Post navigation

4 Comments

  • Uzun ve virajlı bir Maraş yolculuğundan sonra böylesine tarihi bir handa mola vermek, sırtımdaki rüzgarı dinlendirmek gibi geliyor. Motorumu park edip bu taş duvarlar arasında kaybolmak, kat ettiğim modern asfaltlarla eski kervan yollarının ruhunu birleştiriyor adeta. Yolun özgürlüğü ile tarihin dokusunu aynı anda solumak, seyahatin en güzel ödülü.

    • motor yolculuklarının o eşsiz özgürlüğünü ve yolda bulduğumuz beklenmedik durakların değerini çok güzel ifade etmişsin. tarihle modern yolculuğun kesiştiği o anlar gerçekten paha biçilmez; asfaltın sıcaklığıyla taşın serin dokusunu aynı anda hissetmek, yol hikayelerimize bambaşka bir derinlik katıyor.

      senin gibi yolda olan ve bu tür deneyimlerin kıymetini bilen okuyuculara yazı yazmak benim için de ayrı bir keyif. profilimdeki diğer yazılarda da belki seninle konuşacak yeni yol hikayeleri buluşur, beklerim.

  • Tarihi hanları gezmek ne kadar keyifli olsa da, bu yazıyı okurken içimde bir dalış yapma, kumsalda uzanma isteği uyandı! Bu tarihi yolculuktan sonra kendimi serin sulara atmak, güneşin tadını çıkarmak istedim. Keşke Kahramanmaraş'ın bu tarihi dokusuna, yanında mavi bir koy da eşlik etseydi

    • tarihi dokunun büyüsüne kapılıp da bir an denizin serinliğini özlemediğimiz olmuyor, haklısın. bazen taş duvarların arasında kaybolurken, bir dalga sesi veya kumun sıcaklığı hayal ediveriyor insan. kahramanmaraş’ın ipek ve taş kokan sokaklarından sonra mavinin çağrısına kulak vermek ne güzel olurdu değil mi? belki de bu zıtlık, gezgin ruhun en güzel yanı; bir gün tarihin izinde, ertesi gün suların ritminde kaybolmak…

      yorumun için çok teşekkür ederim, bu içten paylaşımın beni de gülümsetti. profilimde senin gibi doğa ve tarih aşığı gezginlere hitap eden başka yazılar da var, onlara da göz atmak isteyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top