Karadeniz’in hırçın dalgalarının kıyıya taşıdığı en büyük hediye nedir diye sorsanız, hiç düşünmeden “hamsi” derim. İşte bu küçük ama lezzetli balığın, bereketli yaylaların yeşiliyle buluştuğu o eşsiz anın adıdır Hamsi Diblesi. Bu tarif, sadece bir yemek değil; Giresun mutfağının ruhunu, pratik zekasını ve doğayla iç içe yaşam kültürünü anlatan bir destandır. Şimdi gelin, Giresun yöresel yemekleri arasında parlayan bu yıldızın sırlarına birlikte yolculuk yapalım.
Hamsi Diblesi Nedir? Karadeniz’in Kalbinden Bir Lezzet Hikayesi

Hamsi Diblesi, aslında bir tür pilav veya sebzeli pirinç yemeği olarak tanımlanabilir. Ancak bu basit tanım, onun derinliğini anlatmaya yetmez. Bu yemek, Karadeniz insanının elindeki malzemeyi en verimli şekilde kullanma sanatının bir yansımasıdır. Denizden gelen taptaze hamsi, bahçeden toplanan karalahana veya maydanoz ve ambardaki pirinç… Hepsi bir tencerede buluşarak inanılmaz bir lezzet uyumuna dönüşür. Bu yemek, bir zamanlar büyüklerimizin sofrasından eksik etmediği, besleyici ve doyurucu bir ana yemektir.
Yıllar boyunca Karadeniz’i gezerken öğrendiğim bir şey var: Burada her yemeğin bir hikayesi, bir yaşanmışlığı vardır. Hamsi Diblesi de o hikayelerden biridir. Kimi zaman bir kış akşamı ev halkını bir araya getiren sıcak bir yuva, kimi zaman ise imecenin, paylaşmanın sembolü olmuştur.
Otantik Bir Hamsi Diblesi İçin Malzemeler
Gerçek bir Giresun usulü Hamsi Diblesi yapmak için malzemenin en tazesini, en yerlisini bulmak gerekir. İşte o eşsiz lezzeti yakalamanızı sağlayacak malzemeler:
- Taze Karadeniz Hamsisi: Yaklaşık yarım kilo, ayıklanmış ve kılçıkları çıkarılmış. Balığınız ne kadar taze olursa, dibleniz o kadar lezzetli olur.
- Pirinç: 1 su bardağı, tercihen yerli ve baldo pirinç.
- Karalahana veya Maydanoz: İncecik kıyılmış yarım demet. Geleneksel tariflerde yöreye göre ikisi de kullanılır.
- Kuru Soğan: 1 adet büyük boy, ince yemeklik doğranmış.
- Tereyağı: 2-3 yemek kaşığı, bu yemeğin ruhudur.
- Baharatlar: Bolca taze çekilmiş karabiber, pul biber ve tuz.
- Sıcak Su: Pirinci pişirmeye yetecek kadar.
Unutmayın, bu yemeğin sırrı malzemelerin tazeliği ve tereyağının kalitesinde gizlidir.
Adım Adım Giresun Usulü Hamsi Diblesi Nasıl Yapılır?
Bu lezzeti evinize taşımak için adımları dikkatle takip etmeniz yeterli. Gözünüz korkmasın, yapımı oldukça pratik!
Hazırlık Aşaması: Malzemeler Tencereye Girmeden Önce

Her şeyden önce hamsileri güzelce yıkayıp kılçıklarını ayıklayın. Bu işlem biraz sabır gerektirse de lezzetin anahtarıdır. Kılçıksız hamsileri çok az suda, sadece renkleri dönene kadar birkaç dakika haşlayıp kenara alın. Bu ön haşlama, balığın dağılmadan pişmesini sağlar. Ardından soğanları ince ince doğrayın, karalahana veya maydanozu da aynı şekilde kıyarak hazırlayın. Pirinci yıkayıp süzmeyi unutmayın.
Pişirme Sanatı: Tenceredeki Lezzet Senfonisi
Geniş bir tencereye doğradığınız soğanları alın. Üzerine kıydığınız yeşillikleri (karalahana/maydanoz) ve yıkanmış pirinci ekleyin. Ön haşlama yaptığınız hamsileri de bu karışımın üzerine yerleştirin. Tuz, bol karabiber ve pul biberi de serptikten sonra malzemelerin üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak su ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte, pirinçler suyunu çekene kadar pişmeye bırakın.
Son Dokunuş: Tereyağının Büyüsü ve Demlenme Sırrı
Pilav suyunu çektiğinde ocağın altını kapatın. İşte şimdi sihirli dokunuş zamanı! Ayrı bir tavada tereyağını eritin ve hafifçe köpürüp kokusu çıkana kadar kızdırın. Bu kızgın tereyağını, tenceredeki diblenin üzerinde gezdirin. O “cızz” sesini duyduğunuzda doğru yoldasınız demektir. Tencerenin kapağını tekrar kapatıp üzerine temiz bir bez örterek yemeği en az 15-20 dakika demlenmeye bırakın. Demlenme süresi, lezzetlerin birbirine geçmesi için çok önemlidir. Servis yapmadan önce bir veya iki kez nazikçe karıştırabilirsiniz.
Giresun Sofrasından Bir Hatıra

Hamsi Diblesi, sıcak servis edildiğinde lezzetinin doruğuna ulaşır. Yanında mısır ekmeği ve bir kase yoğurtla adeta bir ziyafete dönüşür. Bu yemeği tattığınızda, sadece Giresun’un meşhur bir lezzetini değil, aynı zamanda Karadeniz’in ruhunu, misafirperverliğini ve doğallığını da tatmış olursunuz. Giresun gezilecek yerler listenizi tamamlarken, bu eşsiz lezzeti sunan yerel bir esnaf lokantasına uğramayı sakın unutmayın. Sofranızdan bereket, damağınızdan Karadeniz lezzetleri eksik olmasın. Afiyet olsun!




Yazıda bahsedilen Karadeniz’in hırçın dalgaları ve bereketli yaylalarının yeşili, hayalimde muhteşem bir manzara canlandırıyor. Hamsinin yaylaların yeşiliyle buluştuğu anın fotoğrafını çekmek, Karadeniz’in o kendine has renklerini ve dokusunu yakalamak için harika bir fırsat olurdu. Kesinlikle gidip o kareyi yakalamak isterdim.
Aaah, hamsi diblesi mi? Giresun’a gttim bi ara, ordaki bi teyzeden yemiştim, cok gzeldi ya! Tam Karadeniz işi, hem doyurucu hem de lezzetli. Kesinlikle gidip görmeniz gereken yerlerden biri de Giresun Kalesi, manzarası muhteşem! Gldim de pişman olmadım, herkese tavsiye ederim.
Aman Allah’ım, Giresun’a gitmek için sabırsızlanıyorum! Hamsi diblesi zaten başlı başına bir hazine ama ben o yörenin çarşılarını, pazarlarını da merak ediyorum. Kim bilir ne güzel el işleri, belki otantik takılar, belki de mis kokulu baharatlar vardır oralarda! Pazarlık yapmaya da bayılırım, hele ki yerel esnafla sohbet ederek alışveriş yapmak gibisi yok!
Hamsi Diblesi: Giresun Mutfağının Lezzet Sırrı Sofranızda başlıklı yazıyı okuduktan sonra, Giresun’a yapacağım seyahat planlarım kesinleşti diyebilirim! Hamsi Diblesi’nin sadece bir yemek değil, adeta bir kültür olduğunu öğrenmek beni çok heyecanlandırdı. Bu yemeği yerinde tatmak ve Giresun’un o güzel doğasını görmek için sabırsızlanıyorum. Yazıda bahsedilen malzemelerin tazeliği ve yörenin insanlarının pratik zekası beni çok etkiledi. Acaba Giresun’a gitmek için en uygun zaman ne olur? Hem doğanın güzelliklerini yaşayabileceğim hem de taze hamsiye ulaşabileceğim bir dönem var mı? Bir de yöresel lezzetleri deneyebileceğim, otantik konaklama yerleri öneriniz var mı?