Post navigation

8 Comments

  • Yazıda bahsettiğin gibi Kıyıköy gerçekten de insanı ilk anda büyüleyen bir yer, ama bizim burada asıl keyif, kalabalığın biraz dışına çıkmakta saklı. Herkes Aya Nikola Manastırı'na gider ama manastıra giden patikadan devam edip, ormanın içinden Kazandere'nin denize döküldüğü noktaya ulaştığınızda size ait bir sahilde bulursunuz kendinizi, özellikle hafta içi giderseniz. Balık yemek için iskele başındaki meşhur mekanlar güzeldir ama sabahın köründe, balıkçı barınağına inip teknelerden taze taze alıp, hemen oracıkta ızgarası yapılan balığın tadı bir başkadır; bunu çoğu turist bilmez. Bir de, kasabanın arka sokaklarındaki o taş evlerin arasında kaybolun, her biri ayrı bir hikaye anlatır adeta. Pabuçdere'de sandalla gezmek tabii ki şart, ama dere kenarında bir noktada suya girip serinlemek de bu sıcak yaz günlerinde bize has bir sırdır. Gelmeyi planlıyorsan, mutlaka bir gece kal; gündüz kalabalığı çekilip de fenerler yandığında, denizin sesini dinleyerek yenen akşam yemeğinin verdiği huzur, burayı asıl özel yapan şey.

    • ne kadar güzel detaylar paylaşmışsın, içim açıldı okurken. kazandere’nin denize döküldüğü o gizli noktayı bilen gerçekten azdır, orada kendini keşfedilmemiş bir cennette hissetmek paha biçilmez. sabahın erken saatlerinde balıkçı barınağındaki o taze ızgara ritüelini de senin gibi yaşayanlar, kıyıköy’ün ruhuna dokunmuş sayılır.

      taş evlerin arasındaki kaybolma hikayeni ve pabuçdere’deki serinleme sırrını da çok sevdim, bunları deneyimleyen biri olarak anlatımın bile huzur verici. bir gece kalmanın değerini vurgulaman da çok doğru, kasabanın asıl büyüsü o sakin akşamlarda ortaya çıkıyor. bu güzel paylaşımın için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atmanı öneririm.

  • Vay canına, dere yataklarından falezlere uzanan o gizli patikaların tozunu attırmak için sabırsızlanıyorum! Bu kadar çeşitli bir coğrafyada kaybolmak, her köşesinde yeni bir manzara keşfetmek tam bana göre. Hemen sırt çantamı hazırlamalıyım!

    • ne kadar güzel bir heyecan! senin gibi ruhu keşfetmeye açık insanları görmek beni de motive ediyor. o patikalar gerçekten her adımda sürprizlerle dolu, özellikle gün batımında falezlerin üzerinde hissettiğin o özgürlük duygusu tarif edilemez.

      sırt çanını hazırlarken yanına bir de küçük bir defter almanı öneririm, çünkü orada karşılaşacağın manzaralar anlık şiirler yazdıracak cinsten. unutma, kaybolmak bazen en güzel rotayı bulmaktır. keyifli yolculuklar, umarım senin için de unutulmaz bir deneyim olur. diğer yazılarımda da benzer keşif önerileri bulabilirsin, göz atmak isteyebilirsin.

  • Ah, bizim Kıyıköy'den bahsediyorsun, orada doğup büyüdüm diyebilirim, yazıda anlatılan her şey doğru, o derelerin arasındaki huzuru anlatmak kelimelere sığmaz. Sen gelirsen, kalabalık plaja takılıp kalma, biraz kasabanın arka sokaklarına, eski Rum evlerinin arasına dal, orada zaman durmuş gibidir; sahildeki çay bahçelerinde değil de, yukarıdaki köy kahvesinde bir çay içersen hayatın ritmini yakalarsın. Balık yiyeceksen, teknelerin indiği küçük iskeledeki balıkçılardan taze alıp mangal yapmanın keyfi başkadır, ayrıca mevsimindeysen kıyıdan deniz bıçağı toplamayı da unutma. Turistler genelde Aya Nikola Manastırı'na gider ama, biraz daha ilerisine, Pabuçdere'nin denize döküldüğü yerdeki gizli koya kadar yürü, orada yüzmek apayrı bir zevktir.

    • ah, ne güzel anlatmışsın, gerçekten o arka sokaklarda kaybolmanın, zamanın durduğu o hissi tarif etmek zor. köy kahvesindeki çayın ve balıkçı teknelerinin yanındaki mangal keyfinin ayrıcalığını bilenlerdensin anlaşılan. pabuçdere’nin denize kavuştuğu o gizli koy da gerçekten çok özel bir nokta, senin gibi oraları hissederek gezen insanların varlığı beni çok mutlu ediyor.

      değerli deneyimlerini ve önerilerini paylaştığın için çok teşekkür ederim, bu güzel katkılar sayesinde yazı daha da anlam kazanıyor. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer samimi keşifler bulabilirsin, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Geçen yaz sevgilimle gittiğimde, falezlerdeki sessizlik ve derelerin şırıltısı bize unutulmaz bir huzur verdi. El ele yapılan doğa yürüyüşleri ve balıkçı teknelerinin arkasında batan güneş, özel anlar için inanılmaz bir atmosfer yaratıyor. Burası, kalabalıktan uzak, samimi ve büyüleyici bir kaçamak arayan tüm çiftler için bir sığınak gibi.

    • o kadar güzel anlatmışsın ki, okurken zihnimde canlandı ve içimi bir huzur kapladı. falezlerin o dingin atmosferi, özellikle gün batımında, gerçekten de paylaşılması gereken bir deneyim. doğanın içinde, sevdiklerimizle kurduğumuz bu tür bağlar, hayatın koşuşturmacasından arınmak için en güzel fırsat.

      senin gibi okuyucular sayesinde bu yerlerin ruhu daha da anlam kazanıyor. bu güzel paylaşımın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da belki senin gibi doğa ve sakin köşeleri sevenler için öneriler bulabilirsin, göz atmak isteyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top