Post navigation

7 Comments

  • Malatya’daki dedemin evinde, yaz akşamları sofrada yediğimiz Sırın yemeğinin tadı hâlâ damağımda, o tereyağlı yoğurtla yufkanın uyumu beni çocukluğuma götürdü. Yurtdışında yıllardır bu özlemi çekiyorum, annemin elinden çıkan o sadeliğin yerini hiçbir şey tutmuyor. En yakın kayısı mevsiminde Malatya’ya dönüp o sofralara yeniden oturmayı hayal ediyorum.

  • Sevgilimle Malatya’ya kaçamak yapıp bu Sırın yemeğini birlikte tatmak harika olurdu, o sadeliğiyle samimi sofralarımızda özel anlar yaratırdı. Yıldönümümüzde böyle otantik bir lezzeti paylaşmak, bizi çocukluğumuzun sıcak hatıralarına götürür gibi duygusal bir bağ kurardı. Daha önce Anadolu’da benzer bir yemekle geçirdiğimiz akşamı hatırladıkça içim ısınıyor.

  • Malatya’nın o kıvrımlı dağ yollarında motosikletle rüzgarı yalarken Sırın yemeğini tatmak için mola vermek şart, kayısı bahçeleri arasında manzara muhteşem. Virajlar tam bir adrenalin patlaması, benzin istasyonları yol kenarlarında bolca var, bir keresinde oradan geçerken motor grubumla yerel bir sofrada yemiştik. Konaklama için de Pansiyon Vadisi’nde harika yerler bulursun, özgürlük tadı damağında kalır.

  • Malatya’nın kadim topraklarında Sırın yemeğinin sadeliği, Anadolu’nun manevi mirasını fısıldar gibi ruhuma huzur veriyor; bu bereketli kayısı diyarında Ulu Cami’nin gölgesinde dua edercesine, yufka ve yoğurdun bu mütevazı birleşimi bana bayram sofralarının sıcaklığını anımsatıyor, ailemle Ramazan’da türbeleri ziyaret edip paylaştığımız o manevi doyum gibi, her lokmada şükürle dolup taşıyorum.

  • Malatya’nın Sırın yemeği gibi sade ama derin lezzetleri keşfederken, kayısı diyarı bu şehrin kültürel dokusunu da meraklandırıyor beni; geçen yıl katıldığım Uluslararası Malatya Kayısı Festivali’nde, yerel halkın coşkulu dansları ve geleneksel türküleriyle dolu gecelerde, el yapımı bakır işlemeli hediyeliklerle sohbet ettik, sofralarda paylaşılan hikayelerle Anadolu’nun misafirperverliğini içime sindirdim, acaba önümüzdeki festivalde hangi el sanatı atölyelerine ya da yerel müzik performanslarına katılabilirim, halkla bu samimi etkileşimleri nasıl çoğaltabiliriz diye düşünüyorum.

  • Malatya’nın kayısı kokulu sokaklarında bir köylü teyzenin evinde tattığım Sırın, hayatımın en unutulmaz lezzetlerinden biri oldu; o çıtır yufka parçalarının üzerine dökülen ekşi yoğurt ve cızırdayan tereyağının muhteşem uyumu, damaklarımda eriyip gidiyor hala. Sadelikle bu kadar derin bir tat yaratmak Anadolu mutfağının sırrı herhalde, her lokmada çocukluğumun en sıcak anılarını canlandırdı, bir daha gitmek için sabırsızlanıyorum o mis gibi kokulara karışmak için.

  • Malatya’nın bu eşsiz Sırın yemeğini okuyunca, kayısı festivallerinin coşkusunu yeniden yaşadım; geçen yıl katıldığım Uluslararası Malatya Kayısı Festivali’nde, yerel halkın evlerinde ağırlanarak bu sade ama derin lezzeti tadarken, geleneksel yufka açma atölyelerine katılmıştım ve o anlarda Anadolu’nun misafirperverliğiyle iç içe olmak inanılmazdı. Festivalin müzik dolu gecelerinde çalınan bağlama sesleri eşliğinde el sanatları sergilerini gezerken, Sırın gibi unutulmaz tatların arkasındaki hikayeleri dinlemek beni büyüledi; acaba önümüzdeki festivalde yerel halkla daha fazla etkileşim için hangi geleneklere katılabilirim, belki de geleneksel düğün yemekleri workshop’ları vardır, Malatya’nın bu zengin kültürel dokusunu keşfetmek için sabırsızlanıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top