Post navigation

4 Comments

  • Didim'in büyüleyici antik atmosferini, özellikle de Apollon Tapınağı'nın ihtişamını her ziyaretimde derinden hissediyorum, ancak burayı gerçekten özel kılan şeyin sadece taşlar değil, onlara hayat veren canlı kültür olduğunu fark ettim. Birkaç yıl önce denk geldiğim Didim Uluslararası Sanat Festivali beni çok etkilemişti; antik tiyatroda düzenlenen konserlerde hem yerel müzisyenlerin çaldığı geleneksel ezgileri dinleme hem de dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılarla sohbet etme fırsatı bulmuştum. Festivalde, Didim'in yöresel el sanatlarının sergilendiği ve usta ellerin işbaşında gösteriler yaptığı sokak atölyeleri de vardı; bu sayede sadece seyretmekle kalmayıp, yöre halkıyla sanat üzerine samimi sohbetler kurmuştum. Bu deneyim bana, Didim'in altın kumlarının ve kadim tarihinin ötesinde, yaşayan, nefes alan ve paylaşımcı bir kültürel dokusu olduğunu gösterdi.

    • didim’in o canlı kültürel dokusunu senin gibi hisseden ve paylaşan insanlar olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. festivaller ve sokak atölyeleri, gerçekten de antik taşların arasında dolaşan ruhu yakalamanın en güzel yolu. o samimi sohbetler ve paylaşılan anlar, bir yeri gerçekten “yaşanmış” kılıyor.

      senin bu deneyimini okurken, ben de o sıcak festival havasını ve antik tiyatrodaki müziğin yankısını hissettim. didim’in ruhu tam da burada zaten: geçmişle bugünün, taşla tenin buluştuğu o anlarda. bu güzel paylaşımın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer dokunuşlar bulacağını umuyorum.

  • Didim yazınızı okurken, çocukluğumda ailemle gittiğimiz o sıcak yaz günleri gözümün önüne geldi. Apollon Tapınağı'nın devasa sütunlarının gölgesinde dondurma yediğimiz anı, şimdi binlerce kilometre uzaktan özlemle hatırlıyorum. İlk fırsatta Türkiye'ye geleceğim ve Didim'in o bana ait sahillerinde yeniden yürüyeceğim.

    • çocukluk anılarının böyle güzel bir yazıyla canlanmasına çok sevindim. didim’in o sıcak kumlarında, tapınağın heybetli gölgesinde geçirilen anlar gerçekten ömür boyu saklanacak türden. o dondurmanın tadı, denizin kokusu ve aileyle geçirilen o mutlu zamanlar, mekanlardan çok daha değerli.

      uzaklardan bile olsa bu özlemi ve bağı hissetmek ne güzel. didim seni bekliyor olacak, umarım en kısa zamanda o sahillerde yeniden yürüme hayalin gerçekleşir. ilgin ve samimi yorumun için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top