Anadolu’nun binlerce yıllık geleneği, bir kazanda birleşen onlarca farklı lezzetin o muhteşem uyumu… Aşure, sadece bir tatlı değil, aynı zamanda paylaşmanın, birliğin ve bereketin adıdır. Bu geleneğin en özel yorumlarından biri de Karadeniz’in fındık diyarı Ordu’da karşımıza çıkar. Ordu Aşuresi, içerdiği malzemelerin tazeliği ve elbette o meşhur fındığının kattığı eşsiz aroma ile damaklarda unutulmaz bir iz bırakır. Gelin, bu lezzet dolu yolculuğa birlikte çıkalım.
Benim için aşure, çocukluğumun en tatlı anılarından biridir. Komşu kapılarının çalındığı, kaselerin elden ele dolaştığı o sıcak anları hatırlatır. Yıllardır gezdiğim Anadolu sofralarında sayısız aşure tattım ama Ordu’da yediğim o fındık dolu kasenin tadı hep bir başka oldu.
Aşure Nedir? Bir Kazan Dolusu Hikaye

Aşure’nin kökeni, Nuh Tufanı’na kadar uzanan kadim bir hikayeye dayanır. Rivayete göre, gemi karaya oturduğunda, kurtuluşu kutlamak için gemide kalan son erzaklar bir araya getirilerek büyük bir kazanda pişirilir. İşte bu bereketli yemek, bugünkü aşurenin atası olarak kabul edilir. Bu yüzden aşure, “Nuh’un Tatlısı” olarak da bilinir ve farklılıkların bir araya gelerek ne kadar harika bir bütün oluşturabileceğinin en lezzetli kanıtıdır.
Kültürümüzde özellikle Muharrem ayının onuncu gününde pişirilen aşure, sadece bir tatlı olmanın ötesinde, komşuluk ilişkilerini güçlendiren, paylaşma duygusunu pekiştiren kutsal bir gelenektir.
Ordu Sofrasındaki Yeri: Fındığın Altın Dokunuşu

Her yörenin aşuresi kendine hastır ama Ordu mutfağında bu tatlı, adeta bir kimlik kazanır. Dünyanın en kaliteli fındıklarının yetiştiği bu topraklarda, aşurenin üzerine serpilen taze çekilmiş fındık, onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliktir. Bu sadece bir süsleme değil, aynı zamanda yörenin coğrafyasının ve zenginliğinin lezzete yansımasıdır. Ordu’da bir eve misafir olduğunuzda, özellikle Muharrem ayında size ikram edilen bir kase aşure, o hanenin size sunduğu en samimi “hoş geldin” mesajıdır.
Ordu Usulü Aşure Malzemeleri: Bereketin Sırrı
Ordu usulü bir aşure yapmak için öncelikle kaliteli ve taze malzemeler gerekir. İşte o bereketli kazanın içindekiler:
- Aşurelik buğday (dövme)
- Nohut
- Kuru fasulye
- Pirinç
- Kuru üzüm
- Kuru incir
- Kuru kayısı
- Toz şeker
- Bir tutam vanilya ve rendelenmiş portakal kabuğu
- Ve elbette bolca Ordu fındığı (içi ve üzeri için)
- Nar taneleri ve tarçın (süsleme için)
Buradaki sır, bakliyatların kalitesi ve meyvelerin doğal tadının yanı sıra, aşurenin üzerine cömertçe eklenen, hafif kavrulmuş ve taze çekilmiş fındıktır. Bu, lezzeti bambaşka bir boyuta taşır.
Adım Adım Ordu Aşuresi Tarifi
Evde bu lezzeti yakalamak isteyenler için, yılların tecrübesiyle öğrendiğim pratik tarifi paylaşıyorum:
Hazırlık Aşaması: Bir gece önceden aşurelik buğday, nohut ve kuru fasulyeyi ayrı kaplarda bol su ile ıslatın. Bu, pişirme süresini kısaltacak ve bakliyatların daha lezzetli olmasını sağlayacaktır.
Pişirme Aşaması: Ertesi gün ıslattığınız malzemelerin suyunu süzüp ayrı tencerelerde haşlayın. Buğday iyice yumuşayana kadar pişmelidir. Ardından haşladığınız tüm bakliyatları büyük ve derin bir tencerede birleştirin. Üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyip bir süre birlikte kaynamalarını sağlayın.
Lezzetlendirme: Karışıma yıkanmış pirinci, doğranmış kuru incir, kayısı ve kuru üzümleri ekleyin. Meyveler yumuşayana kadar pişirmeye devam edin. Ardından toz şekeri, vanilyayı ve portakal kabuğu rendesini ilave edin. Şeker eriyene kadar karıştırın. Kıvamını biraz daha yoğunlaştırmak isterseniz, az bir miktar nişastayı soğuk suyla eritip yavaşça tencereye ekleyebilirsiniz.
Sunumun Zarafeti ve Paylaşmanın Güzelliği

Aşure piştikten sonra sıcakken kaselere paylaştırılır. Üzeri soğuyup hafif bir kabuk bağlayınca süsleme aşamasına geçilir. İşte Ordu aşuresinin imza anı burada başlar. Kaselerin üzeri bolca dövülmüş fındık içi, parlak kırmızı nar taneleri ve bir tutam tarçın ile süslenir. Bu sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda lezzet katmanlarının da zirvesidir.
Hazırlanan aşureler önce en yakın komşulardan başlanarak eşe, dosta dağıtılır. Bu, “aşure aşı, dostluğa karşı” sözünün en güzel tezahürüdür. Bir kase aşure, aslında bir tabak dolusu sevgi ve iyi niyettir.
Ordu’dan Damakta Kalan Bereket
Ordu’ya yolunuz düşerse, sadece yaylalarını ve denizini değil, mutfağının bu köklü geleneğini de tecrübe etmelisiniz. Bir esnaf lokantasında ya da şanslıysanız bir yerel ailenin evinde tadacağınız bir kase aşure, size bu şehrin ruhunu anlatacaktır. Ordu yöresel yemekleri arasında parlayan bu lezzet, sadece midenizi değil, ruhunuzu da doyuracak bir berekettir. Bu kadim tat, Anadolu’nun paylaşma kültürünün ne kadar zengin ve anlamlı olduğunun en tatlı ispatıdır.




Leave a Comment