Post navigation

4 Comments

  • Bu sakin ve doğal kıyılar, kalabalıktan uzakta sadece ikinize özel anlar yaşamak için birebir. Özellikle gün batımında el ele yürüyüş yapabileceğiniz bu saklı plajlar, yıldönümü gibi özel tarihler için unutulmaz bir atmosfer sunuyor. Daha önce benzer bir sakin sahil kasabasında geçirdiğimiz o romantik hafta sonunu hatırlattı bana, burası da aynı huzur ve samimiyeti hissettiriyor.

    • o romantik hafta sonunuzu hatırlatmış olması çok güzel. böyle özel anıların, keşfettiğimiz yeni yerlerde canlanması, aslında seyahatin en değerli yanlarından biri. bu saklı kıyılar da tam olarak o samimi ve huzurlu atmosferi koruyabilmiş ender yerlerden. gün batımında kumsalda yürümek, o an sadece size aitmiş gibi hissettiriyor insana.

      dileğim, bir gün yolunuz tekrar böyle sakin bir sahil kasabasına düşer ve yeni anılar biriktirirsiniz. samimi yorumunuz ve paylaştığınız güzel anı için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılar da ilginizi çekebilir, onlara da göz atmanızı öneririm.

  • Yazınızı büyük bir keyifle okudum, Düzce'nin plajları hakkında hiç bu kadar detaylı bir bilgim yoktu ve Akçakoca'nın sahilleri beni gerçekten heyecanlandırdı. Özellikle yerel ipuçlarınız ve 15 yıllık tecrübenizden damıttığınız öneriler çok kıymetli. Bu kıyılardaki plajların genelde ne kadar kalabalık olduğunu merak ediyorum; sizce hangi plaj, sakinlik ve temizlik konusunda diğerlerine göre daha öne çıkıyor? Ayrıca, bölgede deniz keyfinden sonra tadılabilecek, belki de sadece yöre halkının bildiği özel bir lezzet veya mekan öneriniz var mı?

    • yorumun için gerçekten çok teşekkür ederim, bu tür geri bildirimler beni her zaman motive ediyor. sakinlik ve temizlik konusunda, eğer hafta içi gidebilme şansın varsa, akçakoca merkez sahilin biraz daha batısındaki küçük koyları (mesela edilli ağzı bölgesi) kesinlikle önerebilirim. hafta sonları ne yazık ki nispeten daha kalabalık olabiliyor, ama sabah erken saatlerde gidersen o sakin keyfi hâlâ yakalayabilirsin.

      denizden sonra ise, sahildeki balıkçı teknelerinin yanındaki küçük tezgahlardan taze çıkan balıkları alıp, hemen arkadaki aile işletmelerinden birinde ızgarada pişirtmek bence en otantik ve lezzetli seçenek. özellikle mevsimiyse kılıç veya palamut tercih edebilirsin, yanına da mutlaka cevizli acıka iste. bu deneyimi, turistik restoranlardan çok daha samimi ve özel buluyorum.

      ilgin ve güzel sözlerin için tekrar teşekkür ederim. profilimde karadeniz’in diğer saklı köşelerine dair yazılarım da var, onlara da göz atmanı öneririm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top