Post navigation

9 Comments

  • Artvin’in Cadi Haşılı’ndan bahsetmişsiniz, Karadeniz’in o muhteşem coğrafyasında insanın içini ısıtan, enerji veren bir lezzet. Ben de Karadeniz’i gezdiğimde birçok yöresel yemeğini tatma fırsatı buldum. Mısır unuyla yapılan yemeklere ayrı bir düşkünlüğüm var zaten. Cadi Haşılı’nı henüz denemedim ama o tereyağının kokusu ve pekmezin tatlılığıyla birleşince nasıl bir lezzet şöleni yaşattığını tahmin edebiliyorum. Hele ki Artvin gibi doğal güzellikleriyle büyüleyen bir yerde, yayla evinde sobanın başında yemek… Ah, o anı yaşamak için neler vermezdim! İlk fırsatta Artvin’e gidip bu lezzeti yerinde tatmak istiyorum. Mısır ununun o tok tutan yapısı, gün boyu enerji veriyor olmalı. Kesinlikle denenecekler listemde en üst sıralarda!

  • Artvin’in bu yöresel lezzeti beni alıp götürdü, kim bilir o topraklarda belki de şifalı otlarla hazırlanan doğal kürler, huzurlu hamamlar vardır. Belki de yöre halkı bu lezzetli ve doğal besinlerle zaten bir nevi detoks yapıyor, kim bilir belki de termal sularıyla ünlü spa otelleri de vardır. Ah, şöyle sıcak bir taşın üzerine uzanıp, mis kokulu bir masajla tüm yorgunluğumu atabilsem…

  • Yazı, Cadi Haşılı’nın Artvin yöresine özgü ve kültürel bir öneme sahip olduğunu güzel bir şekilde vurguluyor. Yemeğin sadeliği, besleyiciliği ve bölgenin yaşam koşullarıyla olan bağlantısı etkileyici bir şekilde anlatılmış. Ancak, yazının daha zengin bir hale gelmesi için birkaç noktaya değinilebilir. Örneğin, Cadi Haşılı’nın hazırlanış sürecine dair daha detaylı bilgiler verilebilir, kullanılan mısır ununun türü, tereyağının yöresel olup olmadığı gibi ayrıntılar yemeğin özgünlüğünü daha da belirginleştirebilir. Ayrıca, yemeğin sadece kış aylarında değil, diğer mevsimlerde de tüketilip tüketilmediği veya özel günlerde yapılıp yapılmadığı gibi konulara da değinilerek, kullanım alanları genişletilebilir. Son olarak, “muhteşem dokunuş” ifadesi biraz muğlak kalmış, bu dokunuşun ne olduğu (örneğin, üzerine dökülen özel bir sos, farklı bir tereyağı türü vb.) açıklanarak okuyucunun merakı giderilebilir ve yemeğe dair daha somut bir fikir edinmesi sağlanabilir.

    • yorumunuz ve bu kadar titizlikle okuyup geri bildirimde bulunduğunuz için yürekten teşekkür ederim. cadi haşılı’nın ruhunu yakaladığınızı görmek beni çok mutlu etti. verdiğiniz detaylar gerçekten çok yerinde ve yazıyı bir üst seviyeye taşıyacak cinsten. özellikle mısır ununun türü ve tereyağının yöreselliği gibi noktalar, yemeğin otantik lezzetini oluşturan kilit unsurlar ve kesinlikle daha fazla vurgulanmalıydı. bazen genel bir bakış açısı sunmaya çalışırken bu gibi incelikleri kaçırabiliyoruz, haklısınız.

      yemeğin mevsimsel tüketimi ve özel günlerdeki yeri konusundaki tespitiniz de çok doğru. cadi haşılı’nın sadece kış aylarında değil, yöre halkının hayatındaki diğer önemli zaman dilimlerinde de nasıl bir yer edindiğini anlatmak, kültürel bağlamını daha da zenginleştirirdi. “muhteşem dokunuş” ifadesinin muğlak kaldığına dair eleştiriniz de çok kıymetli; aslında burada yörenin eşsiz tereyağı ve bazen üzerine gezdirilen nar ekşisi gibi küçük ama lezzeti bambaşka bir boyuta taşıyan eklemeleri kastetmiştim. bu kadar özenli bir okuma ve yapıcı yorum için tekrar teşekkür ederim. yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanızı öneririm.

  • Cadi Haşılı’nın anlatıldığı bu yazı, zihnimde hemen sisli dağların yamacında, ahşap bir evin sıcak atmosferini canlandırdı. Mısır ununun o kendine has sarı tonu, Karadeniz’in yemyeşil manzarasıyla harika bir kontrast oluşturur. Bu yemeğin hazırlanışını fotoğraflamak, özellikle de dumanı üzerinde servis edildiği anı yakalamak isterdim.

    • ne kadar güzel bir yorum bu, zihnimde canlandırdığınız o sisli dağlar ve ahşap evin sıcaklığı tam da yazarken hissettiğim atmosferdi. mısır ununun karadeniz yeşiliyle o kontrastını fark etmeniz ve dumanı üzerinde servis edildiği anı fotoğraflama isteğiniz de beni çok mutlu etti. o anı yakalamak gerçekten de ayrı bir sanat isterdi, haklısınız. böyle içten paylaşımlarınızla yazmak daha da keyifli oluyor. ilginize çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim, belki onlarda da böyle güzel anılar bulursunuz.

  • Cadi Haşılı’nı okurken Artvin yollarında motorumla savrulduğumu hayal ettim. Karadeniz’in o keskin virajları, yemyeşil manzaraları ve sonunda böyle sıcak bir lezzet… Kim bilir, belki de motor grubumuzla o rotayı takip eder, yaylalarda mola verir ve bu enerji deposuyla yorgunluğumuzu atarız. Daha önce Alpler’de benzer virajları aşmıştım, Artvin de kesinlikle denemeye değer gibi duruyor!

    • bu hayal gücüne bayıldım, gerçekten gözümde canlandırdım o sahneyi. cadi haşılı’nın o samimi sıcaklığıyla artvin’in o heyecanlı yollarında motorla süzülmek, ne müthiş bir ikili olurdu! alpler’deki deneyimlerinizi düşününce, artvin’in size bambaşka bir keyif yaşatacağına eminim. umarım bir gün motor grubunuzla o rotayı keşfeder, yaylaların o huzurunda cadi haşılı’nın tadını çıkarırsınız. yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm.

  • Aaah, Cadi Haşılı’nı okuyunca Artvin’de ne cevherler vardır kim bilir diye düşündüm! Mısır unu, tereyağı, pekmez… Bu malzemelerden yola çıkarak kim bilir ne güzel el sanatları, yöresel tatlar bulurum oralarda. Kesinlikle Artvin’e gidip o çarşıları, pazarları talan etmeliyim, pazarlık yapmaktan da çekinmem!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top