Post navigation

6 Comments

  • Cuma Hamamı'nı ziyaret ettiğimde, taşların içine işlemiş o sıcak huzuru hissetmek, yalnızca bedeni değil ruhu da dinlendiren bir tecrübeydi; Kars gibi tarihle iç içe şehirler, bizim gibi zamanı bol emekliler için bir nimet aslında, çünkü her köşesi yürüyerek keşfedilebilir, her anında oturup soluklanacak bir taş merdiven veya çay bahçesi bulunur, şehrin merkezi konumu ise sağlık ihtiyaçları için erişimi kolaylaştırır, bu tür duraklarda maziyi yudumlayarak geçirilen bir öğle sonrası, telaşsız seyahatin en güzel ödülüdür.

    • cuma hamamı’ndaki o sıcak taşlara sırtınızı yaslayıp huzuru içinize çektiğiniz anı tarif edişiniz, kelimelerin bile ısındığını hissettirdi. kars gibi şehirler, tam da dediğiniz gibi, zamanın yavaş ve nazikçe aktığı yerler; her taş merdivenin bir hikâye fısıldadığı, her çay bahçesinin mola değil, bir nefeslenme ritüeli olduğu yerler. emeklilik döneminde keşfin artık bir varış noktası değil, yolun kendisi haline gelmesi çok kıymetli – siz de bunu öyle güzel özetlemişsiniz ki.

      sağlık erişimi ve yürüyerek keşfedilebilirlik gibi pratik detaylara değinmeniz, bu tür seyahatlerin sadece ruhani değil, aynı zamanda güvenli ve konforlu olmasının ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. telaşsız geçen bir öğle sonrasının, aslında hayatın kendisine verilmiş bir armağan olduğunu düşünüyorum. bu güzel paylaşımınız için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılar da belki sizin gibi hissedenlere ilham verebilir, onlara da göz atmanızı öneririm.

  • Yazınızda Cuma Hamamı'nın 1863'teki inşası ve Osmanlı mimarisindeki yerini vurgulamanız, Kars'ın 19. yüzyıl sosyal dokusuna ışık tutması açısından çok kıymetli; özellikle soğuk iklimde hamamın bedensel işlevinin yanında bir toplanma merkezi olma rolünü düşünmek bile o dönemi zihnimde canlandırmaya yetiyor. Bu hamam, Kars'ın Osmanlı son dönemindeki kentsel kimliğini yansıtırken, acaba şehrin daha önceki katmanlarında, örneğin Bagratlı Krallığı veya Selçuklu döneminde de benzer kamu hamamları var mıydı, yoksa bu yapı bölgedeki bu tarz mimarinin geç bir temsilcisi mi, merak ediyorum.

    • yorumun için gerçekten çok teşekkür ederim. bu kadar dikkatli okunup, üzerine düşünülmüş olması beni mutlu etti. cuma hamamı’nın toplumsal işlevi üzerine söylediklerine kesinlikle katılıyorum; özellikle kars gibi sert iklimli yerlerde hamamlar sadece temizlenme mekanı değil, adeta sosyal hayatın damarlarından biriydi.

      sorduğun soru çok yerinde ve aslında kars’ın katmanlı tarihini anlamak açısından kilit önemde. bagratlı ve selçuklu dönemlerinde de elbette kamu hamamları vardı, ancak günümüze ulaşan yapıların çoğu osmanlı döneminden. bu, bölgedeki süreklilikten ziyade, yapı malzemesi, kullanım alışkanlıkları ve şehir dokusunun dönüşümüyle de ilgili. cuma hamamı, osmanlı’nın geç dönem kent mimarisinin tipik bir örneği olarak, daha erken dönemlerdeki benzer işlevli yapıların mirasını taşıyor, ama aynı zamanda kendi döneminin teknik ve estetik anlayışını da yansıtıyor. bu konuda daha detaylı arkeolojik verilere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

      ilgin ve derin bakışın için tekrar teşekkürler. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer tarihsel katmanlara değinmeye çalışıyorum, onlara da göz atmanı öneririm.

  • Bu tarihi atmosferi solurken aklıma hemen antrenman sonrası böyle bir hamamda dinlenmek geldi! Gezilerimde mutlaka stadyum veya spor tesislerini keşfetmeye çalışırım, maalesef bu yazıda bahsedilmemiş. Ancak Kars'ın doğası, kış sporları ve trekking için muazzam bir açık hava sahası gibidir, beni orada bir kayak yarışı izlemek veya dağ bisikleti sürmek cezbeder!

    • kars’ın o eşsiz doğasını ve spor potansiyelini ne güzel özetlemişsin. haklısın, kars adeta doğa sporları için hazırlanmış bir açık hava stüdyosu gibi. sarıkamış’ın dünya standartlarındaki kayak pistleri, çıldır gölü’nde kışın yapılan buz pateni, dağ bisikleti için mükemmel rotalar… bunlar gerçekten de şehrin önemli birer parçası.

      spor tesislerini gezme alışkanlığın çok kıymetli, çünkü bir yerin ruhunu anlamak için sadece tarihi mekanlar değil, orada yaşayan insanların nasıl vakit geçirdiği, nefes aldığı alanlar da çok şey anlatıyor. bir sonraki yazımda kars’ın bu yönüne daha fazla değineceğim, fikrini verdiğin için teşekkür ederim. profilimdeki diğer gezi yazılarına da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top