Anadolu’nun kalbinde, tarihin sessiz tanıklığını yapan topraklarda unutulmaz bir keşfe çıkmak isteyenler için Çorum gezilecek yerler listesinin ilk sırasında her zaman özel bir isim parıldar: Hattuşa Antik Kenti. Burası, bir zamanlar Mısır firavunlarına kafa tutan, tarihin ilk yazılı antlaşmasını imzalayan ve “Bin Tanrılı Şehir” olarak anılan Hitit İmparatorluğu’nun görkemli başkentidir. Taş duvarların, anıtsal kapıların ve kutsal tapınakların arasında gezerken, binlerce yıllık bir medeniyetin fısıltılarını duyabilirsiniz.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde haklı bir yer edinen bu arkeolojik alan, sadece taş ve topraktan ibaret değildir. Hattuşa, Hitit krallarının adımlarını takip edeceğiniz, Anadolu’nun demir çağındaki gücüne tanıklık edeceğiniz ve tarihin seyrini değiştiren olayların yaşandığı bir zaman kapsülüdür. Bu rehberde, bir seyahat yazarının gözünden Hattuşa’nın gizemli dünyasına adım atacak ve bu eşsiz mirası nasıl keşfedeceğinize dair pratik ipuçları bulacaksınız.
Hattuşa Antik Kenti’nde Görülmesi Gereken Yerler

Hititlerin M.Ö. 17. yüzyıldan itibaren başkenti olan Hattuşa, Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Bu devasa antik kenti gezmek için en az 3-4 saatinizi ayırmanız gerektiğini baştan söylemeliyim. Eğer Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı’nı da rotanıza eklerseniz, bu süre rahatlıkla tam bir güne yayılabilir. Gelin, bu etkileyici başkentin sokaklarında bir gezintiye çıkalım.
- Aşağı Şehir: Kentin en eski yerleşim alanı olan bu bölge, sivil halkın yaşadığı ve ticari hayatın aktığı yerdi. En önemli yapısı Büyük Tapınak’tır.
- Yukarı Şehir: “Tapınaklar Mahallesi” olarak da bilinen bu alan, güneyden geniş bir surla çevrilidir ve kraliyet ailesi ile aristokrasinin yaşadığı Büyükkale’yi barındırır.
- Anıtsal Kapılar: Şehri koruyan surlar üzerindeki Aslanlı Kapı, Kral Kapısı ve Sfenksli Kapı, Hitit taş işçiliğinin şaheserleridir.
- Büyükkale: Hitit krallarının sarayının bulunduğu, kente hakim bir tepe üzerine kurulmuş olan akropoldür.
- Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı: Hattuşa’ya birkaç kilometre mesafede bulunan ve Hitit tanrılarının kaya üzerine işlendiği kutsal bir mekandır.
Hattuşa’yı keşfederken bu rotayı takip etmek, şehrin düzenini ve Hitit medeniyetinin sosyal yapısını anlamanıza yardımcı olacaktır. Her bir kapı, her bir tapınak kalıntısı size farklı bir hikaye anlatacaktır.
Aşağı Şehir: İmparatorluğun Dini Merkezi

Geziye genellikle kentin eski çekirdeği olan Aşağı Şehir’den başlanır. Buradaki en baskın yapı, ülkenin en büyük tanrıları olan Fırtına Tanrısı Teşup ve Güneş Tanrıçası Arinna’ya adanmış Büyük Tapınak‘tır. M.Ö. 13. yüzyılda inşa edilen bu devasa kompleksin yeşil taşlarla döşenmiş avlusunda yürürken, binlerce yıl önce burada yapılan dini törenleri hayal etmeye çalışın. Tapınağın büyüklüğü ve etrafındaki depo odaları, dinin Hitit devletindeki merkezi rolünü gözler önüne serer.
Yukarı Şehir: Surlar ve Heybetli Kapılar
Kentin güneyine doğru yayılan Yukarı Şehir, eğimli bir arazi üzerine kurulmuştur ve yaklaşık 6 kilometrelik surlarla çevrilidir. Bu surların üzerindeki anıtsal kapılar, Hattuşa’nın en ikonik görüntülerini sunar. Batıdaki Aslanlı Kapı, adını iki yanındaki aslan heykellerinden alır ve düşmanlara karşı şehrin gücünü simgeler. Doğudaki Kral Kapısı‘nda ise iç yüzde yer alan tanrı kabartması (orijinali Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir) dikkat çeker.
En güneyde ve en yüksek noktada yer alan Sfenksli Kapı ve altındaki 71 metrelik gizemli geçit olan Yerkapı poterni ise Hitit mimarisinin ve mühendisliğinin ulaştığı noktayı gösteren en etkileyici yerlerden biridir. Özellikle gün batımında Aslanlı Kapı’dan şehre bakmak, unutulmaz bir fotoğraf karesi sunar.
Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı: Tanrıların Geçit Töreni

Hattuşa geziniz, arabayla sadece birkaç dakika uzaklıktaki Yazılıkaya’yı görmeden tamamlanmış sayılmaz. Burası, Hititlerin en önemli kutsal alanlarından biridir ve iki kaya odasından oluşur. Büyük galeride, Hitit panteonuna ait tanrı ve tanrıçaların bir geçit töreni şeklinde kaya yüzeyine işlendiği kabartmalar bulunur. Bu figürler, Hititlerin dini inançları ve mitolojisi hakkında paha biçilmez bilgiler sunar. Küçük galeri ise daha çok kraliyet ailesinin ölü kültü ile ilişkili bir alan olarak yorumlanmaktadır. Yazılıkaya’nın sessiz ve mistik atmosferi, sizi tarihin derinliklerine çekecektir.
Hattuşa Ziyareti İçin Pratik Bilgiler ve İpuçları

Hititlerin başkentine yapacağınız bu tarihi yolculuğu en verimli şekilde geçirmek için bir gezgin olarak edindiğim bazı tecrübeleri paylaşmak isterim. Planınızı doğru yaparak bu eşsiz deneyimin tadını sonuna kadar çıkarabilirsiniz. Çorum‘un bu tarihi hazinesini keşfederken aklınızda bulundurmanız gerekenler, gezinizi çok daha konforlu hale getirecektir.
Konum ve Ulaşım
Hattuşa Antik Kenti, Çorum şehir merkezine yaklaşık 82 km, Sungurlu ilçesine 29 km uzaklıkta, Boğazkale ilçe merkezinin hemen yanı başında yer alır. Özel araçla ulaşım en rahat seçenektir. Çorum’dan Boğazkale’ye düzenli minibüs seferleri de bulunur. Antik kentin içi oldukça geniş bir alana yayıldığı için, ören yerini özel aracınızla gezmeniz tavsiye edilir. Belirlenmiş bir rota üzerinde aracınızla duraklayarak önemli noktaları ziyaret edebilirsiniz.
En İyi Ziyaret Zamanı ve Süresi
İç Anadolu’nun karasal iklimi nedeniyle Hattuşa’yı gezmek için en ideal zamanlar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Yaz aylarında ziyaret edecekseniz, sabah erken saatleri veya akşamüstü serinliğini tercih etmelisiniz. Yanınıza mutlaka şapka, güneş kremi ve bol su alın. Antik kenti hakkıyla gezmek için en az 3-4 saat, Yazılıkaya ile birlikte ise 5-6 saat ayırmalısınız. Ziyaret saatleri ve güncel giriş ücretleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müze ve ören yerlerinin resmi web sitesini kontrol etmeyi unutmayın.
Geçmişin Yankılandığı Topraklar
Hattuşa’nın taşlı yollarında yürümek, sadece bir arkeolojik alanı gezmek değil, aynı zamanda Anadolu’nun en büyük imparatorluklarından birinin ruhuna dokunmaktır. Surların heybeti, tapınakların sessizliği ve binlerce yıllık tabletlerin sırları, size unutulmaz bir deneyim vaat ediyor. Burası, tarihin sadece kitaplarda okunacak bir metin olmadığını, yaşanacak ve hissedilecek bir macera olduğunu kanıtlayan büyülü bir yer.
Eğer yolunuz İç Anadolu’ya düşerse, Çorum gezilecek yerler listenizin en başına Hattuşa’yı eklemeyi ihmal etmeyin. Bu kadim başkentte geçireceğiniz bir gün, size medeniyetin köklerine dair yepyeni bir bakış açısı kazandıracaktır. Tarihin fısıltılarını dinlemeye hazır olun.




Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum, Hattuşa gerçekten büyüleyici bir yer gibi görünüyor. Biz de ailece tarihi yerleri gezmeyi seviyoruz, özellikle açık havada ve geniş alanlarda çocuklarımızın koşup özgürce keşfedebileceği yerleri tercih ediyoruz. Fakat bazen küçük çocuklar için uzun süren antik kent turları biraz sıkıcı olabiliyor; bu nedenle Hattuşa'da onların ilgisini çekecek, dokunabilecekleri veya etraflarında dolaşabilecekleri daha interaktif ve görsel öğelerin olup olmadığını merak ediyorum. Örneğin Yazılıkaya'daki kabartmalar gibi görseller onlar için ilgi çekici olabilir mi, yoksa sizce bu gezi daha çok tarihe meraklı ergen yaştaki çocuklar için mi uygun? Sizin deneyiminize göre, burayı ziyaret eden aileler çocuklarıyla keşfi keyifli hale getirmek için neler yapmışlar?
Vay canına, bu yazıyı okurken bile içimde bir heyecan patlaması yaşadım! Hattuşa'ya arkadaşlarla kesin bir kaçamak yapmalı, o taşların arasında binlerce yıllık tarihi solumak ve harika kareler yakalamak lazım. İnanılmaz bir deneyim olur, hemen plan yapmalıyız
Hattuşa gibi tarihi bir alanda bisikletle keşif yapmak inanılmaz keyifli olurdu! Eğer bölgede bisiklet yolları veya kiralama imkanları varsa, antik kenti iki teker üzerinde gezmek hem çevre dostu hem de unutulmaz bir deneyim olur. Özellikle dağ bisikleti ile çevredeki doğal rotaları da keşfetmek isterdim.