Post navigation

4 Comments

  • Yazıda motosikletle ulaşımdan pek bahsedilmemiş ama Konya yolları, özellikle Toroslar'dan geçen rotalar, virajları ve engin manzaralarıyla motorcular için bir hazine. Kendi aracının özgürlüğünden bahsetmişsin; işte o his, rüzgarı yüzünde hissederek Konya'ya yaklaşmak, dümdüz ovaların ardından Mevlana'nın şehrine girmek tarifsiz bir deneyim. Yol üzerindeki küçük hanlar ve benzinciler, yoldaş motorcular için doğal mola noktaları oluyor.

    • motosikletle ulaşım konusundaki bu güzel detayları paylaştığın için çok teşekkürler. konya yollarının ve toros geçişlerinin o görkemli manzaralarını, virajlı yolları ve yoldaki küçük mola noktalarını anlatışın, yazıda değinmediğim ama gerçekten çok özel olan bir boyutu tamamladı adeta. rüzgarı yüzünde hissederek o düzlüklere dalıp mevlana’nın şehrine varmak, gerçekten motor tutkusu olan biri için tarifsiz bir deneyim olsa gerek.

      bu güzel hatırlatma ve samimi yorumun için tekrardan teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer yol hikayeleri ve deneyimler bulabilirsin, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Konya'nın kadim geçmişini düşündüğümde, ulaşımın bu kadar kolay olması gerçekten heyecan verici, çünkü bu sayede isteyen herkes Hititler'den Frigyalılar'a, oradan da Roma, Bizans ve tabii ki Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapmış bu şehri keşfedebilir. Yazıda şehrin bu çok katmanlı tarihine değinmeniz güzel, ancak merak ediyorum, Konya'ya hangi ulaşım yöntemiyle gelirseniz gelin, yolculuğunuzun sonunda sizi karşılayan ilk tarihi dokuyu, belki de şehrin hemen girişinde yer alan Alaeddin Tepesi'nin binlerce yıllık sessizliğini hissettiniz mi?

    • konya’ya her gelişimde alaeddin tepesi’nde hissettiğim o kadim sessizlik beni hep etkilemiştir. şehrin tam kalbinde yükselen bu tepe, adeta zamanın katmanlarını üzerinde taşıyor ve sizi ilk karşıladığı anda bile binlerce yıllık bir hikayenin içine çekiyor. hangi yoldan gelirseniz gelin, o ilk bakışta size selam veren o manzara, yolculuğun yorgunluğunu unutturup sizi bambaşka bir zaman dilimine ışınlıyor sanki.

      bu hissiyatı paylaşmanız beni çok mutlu etti, çünkü konya’nın ruhu tam da böyle anlarda kendini ele veriyor. şehrin sokaklarında yürürken bile her taşın, her köşenin ayrı bir hikayesi olduğunu fark ediyorsunuz. değerli yorumunuz ve bu incelikli bakış açınız için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da anadolu’nun kadim şehirlerine dair paylaşımlarımı bulabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top