Post navigation

1 Comment

  • Ah be hemşerim, Kırkkaşık Bedesteni’ni anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Doğru demişsin, orası sadece bir çarşı değil, resmen Tarsus’un can damarıdır. Benim çocukluğumda, annemle el ele tutuşup giderdik oraya. Mis gibi baharat kokuları, el sanatlarının o otantik havası… Turistler genellikle sadece dışından fotoğrafını çekip geçerler ama asıl güzellik içeride saklıdır. Mesela, bedestenin arka tarafında, avluda küçük bir kahveci vardır, adını hatırlayamadım şimdi ama oranın dibek kahvesi dillere destandır, mutlaka tadın. Bir de, bedestenin içinde kaybolmaktan korkmayın, her köşe başında ayrı bir sürprizle karşılaşırsınız. Belki de hiç bilmediğiniz bir zanaatkarla tanışır, onun hikayesini dinlersiniz. Ha, bir de lahmacun fırınları var, bedestenin yakınında, öğlen sıcağına rağmen kuyruk olur önlerinde. Benden demesi, Tarsus’a gelip de Kırkkaşık’a uğramadan dönmek, Tarsus’u yaşamadan dönmek demektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top