Anadolu’nun kadim şehirlerinden Niğde‘nin tarihi sokaklarında gezerken karşınıza çıkacak her yapı, size farklı bir asrın fısıltısını taşır. Yıllardır bu toprakları gezen bir seyahat yazarı olarak, büyük ve görkemli anıtların gölgesinde kalmış, ancak şehrin ruhunu en saf haliyle yansıtan mütevazı durakları keşfetmeyi hep sevmişimdir. İşte Cullaz Mescidi, tam da böyle bir yer. Şehrin kalbinde, gündelik hayatın akışına sessizce tanıklık eden bu küçük mabet, Niğde gezilecek yerler listenize eklemeniz gereken samimi bir keşif noktasıdır.
18. yüzyıldan günümüze uzanan bu yapı, belki size mimari bir şölen vadetmez ama zamanın ve onarımların izlerini taşıyan duvarlarıyla, Niğde’nin yaşayan tarihine dokunma fırsatı sunar.
Cullaz Mescidi: Niğde’nin Tarihi Dokusunda Saklı Bir Mabet

Niğde’nin merkezindeki Songur Mahallesi’nin sakin sokaklarından birinde yer alan Cullaz Mescidi, Hacı Ömer Seyyid tarafından 1762 yılında yaptırılmış, şehrin inanç ve sosyal hayatının önemli bir parçası olmuş küçük bir ibadethanedir. Yapı, zaman içinde gördüğü tamiratlarla ilk günkü özgünlüğünü büyük ölçüde yitirmiş olsa da, kapısındaki kitabesiyle geçmişe tutunmayı başarır. Bu mütevazı mescit, Niğde’nin tarihi yerleri arasında daha az bilinen ama o nispette değerli bir duraktır.
Mescidin temel özelliklerini ve hikayesini daha yakından tanıyalım:
- Kuruluş Yılı: 1762 (Hicri 1176)
- Banisi (Yaptıran): Hacı Ömer Seyyid
- Konumu: Songur Mahallesi, Merkez / Niğde
- Mimari Planı: Enine dikdörtgen planlı
- Yapı Malzemesi: Moloz taş
- Öne Çıkan Detay: Giriş kapısı üzerindeki orijinal kitabesi
Bu özellikler, mescidin Selçuklu ve Osmanlı’nın anıtsal eserleriyle dolu Niğde’de, daha çok halkın gündelik ibadet ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilmiş samimi bir yapı olduğunu gösterir.
Mimarisi ve Geçirdiği Değişimler

Cullaz Mescidi’nin mimarisi, sadeliğiyle dikkat çeker. Moloz taş kullanılarak inşa edilen yapı, içeride iki sütunun taşıdığı üç kemerle iki sahına (bölüme) ayrılmıştır. Bu basit ama işlevsel plan, dönemin küçük mahalle mescitleri için tipik bir özelliktir. Ancak yıllar içinde yapılan onarımlar, yapının karakterini değiştirmiştir. Kuzeybatı köşesine eklenen balkon ve sonradan açılan kuzeydeki giriş, orijinal planın dışındadır. Hatta esas girişin kapatılmış olması, yapının zaman içindeki ihtiyaçlara göre nasıl şekillendiğinin canlı bir kanıtıdır.
Bugün kiremit bir çatıyla örtülü olan ve minaresi bulunmayan bu mescit, dışarıdan bakıldığında neredeyse yeni yapılmış bir bina izlenimi verse de, içeri adım attığınızda o iki sütun ve üç kemer sizi 18. yüzyılın ruhuna bir anlığına da olsa geri götürür.
Kitabesi Ne Anlatıyor?
Bir yapının kimlik kartı olan kitabeler, benim için bir gezinin en heyecan verici detaylarıdır. Cullaz Mescidi’nin en değerli hazinesi, şüphesiz giriş kapısı üzerinde yer alan ve yapının 1762 yılında Hacı Ömer Seyyid tarafından yaptırıldığını belgeleyen mermer kitabesidir. Bu kitabe, onca değişime rağmen mescidin geçmişiyle olan tek somut bağıdır. Bir an durup o oymalı harflere dokunduğunuzda, asırların ötesinden bir selam almış gibi hissedersiniz.
Cullaz Mescidi’ni Ziyaret Edecekler İçin Pratik Bilgiler
Bu tarihi mekanı ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, bir gezginin tecrübeleriyle hazırladığım şu ipuçları işinize yarayacaktır:
Konum ve Ulaşım: Mescit, Niğde şehir merkezinde, Songur Mahallesi’nde yer alıyor. Niğde Kalesi ve Alaeddin Camii gibi ana turistik noktalara oldukça yakın. Bu nedenle en keyifli ulaşım yolu, tarihi sokaklarda kaybolacağınız keyifli bir yürüyüş olacaktır. Özel araca veya toplu taşımaya ihtiyacınız yok. Rahat bir ayakkabı giymeniz yeterli.
Ziyaret Zamanı: Cullaz Mescidi aktif bir ibadethane olduğu için ziyaretinizi namaz vakitleri dışında planlamanız, içeriyi daha rahat gezebilmeniz açısından önemlidir. Özellikle öğle saatlerinde güneş ışığının içeri süzüldüğü anlar, fotoğraf çekmek için güzel bir atmosfer yaratır.
Yakın Çevrede Neler Var?: Ziyaretinizi tek bir noktayla sınırlamayın. Cullaz Mescidi’ni gördükten sonra yürüyerek Niğde Kalesi‘ne çıkabilir, Alaeddin Camii‘nin eşsiz taş işçiliğini inceleyebilir ve tarihi Sungur Bey Camii‘ni rotanıza ekleyebilirsiniz. Böylece Niğde merkezde yaklaşık 2-3 saatlik kompakt bir tarih turu yapmış olursunuz.
Niğde’nin Sessiz Tanığı

Cullaz Mescidi, Niğde’nin görkemli yapıları arasında bir fısıltı gibi dursa da, şehrin ruhunu anlamak isteyenler için değerli bir duraktır. O, büyük savaşlara, sultanlara değil; mahallelinin gündelik hayatına, sevinçlerine ve dualarına tanıklık etmiştir. Bir şehri gerçekten keşfetmek, sadece büyük anıtlarını değil, onun gibi sessiz tanıklarını da dinlemekten geçer. Bu yüzden, hazırladığınız Niğde gezilecek yerler rotasına bu küçük ama anlamlı mabedi de ekleyerek seyahatinize farklı bir derinlik katabilirsiniz.




Bu samimi ve atmosferik anlatım, okuyucuyu Niğde'nin sakin sokaklarına götürmede oldukça başarılı; ancak gezi yazısı ile bilgilendirici rehberlik arasındaki dengeye dair bazı noktalar dikkatimi çekti. Metin, mekanın ruhunu ve tarihi dokusunu hissettirmek konusunda güçlüyken, Cullaz Mescidi'nin konumu için sadece "Songur Mahallesi'nin sakin sokaklarından biri" denmesi, ziyaret etmek isteyen bir gezgin için pratik adres veya yön tarifi açısından yetersiz kalıyor. Ayrıca, yapının mimari özelliklerinden, ne tür tamiratlar gördüğünden ve bu değişikliklerin detayından neredeyse hiç bahsedilmemesi, merak eden okuyucunun zihninde yapının fiziksel tasvirini oluşturmayı zorlaştırıyor. "Mimari bir şölen vadetmez" ifadesi alçakgönüllü bir yaklaşım olsa da, yapıyı karakterize eden herhangi bir özgün detayın (malzeme, süsleme, plan şeması gibi) aktarılmaması, onu sıradanlaştırma riski taşıyabilir. Yine de, turistik listelerdeki gözde yerlerin dışına çıkarak şehrin otantik dokusuna işaret etmesi ve okuyucuyu daha derin bir tarih algısına davet etmesi metnin en değerli katkısı olarak öne çıkıyor.