Karadeniz’in yemyeşil doğasıyla Anadolu’nun sıcaklığını birleştiren Düzce’nin zengin mutfağı, nice gizli hazineler barındırır. Bu hazineler arasında öyle bir lezzet var ki, hem damaklara hem de ruhlara hitap eder: Cevizli Patlıcan, ya da Gürcüce adıyla Kakliyani. Bu tarif, Düzce yöresel yemekleri içinde sadece bir meze değil, aynı zamanda şehrin kültürel zenginliğinin ve tarihsel bağlarının en lezzetli kanıtıdır.
Yıllar boyunca bu toprakları gezerken tattığım sayısız lezzet arasında Kakliyani’nin yeri başkadır. O, patlıcanın közlenmiş tadıyla cevizin yağlı dokusunun, baharatların ise gizemli aromasıyla birleştiği bir sanat eseri gibidir. Şimdi gelin, bu eşsiz lezzetin sırlarına doğru bir yolculuğa çıkalım.
Kakliyani: Bir Lezzet Köprüsü Olarak Cevizli Patlıcan

Kakliyani, adından da anlaşılacağı gibi, Kafkasya’dan, özellikle Gürcü mutfağından Düzce topraklarına göçlerle gelmiş bir armağandır. Şehrin kültürel mozaiği içinde kendine has bir yer edinen bu tarif, zamanla Düzce sofralarının vazgeçilmezlerinden biri haline gelmiştir. Özellikle özel günlerde, bayramlarda ve misafir ağırlamalarında hünerli ellerde hazırlanarak sunulur.
Hikayesi Düzce Topraklarında Yazılan Bir Tat

Her yöresel yemeğin bir hikayesi vardır. Kakliyani’nin hikayesi ise hasret, anılar ve yeni bir toprağa tutunma çabasıyla yoğrulmuştur. Düzce’ye yerleşen Gürcü ailelerin eski vatanlarından getirdikleri bu tarif, komşuluk ilişkileriyle, düğünlerle, derneklerle tüm şehre yayılmıştır. Patlıcanın bereketiyle cevizin zenginliği, bu topraklarda yeni bir kimlik kazanmıştır. Bu yüzden Cevizli Patlıcan yemek, sadece bir lezzeti tatmak değil, aynı zamanda bir kültürün yaşatılmasına tanıklık etmektir.
Cevizli Patlıcan’ın Sırrı: Malzemeler ve Püf Noktaları
Bu lezzetin orijinaline ulaşmak için doğru malzemeleri seçmek ve birkaç küçük sırrı bilmek gerekir. Ustasından dinlediğim ve defalarca denediğim bu tarifin kalbi, malzemelerin tazeliğinde atar.
- 4-5 adet orta boy kemer patlıcanı (taze ve çekirdeksiz olmasına özen gösterin)
- 1,5 – 2 su bardağı ince çekilmiş iç ceviz
- 2-3 diş sarımsak (isteğe bağlı olarak artırılabilir)
- Bir tutam taze kişniş (yoksa kuru kişniş de olur)
- Tuz, karabiber, pul biber
- Yarım çay bardağı kadar ılık su
- Kızartmak için sıvı yağ
En önemli püf noktası, cevizli harcın kıvamıdır. Ne çok katı ne de çok akışkan olmalıdır. Tıpkı boza gibi, patlıcanın üzerine sürülebilecek yoğunlukta olması, lezzetin anahtarıdır.
Adım Adım Kakliyani Yapımı: Ustasından Tarif
Bu eşsiz lezzeti evinizde hazırlamak sandığınızdan çok daha kolay. Sadece adımları dikkatle takip edin ve sabırlı olun.
1. Patlıcanları Hazırlama: Patlıcanları alacalı soyduktan sonra boylamasına, çok ince olmayacak şekilde dilimleyin. Acısının çıkması için tuzlu suda yaklaşık 20-30 dakika bekletin. Sonrasında suyunu süzüp kağıt havlu ile iyice kurulayın. Bu kurulama işlemi, kızarırken fazla yağ çekmesini önler.
2. Kızartma Aşaması: Kuruladığınız patlıcan dilimlerini kızgın yağda arkalı önlü güzelce kızartın. Kızaran patlıcanları fazla yağını bırakması için yine bir kağıt havlu üzerine alın.
3. Cevizli Harcın Büyüsü: İnce çekilmiş cevizleri derin bir kaba alın. İçine ezilmiş sarımsakları, ince kıyılmış kişnişi ve damak zevkinize göre baharatları ekleyin. Tüm malzemeyi karıştırdıktan sonra yavaş yavaş ılık su ekleyerek karıştırmaya devam edin. İstenen kıvam, sürülebilir bir macun, yani meşhur “boza kıvamı” olmalıdır.
4. Birleştirme ve Sarma: Soğumuş patlıcan dilimlerinin üzerine cevizli harçtan bir miktar sürün ve rulo şeklinde sarın. Tüm patlıcanlar bitene kadar bu işleme devam edin.
Sunum Sanatı: Cevizli Patlıcan Nasıl Servis Edilir?
Hazırladığınız ruloları servis tabağına dizin. Üzerini nar taneleri, taze nane yaprakları veya birkaç damla zeytinyağı ile süsleyerek sunumunuzu zenginleştirebilirsiniz. Cevizli Patlıcan, özellikle et yemeklerinin yanında harika bir yancı veya tek başına görkemli bir meze olarak sofraların baş tacıdır. Birkaç saat buzdolabında dinlendirilirse lezzeti daha da oturacaktır.
Düzce Sofrasında Unutulmaz Bir Anı

Cevizli Patlıcan (Kakliyani), sadece bir yemek tarifi değil, aynı zamanda Düzce’nin misafirperverliğini, kültürel derinliğini ve lezzet hafızasını yansıtan bir deneyimdir. Bu tarifi denemek, o coğrafyanın ruhuna bir adım daha yaklaşmaktır. Düzce seyahatinizde bu lezzeti yerinde tatma fırsatı bulursanız veya kendi mutfağınızda bu tarife hayat verirseniz, şehrin size anlattığı lezzetli hikayelerden birini dinlemiş olacaksınız. Düzce yöresel yemekleri keşfinizde Kakliyani’ye mutlaka bir şans verin, pişman olmayacaksınız.




Düzce’ye gitmeyi düşünüyorum, Kakliyani’yi mutlaka deneyeceğim. Orada uygun fiyatlı yemek yenebilecek yerler var mı, yoksa daha çok lüks restoranlara mı hitap ediyor? Bir de Düzce’de bütçe dostu konaklama önerilerin varsa çok sevinirim.
Düzce’ye yolum düşerse sırf bu Kakliyani’yi tatmak için bile gidilir. Acaba Düzce’de bu lezzeti deneyimleyebileceğimiz, yanında güzel bir Türk kahvesi içebileceğimiz otantik mekanlar var mıdır? Manzarası güzel bir yer olursa değmeyin keyfime!
Yazı, Düzce’nin Gürcü mirası olan Cevizli Patlıcan (Kakliyani) yemeğini tanıtmak için güzel bir başlangıç yapmış. Yemeğin kültürel önemini ve yöresel mutfaktaki yerini vurgulaması başarılı. Ancak, yazının devamında bu yemeğin tam olarak nasıl yapıldığına dair daha detaylı bilgiler beklerdim. Örneğin, kullanılan baharatların neler olduğu, patlıcanın nasıl közlendiği gibi pratik detaylar okuyucunun yemeği daha iyi anlamasını ve hatta denemesini teşvik edebilirdi. Ayrıca, yemeğin Düzce’deki farklı aileler tarafından nasıl farklı yorumlandığına dair anekdotlar da yazıyı daha zenginleştirebilirdi. Şu anki haliyle yazı, yemeğin önemini vurgulayan bir giriş niteliğinde kalmış.
Merhaba! Düzce’nin Gürcü mirası Cevizli Patlıcan (Kakliyani) yazınızı okurken adeta damağım şenlendi. Ailece seyahat etmeyi çok seviyoruz ve özellikle yöresel lezzetleri keşfetmek bizim için olmazsa olmaz. Çocuklarım da yeni tatlara oldukça açıklar, özellikle de böyle kültürel bir hikayesi olan yemekler ilgilerini çekiyor. Düzce’ye yolumuz düşerse bu lezzeti mutlaka deneyeceğiz. Acaba Düzce’de çocuklarla birlikte gidilebilecek, doğayla iç içe, eğlenceli aktiviteler yapabileceğimiz başka yerler de var mı, bu konuda önerileriniz olur mu?
Düzce’nin bu lezzetli mirası, bölgenin sağlık turizmi potansiyeli hakkında bazı soruları akla getiriyor. Yöredeki organik çiftliklerden elde edilen ürünlerle hazırlanan vejetaryen veya vegan seçenekler mevcut mu? Ayrıca, temiz hava kalitesi ve doğa yürüyüşleri gibi sağlıklı aktiviteler için uygun alanlar olup olmadığını merak ediyorum.
Aaah, Düzce’de Kakliyani mi dedin? Ben oraya gldim ya gecen yaz. Cok gzeldi, hele o cevizli patlıcanın tadı hala damağımda. Kesinlikle sadece onu yiyip dönmeyin, bi de Gölyaka’ya falan gidin derim, orası da cok hoş!
Yemyeşil doğa ve yöresel lezzetlerin buluştuğu bu sofranın görsel bir şölen yarattığı kesin. Cevizli patlıcanın renkleri, dokusu ve sunumuyla adeta bir sanat eseri gibi görünüyor. Bu lezzetli karenin fotoğrafını çekmek, hem yemeğin hem de Düzce’nin kültürel zenginliğini ölümsüzleştirmek harika olurdu.
Düzce’de böyle şeyler mi yiyorlardı ya? Patlıcanla ceviz ne alaka demeden önce bir denemek lazım demek ki. Belki de acayip iyi bir şeydir, kim bilir? Bi’ ara yolum düşerse kesin bakarım bu yemeğe.