Karadeniz’in yemyeşil doğasının sofralara yansıdığı anlardan biridir Araka yemeği. Özellikle bahar aylarında, bezelyelerin en taze ve körpe olduğu zamanlarda Bartın evlerinin mutfaklarından mis gibi kokular yükselir. Bu yemek, sadece bir sebze yemeği değil, aynı zamanda mevsimin coşkusunu, toprağın bereketini ve Karadeniz insanının sadeliğini simgeleyen bir lezzet şölenidir. Bartın yöresel yemekleri arasında özel bir yere sahip olan Araka, ya da yöresel adıyla “Kabuklu Bezelye Yemeği”, basit malzemelerle ne kadar harika tatlar yaratılabileceğinin en lezzetli kanıtıdır.
Ben, yıllarını Anadolu’nun lezzet rotalarında geçirmiş bir gezgin olarak, bu tür sade ama ruhu olan yemeklerin peşine düşerim. Araka da onlardan biri. Gelin, bu sağlıklı ve doyurucu lezzetin inceliklerini birlikte keşfedelim.
Tarladan Sofraya Bir Lezzet: Bartın Usulü Araka

Araka yemeğinin özü, adından da anlaşılacağı gibi taze bezelyedir. Bartın mutfağının temelini oluşturan tazelik ve sadelik, bu yemekte kendini bütünüyle gösterir. Konserve veya dondurulmuş ürünler yerine, dalından yeni koparılmış, tatlı ve körpe bezelyelerle yapıldığında tadına doyum olmaz. Bu yemek, büyüklerimizin “mevsiminde ne varsa o yenir” felsefesinin yaşayan bir örneğidir.
Bu lezzetli yemeğin temel malzemeleri her evde bulunan, oldukça basit ürünlerdir:
- Yarım kilogram taze araka (kabuklu bezelye)
- 1 adet büyük boy kuru soğan
- 1 adet orta boy havuç
- 1 adet kapya (kırmızı) biber
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 4-5 yemek kaşığı sıvı yağ veya zeytinyağı
- Tuz
- Üzerini geçecek kadar sıcak su
Malzemelerin azlığı sizi yanıltmasın; doğru pişirme tekniğiyle bu basit ürünler, damak çatlatan bir lezzete dönüşür.
Adım Adım Araka Yemeği Yapılışı

Bartın’da nesilden nesile aktarılan bu tarif, aslında geleneksel bir tencere yemeği klasiğidir. Lezzetin sırrı, sebzelerin aromasını yavaş yavaş ortaya çıkarmakta gizlidir.
İlk olarak, arakaların kılçıklarını temizleyip ayıklayın. Soğanı yemeklik, havuç ve kırmızı biberi ise küp küp doğrayın. Geniş bir tencereye sıvı yağı alın ve ısındığında soğanları ekleyip pembeleşinceye kadar kavurun. Ardından havuç ve biberleri ekleyip birkaç dakika daha kavurarak sebzelerin diriliğini kaybetmesini sağlayın.
Salçayı ekleyip kokusu çıkana kadar kavurma işlemine devam edin. Bu aşama, yemeğin rengini ve lezzet derinliğini belirler. Son olarak ayıkladığınız bezelyeleri tencereye ilave edin ve tüm malzemeyi şöyle bir karıştırdıktan sonra üzerini geçecek kadar sıcak su ve tuzu ekleyin.
Tencerenin kapağını kapatıp kaynamaya bırakın. Kaynamaya başlayınca üzerinde biriken köpükleri bir kaşık yardımıyla almayı unutmayın; bu, yemeğinizin daha berrak olmasını sağlar. Kısık ateşte yaklaşık 15-20 dakika, bezelyeler yumuşayana kadar pişirin. İşte bu kadar basit!
Sunum Önerileri ve Lezzeti Tamamlayan Dokunuşlar

Araka yemeği, sıcak servis edildiğinde en güzel halini alır. Yanında tane tane dökülmüş mis gibi bir tereyağlı pilav veya cacık ile sunulduğunda tam bir ziyafete dönüşür. Suyuna banmak için fırından yeni çıkmış taze bir ekmek de sofranızın vazgeçilmezi olacaktır. Bartın’a yolunuz düşerse, bir esnaf lokantasında veya bir dost evinde bu mütevazı ama unutulmaz lezzeti tatmadan dönmeyin. Bartın yöresel yemekleri arasında parlayan bu lezzet, size Karadeniz’in samimi ve doğal ruhunu hissettirecektir.




Aaah, Bartın… Oraya gldim yaa, cok gzeldi. Araka yemegini de yedim tabi ki, annemin yemegini hatirlatti. Amasra’ya da gitmeden donmeyin, orasi da cok gzel. Hatta biraz daha vaktiniz varsa Safranbolu’ya da ugrayin derim, pişman olmazsiniz.
Araka yemeği… İsmi bile kulağa bir sır gibi geliyor. Bartın’ın kalabalığından uzak, gizli bahçelerinde mi saklı bu lezzet? Yoksa bahar dışında bu tadı aramak beyhude bir çaba mı olur?
Araka yemeği meselesi gerçekten de bir sır perdesi gibi, değil mi? Bartın’ın o sakin köylerinde, belki de hiç bilmediğimiz gizli bahçelerde saklıdır kim bilir. Bahar aylarının o tazeliği ve bereketiyle birleşince bambaşka bir anlam kazanıyor sanırım bu lezzet. Yaz dışında da tadını bulmak mümkün olsa gerek ama baharın o kendine has kokusuyla, yeşilliğiyle bambaşka bir deneyim olacağı kesin.
Bu güzel ve merak uyandıran yorumun için çok teşekkür ederim. Umarım ileride yayınlayacağım diğer yazılarım da ilginizi çeker.
Aman Allah’ım, Bartın’da yöresel pazarlar ve el işi ürünler kesinlikle vardır! Kabuklu bezelye yemeği bahane, ben oradaki çarşıları alt üst ederim, kim bilir ne cevherler bulurum! Baharatçılarda kaybolup, el dokuması halılarda pazarlık yaparken kendimden geçeceğim kesin.
Araka yemeği tarifini okurken içimde bambaşka bir his uyandı. Yemeğin sadeliği ve tazeliği, sanki beni toprağa, doğaya yakınlaştırdı. Belki de bu yemeğin yapıldığı taze bezelyelerin, Karadeniz’in bereketli topraklarında yeşermesi, ona manevi bir anlam katıyor. İnsan, yemeğin tarifini okurken bile huzur bulabiliyor. Anadolu’nun her köşesinde olduğu gibi, Bartın mutfağında da insanın ruhuna dokunan, manevi bir derinliği olan lezzetler saklı. Belki de bu yemeği yerken, doğanın bize sunduğu nimetlere şükretmek için bir fırsat buluruz.
Aman Allah’ım, Bartın’da Araka yemeği varmış! Hemen pazarlara koşup en taze bezelyelerden bulmalıyım. Kim bilir, belki yöresel el sanatları satan dükkanlar da vardır, şöyle otantik bir şeyler de kaparım. Pazarlık yapmayı da unutmamak lazım, Karadeniz insanıyla pazarlık yapmak ayrı bir keyif olur!