Post navigation

2 Comments

  • Justinianus Köprüsü’nün tarihi derinliği ve mimari ihtişamı beni derinden etkiledi. Taşların arasında dolaşırken, yüzyıllar öncesinden gelen fısıltıları duyar gibi oldum. Belki doğrudan bir ibadet yeri değil, ama bir imparatorluğun inancını, gücünü ve azmini temsil ediyor. Köprünün üzerinden geçerken, geçmişin insanlarının dualarını, umutlarını ve hayallerini hissetmek mümkün. Böylesine kadim bir yapının yanında, insanın kendi varlığının geçiciliğini ve evrenin sonsuzluğunu düşünmeden edemiyor. Belki de bu da bir nevi manevi deneyimdir. Her taşında bir hikaye barındıran bu köprü, bana tarihin derinliklerinde bir yolculuk yapma ve iç huzurumu bulma fırsatı sunuyor. Bayramlarda atalarımızın türbelerini ziyaret ederken hissettiğim o derin saygı ve minnet duygusunu, burada da hissettim.

  • Justinianus Köprüsü, Sakarya’da rüzgarı yüzüme alıp, motorumla tarihin tozunu attırabileceğim bir durak gibi duruyor. Acaba köprüye giden yollar virajlı mı, yoksa düz bir otoban mı? Belki rotamı Sapanca Gölü kıyısından geçirip, manzaralı bir sürüşle taçlandırabilirim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top