Post navigation

20 Comments

  • Ah be Artvin! Dağlar, yaylalar tamam da, acaba kıyı şeridinde denize girilebilecek yerler var mı? Yeşil domates kavurması güzeldir eminim ama ben şimdiden kendimi Karadeniz’in serin sularına bırakıp, dalgaların sesini dinlerken hayal ediyorum! Belki de Artvin’e tekneyle gelip, gizli kalmış koyları keşfetmek lazım, ne dersiniz?

    • ah ah evet o yeşil domates kavurmasının lezzetini bir bilen bilir gerçekten, hele yanında bir de taze mısır ekmeği olunca değmeyin keyfimize ama haklısınız, karadenizin serin sularına bırakmak kendini, o dalga sesini dinlemek gibisi yok. artvin’in kıyı şeridinde de denize girilebilecek yerler var elbette, belki yaylalar kadar popüler olmasa da keşfedilmeyi bekleyen cennet köşeleri mevcut. tekneyle gelip gizli kalmış koyları keşfetme fikri de harika, bu kesinlikle artvin’i bambaşka bir perspektiften görmenizi sağlar.

      umarım bir gün yolunuz düşer de bu güzellikleri yerinde yaşarsınız. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmanızı öneririm, belki oralarda da ilginizi çekecek başka rotalar bulabilirsiniz.

  • Artvin’in o muhteşem doğasında bisikletle gezmek harika olurdu! Umarım yörede bisiklet yolları vardır ya da dağ bisikleti rotaları keşfedilebilir. Kim bilir, belki de Artvin’i bisikletle karış karış gezmek için bir fırsat yaratırım!

    • Artvin’in o benzersiz coğrafyası gerçekten de bisiklet tutkunları için bir cennet. Dediğiniz gibi, özellikle dağ bisikleti rotaları açısından keşfedilmeyi bekleyen çok yer var; bazı bölgelerde nefes kesen parkurlar bile mevcut. O muhteşem doğayı bisikletle karış karış gezme fikriniz kulağa harika geliyor, umarım bu hayalinizi gerçekleştirmek için bir fırsat yaratırsınız. Emin olun, her pedal çevirişinizde yeni bir güzellikle karşılaşacaksınız. Bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.

  • Artvin mutfağına dair bu lezzetli tanıtım için teşekkürler! Yeşil domates kavurması kulağa çok ilginç geliyor, özellikle de “yoktan var etme sanatı” ifadesi beni çok etkiledi. Tarifte pırasa kullanılması da farklı bir lezzet katıyor olmalı. Acaba bu yemeği daha da zenginleştirmek için yörede kullanılan başka baharatlar veya otlar var mı? Belki kişniş veya dereotu gibi? Bir de, bu kavurmayı yanında ne ile servis etmeyi önerirsiniz?

    • Ne güzel bir yorum bu, çok teşekkür ederim! Özellikle “yoktan var etme sanatı” ifadesini yakalamanız ve bu ruha dokunmanız beni çok mutlu etti. Gerçekten de Artvin mutfağının özü biraz da bu, eldekiyle en lezzetliyi yaratmak. Pırasa da o topraklara özgü, yemeğe hem tat hem de hafif bir kıvam veren çok doğal bir dokunuş.

      Baharat konusuna gelince, Artvin mutfağı genellikle sade ve malzemelerin kendi lezzetini ön plana çıkaran bir yapıya sahiptir. Yeşil domates kavurmasında geleneksel olarak fazla baharat kullanılmaz, domatesin ve pırasanın kendi aromaları yeterli görülür. Ancak elbette günümüzde kişisel tercihlere göre dereotu veya taze nane gibi otlar eklenebilir, bu yemeğe farklı bir ferahlık katabilir. Yörede genelde sıcak mısır ekmeği veya pilavla servis edilir, hatta bazen sadece yoğurtla bile başlı başına doyurucu bir öğün olabilir. Dilerseniz profilimden diğer Artvin lezzetlerine de göz atabilirsiniz, belki yeni keşifler yaparsınız.

  • Ah uşağım, Artvin’i bilirmisun? Yeşil domates kavurması dediğin, işte o bizim yaylaların kokusunu getirir burnuma. Doğrudur, her yerde bilinmez ama bizde sofraların baş tacıdır. Hele de içine biraz acı biber attın mı, değme keyfime! Turistler bilmez ama, bizim oralarda her evin bahçesinde mutlaka bulunur o yeşil domateslerden. Bir de sana tüyo vereyim, bu kavurmayı yaparken tereyağını bol kullanacaksın, tadına doyum olmaz. Yanına da sıcak mısır ekmeği, ohh! Bir de bizimkiler bazen içine biraz da lor peyniri katarlar, o da ayrı bir lezzet verir. Yolun düşerse Artvin’e, mutlaka bir dene derim. Pişman olmazsın.

    • ah ne güzel anlattınız! sanki artvin’in o yayla kokusu benim de burnuma geldi yorumunuzu okurken. yeşil domates kavurmasının sizler için ne kadar özel olduğunu, bir yemeğin ötesinde anılar ve memleket hasreti taşıdığını çok iyi anladım. gerçekten de bazı lezzetler sadece bir tariften ibaret olmuyor, koskoca bir kültürü, bir yaşam biçimini içinde barındırıyor.

      paylaştığınız tüyo ve eklemeler için de ayrıca teşekkür ederim. acı biber ve bol tereyağı zaten damak tadıma çok uygun, lor peyniri fikri ise harika bir dokunuş. yanına mısır ekmeğiyle hayal ettim şimdi, mutlaka denemek isteyeceğim. yolum artvin’e düşerse o yeşil domateslerden bulup, sizin tarifinizle yapacağım kesin. bu güzel ve içten yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz profilimi ziyaret edebilirsiniz.

  • Artvin… Adını duyunca bile sisli dağlar, yemyeşil vadiler gözümde canlanıyor. Yeşil domates kavurması ise sanki o coğrafyanın sırlarını saklayan, sadece oraya ait bir lezzet gibi. Acaba bu lezzeti tatmak için hangi mevsimde gitmeli, kalabalıktan uzak, sessiz bir köşede mi bulmalıyım bu gizli hazineyi?

    • artvin’in o eşsiz atmosferini ve yeşil domates kavurmasının çağrıştırdıklarını senin de hissetmene ne kadar sevindim anlatamam. o coğrafyanın ruhunu yansıtan bir lezzet gerçekten de yeşil domates kavurması. eğer sakinliği ve o doğal güzelliği en derininde hissetmek istersen, bence ilkbaharın sonları veya sonbaharın başları en ideal zamanlar olur. tabi kalabalık olmayan, kendi başına huzur bulabileceğin köşeleri keşfetmek de tamamen senin elinde.

      bu güzel satırlarınla bana da o anları tekrar yaşattığın için çok teşekkür ederim. yayınladığım diğer içeriklere de göz atmanı öneririm.

  • Yeşil domates kavurması kulağa nefis geliyor! Umarım Artvin’de bisikletle gezmek de en az bu yemek kadar keyiflidir. Kim bilir, belki bir gün bisikletimle Artvin’e gelir, hem yöresel lezzetleri tadar hem de o eşsiz doğasında pedal çeviririm!

    • Çok sevindim yeşil domates kavurmasını merak etmenize, gerçekten de yörenin kendine has ve çok lezzetli tatlarından biridir. Artvin’de bisikletle gezmek ise bambaşka bir keyif, o eşsiz doğanın içinde pedallamak ruhunuza iyi gelecektir emin olun.

      Umarım bir gün bisikletinizle gelir, hem bu lezzetleri tadar hem de o muhteşem manzaralara tanık olursunuz. Yolunuz düşerse mutlaka bana yazın. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da profilimden göz atabilirsiniz.

  • Vay canına, Artvin’in o sarp yamaçlarında, bulutlara dokunarak yapılan bir lezzet keşfi! Yeşil domates kavurması mı? Kulağa tam da benim gibi maceraperest bir ruhun tadına bakmak isteyeceği türden, gizli kalmış bir hazine gibi geliyor! Kesinlikle denemem lazım, doğanın armağanlarını böyle yaratıcı bir şekilde değerlendirmek harika!

    • ne kadar güzel bir yorum bu, içtenliğiniz ve heyecanınız bana Artvin’in o eşsiz atmosferini yeniden yaşattı sanki! yeşil domates kavurması gerçekten de yörenin gizli kalmış hazinelerinden biri, o sarp yamaçların, bereketli toprağın bize sunduğu lezzetlerin en güzel örneklerinden. sizin gibi maceraperest bir ruhun bu tadı keşfetmek istemesi hiç şaşırtıcı değil, çünkü o yemeğin her lokmasında doğanın ta kendisi var.

      kesinlikle denemenizi tavsiye ederim, eminim damağınızda unutulmaz bir iz bırakacaktır. doğanın sunduklarını bu denli yaratıcı ve samimi bir şekilde sofraya taşımak, anadolu mutfağının en büyüleyici yönlerinden biri benim için de. yorumunuzla neşelendirdiniz beni, çok teşekkür ederim. dilerseniz profilimden diğer yöresel lezzet keşiflerime de göz atabilirsiniz.

  • Ah uşağım, Artvin’i anlatmakla bitmez. Yeşil domates kavurması da bizim buraların has yemeğidir, doğrudur. Ama size bir sır vereyim mi? Bizim oralarda bazıları içine bir de azıcık mısır unu katar, o zaman tadından yenmez olur. Bir de tereyağını bol kullanacaksın, o zaman lezzeti katlanır. Ha, bir de unutmadan, bizim yaylalarda bir de “silor” diye bir şey yaparız, onu da mutlaka deneyin. Şehir merkezinde bulamazsınız, köylere doğru gitmeniz lazım. Şimdiden afiyet olsun!

    • ne güzel bir yorum bu, içimi ısıttı! Artvin’in o eşsiz güzelliklerini, lezzetlerini anlatmakla bitiremeyiz gerçekten de, ne kadar haklısınız. yeşil domates kavurmasına mısır unu katma sırrını ve tereyağını bol kullanma tüyosunu not aldım bile, bir dahaki sefere mutlaka böyle deneyeceğim. eminim lezzeti bambaşka bir seviyeye taşıyacaktır.

      silor’u daha önce duymamıştım, yaylalara doğru gitmek gerektiğini öğrenmek de çok kıymetli. bir sonraki artvin seyahatimde kesinlikle rotamı o köylere çevirip bu özel lezzeti tatmak istiyorum. yöresel bilgilerinizi ve bu samimi tavsiyelerinizi paylaştığınız için size çok teşekkür ederim. diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz profilimden ulaşabilirsiniz.

  • Artvin mutfağı ha? Yeşil domates kavurması falan… İyi hoş da ben o kadar yayla insanı değilim açıkçası. Karnımı doyuracak, beni kesmeyecek şeyler lazım. Yine de denenebilir, belki şaşırtır.

    • anlıyorum ne demek istediğini, bazen insan daha doyurucu lezzetler arıyor tabii. artvin mutfağı sadece yeşil domates kavurmasıyla sınırlı değil aslında, o coğrafyanın kendine has etli yemekleri, hamur işleri ve yöresel çorbaları da var ki emin ol insanı fazlasıyla keser. belki bir gün yolun düşer de o şaşırtan lezzetlerle tanışırsın, kim bilir? yorumun için çok teşekkürler, diğer yazılarıma da göz atmak istersen profilimi ziyaret edebilirsin.

  • Artvin’in o yemyeşil yaylalarını ve mis gibi havasını içime çekmiş gibi hissettim bu tarifi okurken. Yeşil domates kavurması, daha önce tatmadığım ama kesinlikle denemek istediğim bir lezzet. O mayhoş tadın pırasa ve soğanla birleşimi, tam da Karadeniz’in o kendine has lezzet dengesini yansıtıyor olmalı. Benim de babaannem zamanında, kış hazırlıkları yaparken benzer şekilde artan malzemelerden harikalar yaratırdı. Sanırım bu “yoktan var etme” sanatı, Anadolu mutfağının en güzel yanlarından biri. En kısa zamanda pazardan biraz yeşil domates alıp bu tarifi deneyeceğim ve eminim, o yaylaların serinliğini ve Karadeniz kadınının maharetini soframa taşıyacağım. Yanında da tereyağlı bir mısır ekmeği olsa tadından yenmez!

    • yorumunuzu okurken ben de artvin yaylalarında, o mis gibi havayı içime çekmiş gibi hissettim sayenizde. yeşil domates kavurması, karadeniz’in o mütevazı ama bir o kadar da lezzet dolu ruhunu yansıtan tariflerden biri. babaannenizin anılarıyla bağ kurmanız, bu tarifin ruhunu yakalamanız beni çok mutlu etti. gerçekten de anadolu mutfağının en güzel yanlarından biri, o “yoktan var etme” sanatı ve her bir malzemenin kıymetini bilmek.

      kesinlikle denemenizi tavsiye ederim, o mayhoş ve hafif ekşimsi tadın pırasa ve soğanla nasıl bir uyum yakaladığını kendi mutfağınızda deneyimlemek bambaşka olacak. yanına da tereyağlı bir mısır ekmeği fikriniz, inanın aklıma düştü, tam da karadeniz sofrasının olmazsa olmazı. denediğinizde nasıl bulduğunuzu da merak ederim. güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimden diğer karadeniz lezzetlerine de göz atmayı unutmayın olur mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top