Anadolu’nun binlerce yıllık geleneği, paylaşmanın ve bereketin simgesi olan aşure, her yörede farklı bir lezzetle karşımıza çıkar. Ancak bazı şehirler vardır ki, bu tatlıya kendi ruhunu katar. İşte bu yazıda, sizlere Isparta yöresel yemekleri arasında parlayan bir yıldızdan, o meşhur Isparta Aşuresi’nden bahsedeceğim. Bu sadece bir tarif değil, aynı zamanda nesiller boyu aktarılan bir kültürün, birliğin ve bolluğun hikayesidir.
Yıllardır gezdiğim topraklarda tattığım sayısız aşure arasında Isparta usulü olanın yeri hep ayrıdır. Belki de güllerin o narin dokunuşunun bu berekete kattığı sırdandır, kim bilir?
Bir Gelenekten Fazlası: Aşure’nin Isparta’daki Anlamı

Aşure, Muharrem ayının onuncu gününde pişirilen, Nuh’un gemisindeki son erzaklarla yapıldığına inanılan kutsal bir yemektir. Isparta’da ise bu gelenek, komşuluk ilişkilerinin en sıcak anlarına tanıklık eder. Pişirilen dev kazanlardaki aşureler, kapı kapı dolaşılarak dağıtılır, dualar edilir ve bereket dilenir. Bu, sadece bir tatlı ikramı değil, aynı zamanda “bir tas aşurede bin yıllık dostluk” deyişinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Bereketin Sırrı: Geleneksel Aşure Malzemeleri

Gerçek bir Isparta Aşuresi’nin lezzeti, kullanılan malzemelerin kalitesinde ve uyumunda gizlidir. Bu lezzet şölenini yaratmak için ihtiyacınız olanlar, Anadolu toprağının en cömert ürünleridir. Her bir malzeme, bereketi ve bolluğu temsil eder.
- Tahıllar ve Bakliyatlar: Aşurenin bel kemiği olan buğday (aşurelik dövme), nohut ve kuru fasulye.
- Kuru Meyveler: Kuru kayısı, kuru üzüm ve lezzetini dengeleyen kuru incir.
- Tatlandırıcılar: Elbette toz şeker ve o meşhur Isparta dokunuşu için bir miktar gülsuyu.
- Süsleme İçin: Tarçın, kırılmış ceviz içi, dolmalık fıstık ve mevsimiyse taptaze nar taneleri.
Unutmayın, bu malzemelerin miktarı tamamen sizin damak zevkinize ve evdeki berekete göre ayarlanabilir. Aşure yapımında kuraldan çok, gönül zenginliği konuşur.
Ustalık İsteyen Adımlar: Isparta Usulü Aşure Nasıl Yapılır?
Bu lezzetli yolculuğa çıkmaya hazırsanız, işte adım adım Isparta usulü aşure yapımı. Sabırla ve sevgiyle pişirilen her kaşığın, size mutluluk getireceğinden emin olabilirsiniz.
1. Hazırlık Aşaması (Bir Gece Önceden):
Buğday, nohut ve kuru fasulyeyi ayrı kaplarda güzelce yıkayıp üzerini geçecek kadar suyla ıslatın. Kuru üzümleri de ayrı bir kapta suya koyun. Bu işlem, malzemelerin daha kolay pişmesini ve lezzetlerinin ortaya çıkmasını sağlar.
2. Pişirme Sanatı:
- Ertesi gün buğdayın suyunu süzüp büyük ve derin bir tencereye alın. Üzerine bolca su ekleyip kaynamaya bırakın. Kaynarken yüzeyde biriken köpükleri bir kevgir yardımıyla alın.
- Nohut ve fasulyeyi de süzüp ayrı tencerelerde haşlayın.
- Küp doğradığınız kuru kayısıları az su ve yarım bardak şekerle haşlayın. Aynı suya kuru üzümleri de ekleyip şişmelerini sağlayın. Meyveleri kevgirle alıp kenara ayırın.
- Doğradığınız kuru incirleri ise ayrı bir kapta, şekersiz suda haşlayın. İncirin karası aşurenin rengini bozmasın diye bu önemlidir. Haşlama suyunu dökün.
3. Lezzetleri Buluşturma Anı:
Yaklaşık 4-5 saat kısık ateşte pişen ve taneleri iyice yumuşayan buğdayın içine önce haşlanmış nohut ve fasulyeyi ekleyin. Bir süre birlikte kaynadıktan sonra haşladığınız kayısı ve üzümü ilave edin. En son şekeri ekleyip eriyene kadar karıştırın. Ateşten almadan hemen önce haşlanmış incirleri ve o sihirli dokunuş olan bir fincan gülsuyunu katıp bir taşım daha kaynatın ve ocağı kapatın.
Son Dokunuş: Sunumun Zarafeti
Aşurenizi sıcakken kaselere paylaştırın. Üzeri hafifçe kabuk bağladığında süsleme sanatına geçebilirsiniz. Toz tarçınla desenler çizin, üzerine bolca kırık ceviz ve dolmalık fıstık serpin. Mevsimiyse yakut tanesi gibi parlayan narlar, aşurenize hem renk hem de ferahlık katacaktır. Eğer bulabilirseniz, birkaç kuru gül yaprağı ile sunumu taçlandırmak tam bir Isparta klasiğidir.
Isparta Sofrasından Damakta Kalan Miras

İşte karşınızda, her kaşığında sevgi, emek ve bereket taşıyan Isparta Aşuresi. Bu tarif sadece bir yemeği değil, aynı zamanda bir kültürü, paylaşmanın güzelliğini ve Anadolu’nun sıcaklığını sofranıza taşıyor. Güller diyarının bu eşsiz lezzetini denediğinizde, sadece midenizin değil, ruhunuzun da doyduğunu hissedeceksiniz. Isparta Aşuresi, bir tatlıdan çok daha fazlasıdır; o, nesiller boyu aktarılan tatlı bir mirastır.




Isparta Aşuresi’nin o eşsiz lezzetini anlatan bu yazı beni çok heyecanlandırdı! Anadolu’nun dört bir yanında farklı aşure tarifleri olsa da, Isparta’nın güllerle özdeşleşmiş olması bu tarife ayrı bir anlam katıyor olmalı. Aşure sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir paylaşma ritüeli, bir topluluk etkinliği. Isparta’da bu geleneğin hala canlı tutulması, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığı ve bereket dilekleri beni çok etkiledi. Acaba bu aşure yapımında yerel halkla birlikte çalışabileceğimiz, bu kültürü yakından deneyimleyebileceğimiz etkinlikler var mı? Belki Muharrem ayında düzenlenen özel törenler veya aşure yapım atölyeleri… Bir sonraki seyahatimde mutlaka Isparta’ya uğrayıp bu kültürel zenginliği yerinde yaşamak istiyorum.
Ah be canım, Isparta aşuresi mi dedin, içim bir hoş oldu bak şimdi. Doğma büyüme Ispartalıyım, aşure kazanının dibini kazımadan büyüdüğümü hatırlamam. Yazıda güzel anlatmışlar, güllerin şehri derler bize ama aşuremiz de dillere destandır. Yalnız şunu ekleyeyim, bizde aşureye sadece kuru meyve falan koymazlar, içine bir de gül suyu damlatırlar. İşte o zaman bambaşka bir lezzet olur, yedikçe yersin. Bir de aşureyi yaparken mutlaka komşuları da katın işin içine, Isparta’da adettendir. Herkes bir ucundan tutunca bereketi artar derler. Eğer yolun düşerse Muharrem ayında gel, bir kazan da benden sana aşure ikram ederim. Şimdiden afiyet olsun!
Isparta aşuresi deyince burnuma anneannemin bahçesindeki güllerin kokusu geldi. Çocukken o gelincik tarlası gibi bahçede koşuştururken, anneannem kazanın başında dualarla aşure pişirirdi. Ne zaman Türkiye’ye gelsem, ilk işim o topraklara gitmek ve o tadı yeniden yaşamak olacak.
Aşure tarifini okurken içim huzurla doldu. Isparta’nın gülleriyle yoğrulmuş bu bereketli tatlı, doğanın cömertliğini ve insanların arasındaki sıcak bağı ne güzel yansıtıyor. Acaba bu yörede aşure dağıtırken aynı zamanda gül bahçelerinde yürüyüş yapma imkanı da bulabilir miyiz? Belki de aşure kazanının dumanı, gül kokularıyla karışarak eşsiz bir deneyim sunar.
Aşureymiş… Güzel, karın doyurur. Ama bana göre değil, ben gece kulüplerinde ışıklar altında, müzikle coşmayı severim. Aşure dediğin dedelerin işi, biz gençlere gelmez.
Oha, Isparta Aşuresi mi? Duydum duydum, efsane diyorlar! Kızlarla haftaya kesin gidiyoruz, fotoğrafları Instagram’ı sallayacak!