Post navigation

2 Comments

  • Migre Hamamı'nın hüzünlü güzelliğini hayal ederken, aklıma Muş'un asıl canlılığını yansıtan o coşkulu kültür hayatı geliyor; örneğin Bulanık ilçesindeki bir halı dokuma festivalinde, kadınların ilmik atarken söylediği kadim Kürtçe türküler eşliğinde, desenlerdeki her rengin bir hikâyesi olduğunu öğrenmiştim. Bu tür etkinlikler, taş yapıların ötesinde, bu toprakların nefes alan kültürel zenginliğini anlamak için muazzam fırsatlar sunuyor, yerel sanatçılarla sohbet edip, misafirperverlikleri ve bilgelikleri sayesinde bu coğrafyaya dair çok daha derin bir bağ kurmuştum.

  • Buralı biri olarak Migre Hamamı'nı yalnızca bir tarihi yapı olarak değil, mahalle hafızasının bir parçası olarak görürüm; şahsen ben de çocukluğumda etrafında koşuşturduğum bu yerin hüzünlü haline rağmen taşıdığı ruhu hep hissetmişimdir. Yazıda bahsettiğiniz gibi Dere Hamamı olarak bilinir ve asıl gizli nokta, hamamın hemen arkasında kalan, eski Muş evlerinin izlerini taşıyan dar sokaklardır; oralarda dolaşıp yöreye has kesme taş işçiliğini yakından görebilirsiniz. Unutmayın, burayı ziyaret ederken civardaki yaşlı amcalardan birine rastgelirseniz, hamamın eski günlerdeki canlılığını, nasıl bir sosyal buluşma noktası olduğunu dinleyin, çünkü o anlatılar resmi hiçbir kitapta yazmaz. Ayrıca, hamamın üst tarafındaki küçük tepeden şehre bakmak, özellikle gün batımında, size unutulmaz bir manzara sunar. Restorasyon umuduyla bekliyoruz ama ne yazık ki süreç yavaş ilerliyor, bu yüzden gördüğünüz her taşı iyice hissedin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top