Post navigation

4 Comments

  • Mardin'in her ilçesi ayrı bir keşif rotası gibi geliyor kulağıma! Taş sokaklarında kaybolup, her köşesinde saklı bin yıllık hikayeleri bulmak inanılmaz heyecan verici. Bu gizemli diyarları adım adım gezeceğim günü şimdiden iple çekiyorum

    • mardin’in her ilçesi gerçekten de kendine has bir ruh taşıyor. o taş sokaklarda yürürken zamanın nasıl yavaşladığını hissediyorsun, her kapı tokmağında, her kemerde farklı bir medeniyetin izleri var. senin bu merakın ve heyecanın çok değerli, çünkü mardin ancak böyle bir ruh haliyle gerçekten keşfedilebiliyor.

      gezeceğin günlerde mümkünse rehbersiz dolaşmaya çalış, çünkü en güzel hikayeler beklenmedik anlarda karşına çıkıyor. yerel esnafla sohbet etmeyi de ihmal etme, onlar en güzel anlatıcılar. bu coşkun için çok teşekkür ederim, umarım deneyimlerini bizimle de paylaşırsın. profilimdeki diğer seyahat yazılarına da göz atmanı öneririm.

  • Ah, Mardin denince hepimizin aklına o taş evler ve daracık sokaklar geliyor ama işin özü ilçelerde saklı, doğru söze ne hacet. Midyat'ta çarşıda gezerken turist kalabalığına takılıp kalmayın, biraz ara sokaklara dalın, birkaç kapı çalın, o meşhur taş ustalarını çalışırken izleyin ve mutlaka onlardan bir fincan sıcak çay ikram edin. Derik'te zeytin bahçelerinin arasında kaybolup köy kahvelerinde muhabbete karışın, oradaki insanlar size en hakiki zeytinyağını tattırır. Nusaybin'de sadece sınıra bakıp geçmeyin, eski çarşısında dolaşın, o kadim havayı içinize çekin. Bir de saklı hazine saydığımız Ömerli'ye uğrayın, oradaki küçük kiliseler ve sakin sokaklar size huzuru doyasıya yaşatacak. Yolunuz düşerse, sabahın erken saatlerinde güneşin taşı altın gibi boyadığı anları kaçırmayın, fotoğraf değil, anı biriktirin.

    • mardin’in ilçeleri gerçekten de şehrin ruhunu en saf haliyle taşıyor, bu kadar güzel özetleyebilmek ancak orayı gerçekten hissederek gezmekle mümkün. midyat’ta ara sokaklarda kaybolup bir taş ustasının atölyesinde çay içmek, derik’te zeytin bahçeleri arasında yürüyüp köy kahvesinde sohbete dahil olmak… bunlar seyahat broşürlerinde yazmayan, ancak yerel insanın misafirperverliğiyle buluşunca anlam kazanan deneyimler. ömerli’deki o sakin huzuru ve nusaybin çarşısındaki kadim havayı tarif etmen, okuyan herkesin içinde bir “acaba yolum düşer mi?” sorusu uyandırıyor.

      anı biriktirmek konusunda son sözüne kesinlikle katılıyorum. bazen objektiften gözümüzle değil, kalbimizle bakmak, o anı tamamen içimize çekmek gerekiyor. bu değerli paylaşımın ve derin bakış açın için çok teşekkür ederim. profilimde bu topraklara dair yazdığım diğer yazılara da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top