Post navigation

3 Comments

  • Isparta Nişasta Helvası’nın hikayesi ne kadar hoş! Anadolu’nun her köşesinde olduğu gibi, Isparta’da da yokluktan doğan lezzetlerin olması beni çok etkiliyor. Helvanın kökeninin “yoklukta var etme” kültürüne dayanması, aslında bölgenin tarih boyunca yaşadığı zorluklara rağmen nasıl yaratıcı çözümler ürettiğinin bir göstergesi. Acaba Isparta’nın antik dönemdeki adı olan Baris’te de benzer tatlılar yapılıyor muydu? Belki de bu helva, o dönemlerden günümüze ulaşan bir lezzet geleneğinin modern bir yorumudur, kim bilir?

  • Ah, Isparta’nın nişasta helvası… Çocukluğumun tatlarını hatırlattı. Anadolu’nun her köşesi ayrı bir güzellik, ayrı bir lezzet saklar bağrında. Emeklilik günlerimde ben de çok gezdim, gördüm. İtalya’nın taş sokaklarında yürüdüm, İspanya’nın güneşinde ısındım, ama kendi memleketimin tadı bambaşka. Isparta’yı da listeme almalıyım. Şöyle sakin bir otelde kalıp, yörenin insanlarıyla sohbet edip, o meşhur güllerini koklayıp, nişasta helvasının tadına bakmak… Yaşlılıkta önemli olan huzur, değil mi? Gittiğim yerlerde hep dikkat ederim, yollar düzgün mü, oturacak yerler var mı, sağlık ocağı yakın mı? Bizim yaşımızda bunlar önemli. Benim gibi seyahat etmeyi sevenlere tavsiyem, acele etmeyin, yavaş yavaş tadını çıkarın. Gittiğiniz yerin insanıyla konuşun, onların hikayelerini dinleyin. En güzel anılar böyle birikiyor.

  • Isparta’da nişasta helvası yerken, şöyle güzel manzaralı bir kahvehanede yanında bol köpüklü bir Türk kahvesi olsa ne güzel olurdu! Belki de o yörede, güllerin arasında, fal bakılan tarihi bir kahve köşesi vardır, kim bilir? Umarım Isparta’da hem bu tatlıyı deneyip hem de keyifli bir kahve molası verebileceğim bir yer bulurum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top