Post navigation

2 Comments

  • Ah be canım, Ereğli Feneri mi dedin? Orası benim çocukluğumun geçtiği yer! Fenerin dibinde top koştururduk, dedem balık tutardı. O fener sadece bir ışık değil, bizim için memleket demek. Yazıda anlatılanlar doğru, ama eksik. Mesela, fenerin hemen arkasındaki o küçük çay bahçesinde demli bir çay içmeden, hele bir de yanında taze simit varsa, o manzaranın tadı çıkmaz. Bir de, fenerin aşağısındaki kayalıklara inin, orada gün batımını izlemek bambaşka. Turistlerin pek bilmediği bir şey daha var, fenerin biraz ilerisinde, denize doğru uzanan eski bir iskele var. Orası da fotoğraf çekmek için harika bir yer, özellikle de sabahın erken saatlerinde. Sakın unutmayın, Ereğli’ye gelmişken meşhur peynir helvasından yemeden dönmeyin, pişman olursunuz!

  • Ah, Marmaraereğlisi Feneri’nin hikayesini okurken içim kıpır kıpır oldu! Yüz altmış yıldır dalgalara gözcülük eden bu tarihi yapı, adeta bir zaman tüneli gibi. Acaba çevresinde yürüyüş yapabileceğimiz patikalar var mıdır ve kuş gözlemi için uygun mudur?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top