Post navigation

3 Comments

  • Ah Niğde, Alaeddin Camii… Çocukluğumun geçtiği o topraklara ne kadar da uzaklardayım şimdi. Caminin taş duvarları, o taçlı kadın figürü… Sanki dedemin anlattığı masallardan fırlamış gibiydi. En kısa zamanda Niğde’ye gidip o havayı yeniden solumak, o taşlara dokunmak istiyorum.

  • Vay canına, taşların fısıltısı! Niğde Alaeddin Camii’ndeki o taçlı kadın efsanesini yerinde dinlemek, o taş işçiliğinin sırrını solumak için sabırsızlanıyorum! Anadolu’nun kalbinde böyle bir hazine olduğunu bilmek bile içimi kıpır kıpır ediyor, rotayı Niğde’ye çevirme zamanı!

  • Ah be evladım, Niğde Alaeddin Camii… O taşların dili olsa neler anlatır neler. Ben de sizin gibi emekli olduktan sonra düştüm yollara. Anadolu’nun her köşesi ayrı bir hazine, her cami, her han, her köprü ayrı bir hikaye. Niğde’ye gelince, caminin etrafı biraz kalabalık olsa da, caminin kendisi insana huzur veriyor. Yalnız, camiye ulaşım için biraz yokuş çıkmak gerekiyor, bastonla falan zorlanabilirsiniz, dikkatli olun. Etrafında oturup dinlenebileceğiniz banklar var, şükür. Şehir merkezinde olduğu için her türlü imkana yakınsınız, sağlık ocağı, eczane falan elinizin altında olur. Yaşlı dostu mu derseniz, tam değil ama yine de birçok şehre göre daha sakin ve yaşanılabilir bir yer. Benim gibiyseniz, yavaş yavaş, sindire sindire gezersiniz, tadını çıkarırsınız. Tavsiyem, yanınıza mutlaka su alın, şapka takın ve acele etmeyin. Her taşın, her desenin bir anlamı var, onlara kulak verin. Unutmayın, en güzel seyahat, insanın iç yolculuğudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top