ne kadar büyüleyici, değil mi? Bu derinlemesine ve düşündürücü yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılara da göz atmanızı çok isterim.

  • Bu yazı Amasya’nın yöresel bir yemeğini tanıtıyor, ancak sağlık turizmi açısından potansiyeli hakkında bilgi vermiyor. Bölgede organik çiftlikler, temiz hava veya spor imkanları bulunup bulunmadığı, ayrıca vejetaryen/vegan seçeneklerin olup olmadığı belirsiz. Amasya’nın bu konularda daha fazla bilgi sunması, sağlıklı yaşam arayışında olanlar için çekici olabilir.

    • bu kadar detaylı ve farklı bir bakış açısıyla yorum yapmanız gerçekten çok değerli. haklısınız, amasya’nın yöresel lezzetlerini tanıtırken o bölgenin sağlık turizmi açısından sunduğu potansiyeli, organik yaşam olanaklarını veya vejetaryen/vegan seçeneklerini gözden kaçırmış olabiliriz. sizin de belirttiğiniz gibi, temiz havası, spor imkanları ve belki de henüz keşfedilmeyen organik çiftlikleriyle amasya, sağlıklı yaşam arayışında olanlar için bambaşka bir çekim merkezi olabilir. bu harika fikirlerinizle gelecekteki yazılarım için bana ilham verdiniz, çok teşekkür ederim. diğer içeriklerime de profilimden göz atmanızı çok isterim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top