Doğu Anadolu’nun zirvesinde, tarihle doğanın iç içe geçtiği bir şehir olan Erzurum, sadece merkeziyle değil, birbirinden farklı karakterlere sahip ilçeleriyle de ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler sunar. Ben, 15 yılı aşkın süredir bu topraklarda adım adım dolaşmış bir seyahat gazetecisi olarak, sizlere Erzurum’un her köşesindeki saklı hazineleri, yerel dokusunu ve keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerini aktarmak için buradayım. Bu rehberde, Erzurum’un her bir ilçesinin eşsiz hikayesine ve görülmeye değer noktalarına derinlemesine bir yolculuk yapacağız.
Erzurum’un Kalbi: İlçelerin Çeşitliliği ve Keşif Rotaları

Erzurum’un geniş coğrafyası, her ilçesinde farklı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kimisi kadim medeniyetlerin izlerini taşırken, kimisi doğa sporları tutkunlarına eşsiz parkurlar sunuyor. İşte bu zenginlik, Dadaşlar Diyarı’nı keşfetmeyi gerçek bir maceraya dönüştürüyor.
- Tarihi kalıntıları takip ederek geçmişe yolculuk yapın.
- Şifalı sularıyla ünlü kaplıcalarda ruhunuzu dinlendirin.
- Doğal güzelliklerin arasında huzur dolu anlar yaşayın.
- Yerel lezzetlerle damaklarınızı şenlendirin.
- Adrenalin dolu su sporlarıyla kendinizi yenileyin.
- Kış turizminin gözdesi Palandöken’de zirveye çıkın.
Bu liste, Erzurum’un ilçelerinde sizi bekleyen sayısız deneyimden sadece birkaçı. Her bir ilçe, kendi özgün atmosferiyle keşfedilmeyi bekleyen birer cevher.
Aşkale: Tarihi Geçitlerin ve Kervansarayların Durağı

Erzincan ve Bayburt sınırında konumlanan Aşkale, 22 bin kişilik nüfusuyla Erzurum’un önemli geçit ilçelerinden biridir. 1937’den beri ilçe statüsünde olan bu topraklar, Bizans’tan Timurlulara, Ruslardan Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. İlçenin eski isimleri olan Basara, Açhane ve Kale, onun tarih boyunca stratejik bir nokta olduğunun kanıtıdır.
Gavur ve Otlukbeli dağları arasındaki vadede yer alan Aşkale’de, geçmişin izlerini sürebileceğiniz birçok yapı bulunur. Özellikle Cinis Höyük, Aşkale Kalesi ve Evrenli Kümbeti gibi yerler, buranın ne denli köklü bir geçmişe sahip olduğunu gözler önüne serer. Ağveyis Hanı ve Hacıbekir Kervansarayı ise, İpek Yolu üzerinde bir zamanlar ticaretin kalbi olduğunu fısıldar. Ziravank Harabeleri ve Kop Şehitleri Abidesi de ziyaretçilerin mutlaka görmesi gereken duraklar arasında. Yerel lezzetlerden den çorbası ve hıngel mantısı da Aşkale deneyiminizin olmazsa olmazıdır.
Aziziye: Şifalı Suların ve Tarihi Tabyaların Diyarı
Erzurum merkezine 45 km uzaklıkta, 63 bin nüfuslu Aziziye, Pulur ve Karasu çayları arasında M.Ö. 4000’lere uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Pers ve Urartu medeniyetlerinden günümüze uzanan tarihi kalıntılar, ilçenin kültürel zenginliğini oluşturur.
Aziziye denince akla ilk gelen şüphesiz Aziziye Kaplıcaları‘dır. Şifalı sularıyla birçok hastalığa iyi geldiği bilinen bu kaplıcalar, hem bedensel hem de ruhsal bir arınma vaat eder. Bölgedeki kutsal sayılan balıkların yüzdüğü Balıklı Göl, Alaca Şehitliği ve özellikle 93 Harbi’nin kahramanlık destanlarına tanıklık eden Aziziye Tabyası da tarihe meraklı gezginler için önemli duraklardır.
Çat: Sakin Bir Köşe ve Eşsiz Ebabil Kuşları
Bingöl ve Erzincan sınırında, Erzurum şehir merkezine 50 km mesafede bulunan Çat, 17 bin kişilik nüfusuyla huzurlu bir ilçe. Osmanlı döneminde başlayan yerleşim, 1946’da ilçe statüsü kazanmıştır.
Çat’ın en dikkat çekici noktalarından biri İslam Eserleri Müzesi‘dir. Burada özellikle ebabil kuşlarının figürleri, ziyaretçileri büyüler. Ayrıca Hölenk Kaplıcaları da şifalı sularıyla sağlık arayanlara kapılarını açar. Çat, sakin atmosferi ve doğal güzellikleriyle huzur arayanlar için ideal bir kaçış noktasıdır.
Hınıs: Tarihin Saklı Tanığı ve Lezzet Durakları
Muş il sınırında yer alan Hınıs, Erzurum şehir merkezine 150 km uzaklıkta, 26 bin nüfuslu bir ilçedir. Tarih boyunca bir sınır karakolu görevi görmüş, birçok savaşa tanıklık etmiştir. Bu derin tarih, ilçenin her köşesine sinmiştir.
Hınıs’ın en meşhur lezzeti şeker fasulyesidir, mutlaka denenmelidir. Tarihi miras açısından ise oldukça zengindir: Hınıs Kalesi, Hınıs Ulu Cami, Kolhisar Cami ve Medresesi, Güllüçimen Kaya Kilisesi ve Hazal Hatun Türbesi gibi birçok yapı geçmişin izlerini taşır. Doğal güzellikleriyle öne çıkan Hamurpet Gölü de huzurlu anlar geçirmek isteyenler için idealdir.
Horasan: Urartu Yazıtlarının Gizemli Durağı
Kars ve Ağrı illeri sınırında bulunan Horasan, Erzurum merkezine 85 km mesafede, 38 bin nüfuslu bir ilçe. 1954’te ilçe olan Horasan, farklı dönemlere ait tarihi kalıntılarıyla dikkat çeker.
Burada özellikle Urartu Kitabesi ve Yazılıtaş Köyü’nde bulunan 20 Urartu yazıtı, tarih meraklılarının ilgisini çeker. Aliçeyrek II Kaya Mezarı, Gökçe Gözetleme Kulesi ve Horasan Baba Türbesi de ilçenin önemli tarihi durakları arasında yer alır. Horasan, kadim medeniyetlerin izlerini sürmek isteyenler için adeta bir açık hava müzesidir.
İspir: Çoruh Nehri’nin Coşkusu ve Dut Bahçeleri
Rize ve Artvin illeri sınırında, Erzurum şehir merkezine 145 km uzaklıkta yer alan İspir, 15 bin nüfuslu şirin bir ilçe. Anadolu ile Karadeniz arasındaki tarihi yol üzerinde bulunması, ona zengin bir kültürel miras kazandırmıştır. Tarihte Kulka ve Sper gibi isimlerle anılmıştır.
İspir’in en bilinen özelliklerinden biri dut üretimidir; dut pekmezi ve diğer dut ürünleri ekonomik yaşamın önemli bir parçasıdır. 376 km uzunluğundaki Çoruh Nehri, ilçeden geçerek özellikle kano ve rafting gibi su sporları için ideal bir parkur sunar. Toplam 11 gölden oluşan İspir Yedigöller de doğal güzellikleriyle büyüleyicidir. İspir Kalesi, Tuğrulşah Cami ve Pısırık Kalesi gibi yapılar da tarihin derinliklerine yolculuk yaptırır.
Karaçoban: Erzurum’un En Uzak Noktası ve Doğal Güzellikleri
Muş il sınırında, Erzurum şehir merkezine 180 km mesafede bulunan Karaçoban, 24 bin nüfusuyla Erzurum’un en uzak ilçesidir. 1987’de ilçe statüsü kazanmıştır.
Karaçoban, özellikle doğa tutkunları için Heftreng Çayı ile öne çıkar. Burada doğa yürüyüşleri yapabilir, piknik yapabilir ve balık tutabilirsiniz. 10. yüzyıla kadar uzanan tarihiyle Zernak Tepe Kalesi de tarih meraklılarının dikkatini çekebilir. Karaçoban, şehrin karmaşasından uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenler için ideal bir kaçış noktasıdır.
Köprüköy: Aras Nehri Kıyısında Tarihi Köprüler ve Şifalı Çamurlar
Erzurum şehir merkezine 60 km uzaklıkta, 16 bin nüfuslu Köprüköy, Aras Nehri kıyısında kurulmuş tarihi bir ilçedir. Adı gibi köprüleriyle ünlü olan bu yerleşim, geçmişten günümüze önemli bir geçiş noktası olmuştur.
Burada ziyaret edebileceğiniz tarihi mekanlar arasında Çobandere Köprüsü, Köprüköy Hanı ve Güzelhisar Kalesi bulunur. Ancak Köprüköy’ün en dikkat çekici özelliği, şifalı sularıyla bilinen Deli Çermik’tir. Özellikle çamur banyosuyla meşhur olan bu kaplıca, böbrek rahatsızlıkları başta olmak üzere pek çok hastalığa iyi geldiği iddiasıyla ziyaretçi çeker. Köprüköy, tarihi dokusu ve doğal şifa kaynaklarıyla farklı bir deneyim sunar.
Narman: Kızıl Peribacaları ve Beş Göller’in Büyüsü
Kars il sınırında, Erzurum şehir merkezine 100 km mesafede yer alan Narman, 13 bin nüfuslu, yüksek dağların arasında gizlenmiş bir cennet köşesidir. Bizans, Arap, Rus ve Ermeni medeniyetlerinden izler taşıyan bu ilçe, doğal güzellikleriyle adından söz ettirir.
Narman’ın en bilinen simgesi, UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesi’nde yer alan ve “Kırmızı Peribacaları” olarak da bilinen Narman Peribacaları‘dır. Colorado Kanyonu’nu andıran bu eşsiz jeolojik oluşumlar, fotoğraf tutkunları için harika kareler sunar. Beş farklı gölden oluşan Beş Göller de doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için ideal bir noktadır. Kocakaya Gözetleme Kulesi ise bölgenin stratejik geçmişine ışık tutar.
Oltu: Oltu Taşının Anavatanı ve Çağ Kebabının Lezzeti
Artvin il sınırında, Erzurum’un önemli ilçelerinden Oltu, M.Ö 1000’li yıllara uzanan köklü tarihi ve 30 bin nüfusuyla dikkat çeker. 1926’dan beri ilçe statüsündedir.
Oltu denince akla ilk gelen şüphesiz Erzurum Oltu taşıdır. Kara kehribar olarak da bilinen bu taş, negatif enerjiyi topladığına inanılmasıyla bilinir ve ilçenin ekonomisinde önemli bir yer tutar. Ayrıca meşhur Oltu çağ kebabı da burada tadılması gereken lezzetlerin başında gelir. Taşhan, Oltu Kalesi, Aslanpaşa Cami ve Mısri Zinnun Türbesi gibi tarihi yapılar, ilçenin zengin geçmişini gözler önüne serer. Uzunoluk Mesire Alanı ve Gökkuşağı Tepeleri ise doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için idealdir. Temmuz ayında düzenlenen Oltu Kırdağ Şenlikleri de yöresel kültürü deneyimlemek için harika bir fırsattır.
Olur: Lor Peyniri ve Tarihi Kalelerle Bezeli Bir İlçe
Ardahan ve Artvin il sınırında, Erzurum şehir merkezine 160 km uzaklıkta yer alan Olur, 6500 kişilik nüfusuyla şirin bir ilçedir. 1958’de ilçe olan Olur, adını bölgenin meşhur lor peynirinden almıştır.
Olur’un zenginliğini kiliseler, tarihi kaleler ve kuleler oluşturur. Aşağı Karacasu Kalesi, Koç Heykelleri, Keçili Kale ve Yıldızkaya Mağarası gibi yerler, ilçenin kadim tarihine ışık tutar. Bölgenin Karnavas pekmezi ve Karnavas bezi de mutlaka denenmesi ve alınması gereken yöresel ürünlerdendir. Olur, hem tarihi hem de kültürel açıdan keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir.
Palandöken: Kış Turizminin Başkenti ve Doğanın Görkemli Yüzü
Erzurum’un 175 bin nüfusuyla en kalabalık ilçelerinden biri olan Palandöken, şehir merkezine sadece 30 km uzaklıktadır. Adını aldığı Palandöken Dağı ile özdeşleşen bu ilçe, Türkiye’nin kış turizmindeki en önemli merkezlerinden biridir.
Palandöken Kayak Merkezi, uluslararası standartlardaki pistleri, telesiyej olanakları ve modern tesisleriyle kış sporları tutkunlarının gözdesidir. Sadece kışın değil, yılın her mevsimi karlı zirveleriyle büyüleyen Palandöken Dağı, Mayıs ayında açan Palandökensis çiçeği gibi endemik türleriyle de doğaseverleri cezbeder. Abdurrahman Gazi Türbesi gibi manevi duraklar da ilçede ziyaret edilebilir. Ayrıca dev salıncak ve insan sapanı gibi eğlenceli aktiviteler de ziyaretçilere farklı bir deneyim sunar. Erzurum‘un bu dinamik ilçesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunar.
Pasinler: Hasankale’nin Kadim Hikayeleri ve Şifalı Suları
Erzurum şehir merkezine 40 km uzaklıkta, 29 bin nüfuslu Pasinler, halk arasında Hasankale olarak da bilinir. M.Ö. 400’lü yıllara kadar uzanan tarihiyle adeta bir açık hava müzesidir.
Aras Nehri kıyısında kurulu olan Pasinler, Pasinler Kalesi, Kasımbey Camii ve Gülperi Hatun Kümbeti gibi birçok tarihi mekana ev sahipliği yapar. İlçenin meşhur Hasankale kili ve Serçeboğazı’nda bulunan maden suyu da sağlık ve güzellik arayanlar için ilgi çekicidir. Gliko ve şalgam dolması gibi yöresel lezzetler ise damakları şenlendirir. Pasinler, tarihi zenginliği ve doğal şifa kaynaklarıyla ziyaretçilerini bekler.
Pazaryolu: Balın Başkenti ve Çoruh Nehri’nin Akışı
Bayburt ve Rize illeri sınırında, Erzurum şehir merkezine 135 km mesafede bulunan Pazaryolu, 4000 kişilik nüfusuyla şirin bir ilçe. Tarihte Nor Keğ adıyla bilinen bu yerleşim, 1989’da ilçe statüsü kazanmıştır.
Pazaryolu’nun en önemli geçim kaynaklarından biri arıcılıktır; buraya geldiğinizde mutlaka yöresel baldan almalısınız. Horis de denenmesi gereken yerel lezzetlerdendir. Rafting olanaklarıyla ünlü Çoruh Nehri’nin ilçeden geçmesi, burayı su sporları için cazip kılar. Kümbettepe Kalesi ve Laleli Kalesi gibi tarihi kalıntılar da ilçenin geçmişine ışık tutar.
Şenkaya: Şehitler Diyarı ve Baldız Kilimi Geleneği
Ardahan ve Kars illeri sınırında, Erzurum şehir merkezine 165 km uzaklıkta yer alan Şenkaya, 18 bin nüfuslu bir ilçe. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı topraklarına katılmış, Rus Savaşları ve Ermeni katliamları gibi acı olaylara tanıklık etmiştir.
Her yıl düzenlenen “Erzurum Şenkaya Allahuekber Harekatı ve Şehitleri Anma Töreni”, ilçenin şehitlerine olan vefasını gösterir. Şenkaya’nın meşhur iri güllü ve bitki motifli baldız kilimleri, yöresel el sanatlarının önemli bir temsilcisidir. Allahuekber Şehitliği, Bardız Aslanpaşa Cami ve Bardız Kalesi de ilçenin görülmeye değer tarihi miraslarındandır.
Tekman: Kaplıcaları ve Kale Kalıntılarıyla Sakin Bir İlçe
Bingöl il sınırında, Erzurum şehir merkezine 80 km mesafede bulunan Tekman, 26 bin nüfuslu, sakin bir ilçedir. Tarihte Tatos ismiyle anılan ilçe, 1946’da Hınıs’tan ayrılarak ilçe statüsü kazanmıştır.
Tekman’a geldiğinizde, Gündamı Kale Kalıntısı ve Toptepe Köyü Cami gibi tarihi izleri keşfedebilirsiniz. Ayrıca Çimenözü Kaplıcaları, şifalı sularıyla bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmek için ideal bir adres sunar. Tekman, doğal güzellikleri ve huzurlu atmosferiyle keşfedilmeyi bekleyen bir köşedir.
Tortum: Şelalenin Büyüsü ve Çağ Kebabının Efsanesi
Artvin il sınırında, Erzurum şehir merkezine 55 km uzaklıkta, 22 bin nüfuslu Tortum, adını Tortum Çayı’ndan alan köklü bir ilçedir. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Tortum’un en meşhur lezzeti, şüphesiz çağ kebabıdır. Buraya gelip de bu eşsiz lezzeti tatmadan dönmek olmaz. İlçede Hınçer Kalesi, Tortum Kalesi ve Meryem Ana Kilisesi gibi tarihi yapılar ziyaret edilebilir. Ancak Tortum’un asıl cazibesi, doğal güzellikleridir: Zökün Gölü, Tortum Gölü ve özellikle büyüleyici Tortum Şelalesi, doğa harikası manzaralar sunar. Tortum Gölü Cam Teras ise bu güzellikleri farklı bir açıdan deneyimleme imkanı verir.
Uzundere: Tarihi Evleri ve Şelalenin Yankıları
Artvin il sınırında, Erzurum şehir merkezine 85 km mesafede yer alan Uzundere, 8 bin nüfuslu şirin bir ilçedir. Eskiden Tortum’a bağlı bir bucakken, 1987’de ilçe statüsüne kavuşmuştur. İncir döğmesi ve yirmiden fazla elma çeşidiyle meşhurdur.
Uzundere, 250 yıllık tarihiyle Tarihi Uzundere Evleri‘ni barındırır. Öşvank Çamlıyamaç Kilisesi, Engüzek Kalesi ve Çağlayan Kalesi gibi tarihi yapılar, ilçenin kültürel zenginliğini artırır. Tortum Gölü ve Tortum Şelalesi’ne yakınlığıyla da doğa tutkunlarını cezbeder. Her yıl 29 Ekim’de düzenlenen Geleneksel Karakucak Güreşleri, Kuş Gözlem Festivali ve Doğu Anadolu Gençlik Festivali gibi etkinlikler de Uzundere’yi ziyaret etmek için harika bahaneler sunar.
Yakutiye: Erzurum’un Kalbi ve Tarihi Dokusu
Erzurum’un 180 bin nüfusuyla en kalabalık ve merkezi ilçesi olan Yakutiye, şehrin kalbidir. Palandöken, Pasinler, Aziziye ve Tortum gibi önemli ilçelerle komşudur.
Yakutiye, Erzurum’un en ikonik turistik cazibe merkezlerine ev sahipliği yapar. Yakutiye Medresesi, Atatürk Evi, Taşhan, Çifte Minareli Medrese, Üç Kümbetler, Erzurum Kalesi ve Tarihi Erzurum Evleri gibi yapılar, şehrin kadim tarihini ve mimari güzelliklerini gözler önüne serer. Elbette buraya geldiğinizde, meşhur Erzurum çağ kebabını tatmadan dönmemelisiniz. Yakutiye, Erzurum’un ruhunu en iyi yansıtan, tarihi ve kültürel zenginliklerle dolu bir merkezdir.
Erzurum’un İlçelerinde Unutulmaz Anılar Biriktirin

Gördüğünüz gibi, Erzurum’un her bir ilçesi, kendi içinde bambaşka bir dünya sunuyor. Tarihi derinliklerden doğal güzelliklere, şifalı sulardan eşsiz lezzetlere kadar geniş bir yelpazede deneyimler vadediyor. Bu kadim topraklarda gezerken, sadece yerleri değil, aynı zamanda o yerlerin ruhunu ve hikayelerini de keşfedeceksiniz. Dadaş diyarının bu özel köşelerinde, kendinize ve sevdiklerinize unutulmaz anılar biriktirin. Yeni keşifler ve keyifli yolculuklar dilerim!




Vay canına, bu yazı aklımı başımdan aldı! Tüm bu ilçeleri tek tek gezmek, her birinin hikayesini yaşamak için sabırsızlanıyorum, hemen arkadaşlarıma bir rota çizmeye başlamalıyım. Her köşesi ayrı bir macera vaat eden bu kadim toprakları keşfetmek için içim içimi yiyor, inanılmaz bir plan oldu bu!
ne kadar güzel bir enerji ve heyecan bu, okurken ben de seninle birlikte heyecanlandım! o ilçeleri gezerken her adımda yeni bir hikaye, yeni bir lezzet ve belki de hiç beklemediğin sürprizler seni bekliyor olacak. rotanı çizerken yerel insanlarla sohbet etmeyi de ihmal etme derim, çünkü bazen haritalarda yazmayan en güzel detayları onlar anlatıyor.
bu tür yolculuklar sadece mekanları değil, insanın iç dünyasını da zenginleştiriyor. umarım yolculuğun bol hatıralı, bol keyifli geçer ve döndüğünde belki sen de kendi hikayelerini paylaşırsın. ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılara da göz atmanı öneririm.