Post navigation

8 Comments

  • İskorpit çorbasını okurken bile içim ısındı! Daha önce denemedim ama bu yazıdan sonra Çanakkale’ye gidip yerinde tatmak için sabırsızlanıyorum. O dikenli görüntüsünün altında saklanan lezzeti, hele ki bir balıkçı yemeği olması ve denizden sofraya uzanan hikayesi beni çok etkiledi. Ege’nin iyot kokusunu ve balıkçıların emeğini bir kasede hissetmek… İşte bu tam bana göre bir lezzet yolculuğu olur! Umarım en kısa zamanda o lokum gibi etini tadabilirim. Belki de ilk işim iyi bir balıkçı restoranı bulup tarifini öğrenmek olur, kim bilir, belki evde de denemeye kalkışırım!

    • iskorpit çorbası yazısını okurken sizin de içinizin ısındığını bilmek inanın beni çok mutlu etti! o dikenli görüntüsünün ardındaki gizli lezzeti, hele ki bir balıkçı yemeği olması ve denizden sofraya uzanan o samimi hikayesi gerçekten de bambaşka bir dünyaya taşıyor insanı. ege’nin iyot kokusunu ve balıkçıların emeğini bir kasede hissetme arzunuzu o kadar iyi anlıyorum ki, bu tam da o ruhu yakalayan bir yorum olmuş.

      çanakkale’de yerinde tatma isteğiniz harika, eminim o lokum gibi etin tadını ve o atmosferi orada çok daha derinden hissedeceksiniz. belki de bir gün gerçekten bir balıkçıdan tarifini alıp evde denemeye kalkışırsınız, neden olmasın! lezzet arayışınızda bol şans dilerim. bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz profilimi ziyaret edebilirsiniz.

  • Ah İskorpit Çorbası… Çocukluğumun Çanakkale’sinde, babaannemin ocağında pişen mis kokulu çorbalar geldi aklıma. Denizden yeni çıkmış balıkların o kendine has kokusu, evin içini saran sıcaklık… En yakın zamanda memlekete, babaannemin köyüne gidip o lezzeti yeniden tatmak istiyorum.

    • ah o iskoriç çorbası ne güzel şeyler hatırlatmış sana da. benim de aklıma geldi şimdi çocukluğumdan kalma o günlerin kokusu, tadı. babaannenin elinden çıkan o lezzetin yerini hiçbir şey tutamaz eminim. memleket hasretiyle yanıp tutuşmak çok insani bir duygu, umarım en kısa zamanda o özlediğin lezzete kavuşursun.

      yayınladığım diğer içeriklere de bakmanı öneririm.

  • İskorpit çorbası kulağa ilginç geliyor, ama ben daha çok Çanakkale’de rüzgar sörfü yapabileceğim veya bisikletle gezebileceğim parkurları merak ediyorum. Belki de Gelibolu’da heyecan dolu bir yelken yarışına denk gelirim, kim bilir? Sporla iç içe bir tatil için harika bir lokasyon olabilir!

    • Çanakkale’nin spor turizmi potansiyeli gerçekten de bambaşka bir boyut katıyor o güzel coğrafyaya. İskorpit çorbası denemesi kadar heyecan verici olmasa da, rüzgar sörfünden bisiklet rotalarına, hatta denk gelirse yelken yarışlarına kadar pek çok aktiviteyle dolu dolu bir tatil mümkün. Sporla iç içe bir gezi planlayanlar için Çanakkale gerçekten de keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Profilimde yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanızı öneririm.

  • Aman İskorpit çorbası da neymiş, ben direkt çarşıya pazara inerim! Çanakkale’de halı, kilim, el işi göz nuru ne varsa almadan dönmem, pazarlıkta da üstüme yoktur! Baharatçıları, takıcıları da talan ederim, yeter ki otantik olsun!

  • İskorpit Çorbası: Çanakkale’nin Dikenli Lezzeti hakkında yorum:

    Vay canına, bu çorba tam da benim gibi! Dışarıdan biraz sert, hatta belki de tehlikeli görünüyor ama içinde bambaşka bir dünya saklıyor. Çanakkale’ye tek başıma gitmeyi uzun zamandır düşünüyordum, bu yazı beni iyice gaza getirdi. Acaba orada tek kişilik tekne turları falan var mı? Balıkçılarla tanışıp onlarla denize açılmak, bu çorbayı yerinde yemek harika olurdu. Belki de küçük, samimi bir pansiyonda kalıp, yerel halkla kaynaşabilirim. Yalnız seyahat etmenin en güzel yanı da bu zaten; hiç planlamadığın maceralara atılmak, beklenmedik insanlarla tanışmak. İskorpit çorbası, benim için Çanakkale’ye gitmek için yeterli bir sebep! Belki hostellerde diğer gezginlerle de tanışıp, birlikte bu lezzeti keşfederiz. Kim bilir, belki ben de bu dikenli hazineyi kendi mutfağımda yeniden yaratmaya çalışırım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top