Anadolu’nun her köşesi, anneannelerimizin sandıklarından çıkıp gelen tariflerle doludur. İşte Çankırı’nın meşhur lezzeti Yazma Çöreği de bu tariflerden biridir; sadece bir hamur işi değil, aynı zamanda bir anı, bir gelenek ve sofraları birleştiren sıcacık bir dokunuştur. Mis gibi tereyağı ve ceviz kokusunun fırından taşıp tüm evi sardığı o anları hayal edin. Bu, bir lezzetten çok daha fazlasıdır; bu, Çankırı mutfağının size anlattığı katmanlı bir hikâyedir.
Bu lezzet, adını hamurun incecik açılıp kat kat “yazılması”ndan alır. Her katmanda emek, her ceviz tanesinde bereket saklıdır. Gelin, bu otantik lezzetin sırlarına doğru bir yolculuğa çıkalım.
Yazma Çöreği Nedir? Bir Lezzet Mirası

Yazma Çöreği, Çankırı yöresine özgü, mayalı hamurdan yapılan, içi cevizli ve kat kat bir hamur işidir. Genellikle bayramlarda, özel günlerde veya kalabalık misafirler ağırlandığında hazırlanır. Onu diğer çöreklerden ayıran en belirgin özelliği, hamurların mayalanması beklenmeden tek tek açılıp yağlanarak üst üste dizilmesi ve bu işlemin sabırla tekrarlanmasıdır. Bu yöntem, çöreğe o meşhur çıtır çıtır ve tel tel ayrılan dokusunu kazandırır. Aslında bu çörek, bir ailenin bir araya gelme sebebidir; biri hamuru yoğurur, diğeri yufkaları açar, bir başkası da tepsiye dizer.
Yazma Çöreği’nin Sırrı: Malzemesi ve Sabrı
Bu eşsiz lezzetin sırrı, kullanılan malzemelerin sadeliği ve yapımındaki özenli teknikte saklıdır. Her adım, bir sonraki katmanın lezzetini belirler.
Gerekli Malzemeler

Yazma çöreği yapmak için mutfağınızda bulunması gerekenler oldukça temel malzemelerdir. Ancak lezzetin zirveye çıkması için malzemelerin kalitesi, özellikle de cevizin tazeliği ve unun kalitesi büyük önem taşır.
- 1 kg un
- 1 paket yaş maya (veya instant maya)
- 1 yemek kaşığı tuz
- Aldığı kadar ılık su
- Aralarına sürmek için sıvı yağ veya eritilmiş tereyağı
- İç harcı için bolca dövülmüş ceviz içi
Adım Adım Yapılışı
Una tuzu ve mayayı ekleyip ılık suyla yavaş yavaş yoğurarak ele yapışmayan, yumuşak bir hamur elde edin. Hamuru yaklaşık 15 eşit bezeye (pazı) ayırın. İşte bu çöreğin en önemli püf noktası burada devreye giriyor: Bezeleri mayalanması için bekletmeden, bol unlu bir tezgahta hemen açmaya başlayın.
Geniş bir fırın tepsisini güzelce yağlayın. Açtığınız her bir yufkayı tepsiye yerleştirin ve üzerini bolca yağlayın. Her üç veya dört katta bir, arasına cömertçe dövülmüş ceviz serpiştirin. Tüm bezeler bittiğinde, çöreği keskin bir bıçakla kare dilimler halinde kesin ve en üst katmanını da yağlayın. Şimdi, tepsinin üzerini temiz bir bezle örterek yaklaşık 20-30 dakika kadar tepsi mayası için dinlenmeye bırakın. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında üzeri güzelce kızarana, altın sarısı bir renk alana kadar pişirin.
Sunum Önerileri ve Püf Noktaları
Yazma Çöreği en güzel sıcakken tüketilir. Fırından çıktığı gibi, o ilk sıcağıyla servis edildiğinde katmanları arasındaki lezzet kendini en iyi şekilde gösterir. Yanında demli bir bardak çay, bir kâse ev yapımı yoğurt veya köpüklü bir ayran ile harika bir ikili oluşturur. Özellikle kahvaltı sofralarında ya da beş çaylarında peynir ve zeytinle birlikte de sunulabilir.
Unutmayın, bu çöreğin en lezzetlisini büyük restoranlarda değil, Çankırı’nın yerel fırınlarında veya bir evin mutfağında bulabilirsiniz. Her lokmada hissedeceğiniz o çıtırtı, harcanan emeğin en lezzetli kanıtıdır.
Çankırı Sofrasından Bir Hatıra

Her yörenin kendine has bir lezzet imzası vardır ve Yazma Çöreği de şüphesiz Çankırı’nın en unutulmaz imzalarından biridir. Bu tarif, sadece bir yemek değil, aynı zamanda nesiller boyu aktarılan bir kültürdür. Eğer yolunuz bir gün Çankırı’ya düşerse bu eşsiz lezzeti tatmadan, hatta imkanınız olursa yapılışına tanıklık etmeden dönmeyin. Çankırı yöresel yemekleri arasında özel bir yere sahip olan Yazma Çöreği, damağınızda uzun süre kalacak sıcak bir anı bırakacaktır.




Aman Allah’ım, Yazma Çöreği’nin memleketine gitmek için sabırsızlanıyorum! Kesinlikle yöresel çarşıları alt üst edip, bu enfes lezzetin en tazesini ve belki de el yapımı benzeri ürünleri bulacağım. Pazarlık yapmadan asla ayrılmam, eminim ki satıcılarla tatlı atışmalar yaşayarak harika indirimler kaparım!
Ooo, bu tam benlik! Çankırı’ya gidip o kat kat lezzeti yerinde keşfetmek için sabırsızlanıyorum! Kim bilir, belki de o hamuru açanlardan biri de ben olurum, ne müthiş bir macera olurdu!
Merhaba! Yazma Çöreği’nin hikayesi ne kadar güzel! Anadolu’nun böyle lezzetlerini duymak beni hep heyecanlandırıyor. Biz de ailece gezmeyi çok seviyoruz, özellikle de yöresel lezzetleri tatmak için farklı yerlere gitmeye bayılıyoruz. Çankırı’ya hiç gitmedik ama bu Yazma Çöreği yazısını okuyunca aklıma geldi, acaba Çankırı’da çocuklar için de eğlenceli olabilecek başka aktiviteler var mı? Mesela müzeler, parklar veya hayvanat bahçesi gibi yerler var mı, bilen varsa bize de söylesin, belki de bir sonraki aile seyahatimiz için Çankırı’yı düşünebiliriz.