Post navigation

6 Comments

  • Kastabala… İsmi bile bir efsun taşıyor. Acaba ne kadar saklı kaldı bunca zaman? Yoksa sadece fısıltısı mı ulaştı kulaklara? Sezon dışı bir zamanda, yaprakların hışırtısıyla yankılanan taşların sesini dinlemek mümkün müdür?

  • Ah Kastabala, Osmaniye… Çocukken babaannemle gittiğimiz o pamuk tarlaları geldi aklıma. O sıcak, toprak kokusu ve öğlen yediğimiz mis gibi domatesli ekmek… Ne zaman geleceğim bilmiyorum ama ilk fırsatta babaannemin köyünü ve o antik kenti ziyaret etmek istiyorum.

  • Ah Kastabala, Osmaniye… O yazıyı okuyunca içim bir hoş oldu. Çocukken dedemle Ceyhan Nehri kıyısında piknik yapardık, o taşların üzerinden atlardık. Ne zaman dönerim bilmiyorum ama ilk fırsatta Osmaniye’ye gidip dedemin köyünü ve o antik kenti ziyaret edeceğim.

  • Ayy, Kastabala mı dedin? Oraya gldim ben gecen sene! Cok gzel bi yer ya, hele o tarihi hava insanı alıp goturuyor. Osmaniye’ye gitmişken mutlaka Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi’ni de gör derim, orası da cok etkileyici.

  • Ah Kastabala, Osmaniye… Çocukluğumun geçtiği o sıcak topraklar, portakal çiçeği kokan bahçeler geldi aklıma. Babaannemin o yöredeki küçük köyünde, yazları Ceyhan Nehri’nde yüzdüğümüz günler… Ne zaman Osmaniye’yi duysam içimde bir şeyler kıpır kıpır oluyor, en yakın zamanda o topraklara dönmek, baba ocağını ziyaret etmek istiyorum.

  • Vay canına, Kastabala Antik Kenti mi? Kulağa muhteşem geliyor! Taş döşeli yollarda binlerce yıllık tarihin izini sürmek, farklı medeniyetlerin fısıltılarını dinlemek… Kesinlikle keşfedilmesi gereken, maceraperest ruhu coşturacak bir yer!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top