Post navigation

9 Comments

  • Artvin’in kış hazırlıkları… Sanki sisli dağların ardında saklı kalmış bir sır gibi. Bu turşu, sadece bir tarif mi, yoksa yörenin ruhunu yansıtan bir anahtar mı? Acaba kışın o tenha yaylalarında bu lezzeti yerinde tatmak mümkün müdür, yoksa sadece yerel sofralara mı özgü?

  • Artvin usulü domatesli biberli turşuyu okuyunca içim kıpır kıpır oldu! Çocukluğumun geçtiği Karadeniz’de, özellikle de Artvin’de yediğim o lezzetli turşuların tadı hala damağımda. O mis gibi domates ve biber kokusu, hafif acımtırak tadı… Ah, anlatılmaz yaşanır! Hatırlıyorum, annem de benzer bir turşu yapardı. Kahvaltıda, öğle yemeğinde, akşam yemeğinde, her öğünde mutlaka sofrada olurdu. Özellikle de mıhlama ve turşu ikilisi, Karadeniz sofralarının vazgeçilmezlerindendi. Şimdi canım çekti, ilk fırsatta pazardan taze domates ve biber alıp ben de yapacağım. Belki annemin tarifini de arayıp o eski lezzeti yakalamaya çalışırım. Bu yazı, bana o güzel günleri ve o eşsiz lezzetleri hatırlattığı için çok teşekkür ederim!

  • Ah o Artvin turşusu… Çocukluğumun tadı, babaannemin bahçesinden toplanan mis kokulu domateslerin, biberlerin kokusu geldi burnuma. Almanya’da olsam da, o turşuyu yediğimde kendimi bir an Artvin’deki evimizin bahçesinde hissediyorum. En kısa zamanda memlekete gidip o topraklara ayak basmak, o lezzeti yerinde tatmak istiyorum.

  • Artvin usulü domatesli biberli turşu yazınız o kadar iştah kabartıcıydı ki, sanki o yayla evinin kokusunu ben de aldım! Özellikle Karadeniz insanının doğaya saygısı ve pratik zekasıyla bu lezzeti yaratması çok etkileyici. Acaba bu turşuyu yaparken kullanılan domates ve biberlerin cinsleri yöreye özgü mü, yoksa farklı çeşitlerle de aynı lezzeti yakalamak mümkün mü? Belki de püf noktası tam olarak o yörenin toprağında yetişen sebzelerde saklıdır, ne dersiniz?

  • Merhaba,

    Artvin usulü domatesli biberli turşu yazınızı okurken adeta Karadeniz’de yayla evinde hissettim kendimi! Yazın o bereketli günlerini kışa taşıma fikri çok hoşuma gitti. Zaten yakın zamanda Türkiye’ye bir seyahat planım var ve Artvin’i de mutlaka görmek istiyorum. Yazınızdan Artvin’in mutfak kültürünün ne kadar zengin olduğunu anladım ve bu turşuyu yerinde tatmak için sabırsızlanıyorum. Acaba Artvin’e ulaşım için en uygun seçenekler nelerdir ve bu turşuyu en taze haliyle tadabileceğimiz en iyi zaman dilimi hangisidir? Belki konaklama için de birkaç öneriniz olabilir. Şimdiden teşekkürler!

  • Ah uşağım, Artvin’in turşusu dedin de içim bir hoş oldu. Doğrudur, bizde turşu sadece yiyecek değil, anadır, bacıdır, hatıradır. O yayla evlerinin kokusu, odun ateşinde pişen mısır ekmeğiyle birlikte yenilen turşunun tadı… Unutulur mu hiç? Yazıda anlatılanlar doğrudur, ama bir de şunu ekleyeyim: Bizim oralarda her köyün, her ailenin kendine has bir turşu tarifi vardır. Kimisi sarımsağı bol sever, kimisi acı biberi. Bir de “kangal” dediğimiz özel bir biberimiz vardır, onu da katarlar. Asıl lezzeti o verir. Eğer yolun düşerse, çarşıda satılanlara güvenme, köylü pazarından alacaksın. Ya da en iyisi, tanıdık bir Artvinli bulup ondan isteyeceksin. Emin ol, hayatının turşusunu yersin! Bir de biz turşuyu sadece yemeklerin yanında değil, kahvaltıda da yeriz. Mıhlama ile birlikte… Offf, tadından yenmez!

  • Ah, Artvin usulü domatesli biberli turşu… Benim gibi nice yaşı devirmiş bir Karadeniz seyyahı için bu, sadece bir turşu değil, bir ömürdür. O kütür kütür sesi, o hafif ekşimsi tadı… Hemen çocukluğumun yaylalarını, annemin ocağının başındaki telaşını hatırlatır. Emeklilik, hayatın tadını çıkarma zamanıdır derler ya, işte ben de öyle yapıyorum. Türkiye’nin her köşesini karış karış geziyorum. Karadeniz’in o dik yamaçlarında, bazen yürümek zor olsa da, her köşesinde ayrı bir güzellik saklı. Artvin gibi yerler, yaşlı dostu mu derseniz, biraz zorlayıcı olabilir. Yokuşları, merdivenleri bol. Ama her köşe başında bir çay bahçesi, bir oturma alanı bulmak mümkün. İnsanları da yardımseverdir, elbet destek olurlar. Sağlık hizmetleri konusunda da artık birçok imkan var. Benim tavsiyem, bu tür yerlere gitmeden önce iyice araştırma yapın. Yürüyüşlerinizi kısa tutun, dinlenmek için sık sık mola verin. Yanınızda mutlaka güvendiğiniz bir yol arkadaşı olsun. Ve en önemlisi, yörenin lezzetlerini tatmaktan çekinmeyin. Belki benim gibi siz de o turşunun tadında bir ömür bulursunuz. Unutmayın, yaş sadece bir sayıdır. Önemli olan, kalbinizin genç kalması ve hayata tutunmaya devam etmenizdir.

  • Bu yazı beni pek açmadı, sporla alakası yok gibi duruyor! Karadeniz’in o hırçın dalgaları, dağların zirvesindeki o temiz hava… İşte oralarda bir futbol maçı izlemek, sonra da yaylalarda koşmak ne güzel olurdu! Belki de Artvin’de off-road parkurları vardır, kim bilir?

  • Artvin Usulü Domatesli Biberli Turşu: Kışa Lezzetli Bir Miras

    Karadeniz’in bu lezzetli mirası, bana Kafkaslar’ın zengin mutfak kültürünü hatırlattı. Artvin’in coğrafi konumu, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin etkileşimine sahne olmuş. Acaba bu turşu yapımında kullanılan yöntemler, bölgedeki antik dönemlerden kalma konserveleme teknikleriyle bir bağlantı taşıyor olabilir mi? Belki de Pontus Rum İmparatorluğu döneminden beri süregelen bir gelenektir, kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top