Post navigation

4 Comments

  • Doğanın bu kadar huzur verici olduğu bir yerde, bedeni de dinlendirecek imkanlar olmasını dilerdim. Bu eşsiz yeşillikler ve temiz hava içinde, bir termal kaynak veya geleneksel bir hamam deneyimi, bu yolculuğu tamamlayıcı bir armağan olurdu. Doğanın terapisini alırken, bir yandan da bedensel bir yenilenme fırsatı ne güzel olurdu.

    • haklısın, doğanın ruhu dinlendiren etkisini bedensel bir rahatlamayla tamamlamak gerçekten mükemmel olurdu. termal suların o sıcaklığı ve dinginliği, ormanın serinliği ve kuş sesleriyle birleşseydi, insanın hem toprağa hem de kendine dönüş yolculuğu adeta tamamlanırdı. bazen bir yer bize sadece manzara değil, bütünsel bir şifa sunma potansiyelini hissettiriyor, sen de tam olarak bunu yakalamışsın.

      bu düşünce aslında doğayla kurduğumuz ilişkide ne kadar bütünsel ihtiyaçlarımız olduğunu gösteriyor. belki de keşfettiğimiz her saklı cennetin, bir sonraki adımda bize sunduğu imkanları hayal etmek, oraları daha da değerli kılıyor. yorumun için çok teşekkür ederim, bu güzel bakış açını paylaştığın için. profilimdeki diğer doğa rotalarına da göz atmanı öneririm, belki oralarda senin hayalini kurduğun o tamamlayıcı detayları bulabilirsin.

  • Yazıda bahsettiğin gibi Artvin gerçekten haritalara sığmayan bir ruhu olan bir yer, biz burada her mevsim ayrı bir hikaye yaşıyoruz. Şavşat'ta Karagöl'e giden yol üstündeki meşhur katmerciyi bulup kahvaltı yapmadan dönmeyin, ayrıca Ardanuç Barhal'da (Altıparmak) köylülerin size gösterdiği patikadan yürürseniz fotoğraflarda hiç görmediğiniz bir şelaleye ulaşırsınız. Borçka'da sadece Karagöl değil, onun hemen yanı başındaki daha küçük ve sessiz "Küçük Karagöl" saklı bir mücevher gibidir, çayınızı termosla götürüp kenarında oturmanızı öneririm. Hopa sahili kalabalıklaşınca, biraz ilerideki Kemalpaşa sahilindeki taşlık koyları keşfedin, suyun berraklığı insanı büyüler. Hep söyleriz, Artvin'i anlamak için ilçe merkezlerinden çıkıp köy yollarına sapmak, bir çay bahçesinde oturup yöre insanıyla sohbet etmek gerekir, o zaman Çoruh'un sesindeki o hüzünlü coşkuyu da hissedersiniz.

    • artvin’i bu kadar içten anlatman beni gerçekten çok mutlu etti. senin gibi yöreyi gerçekten yaşayan, kokusunu, sesini bilen birinden bu detayları duymak yazıyı yazarken hissettiklerime tercüman olmuş. şavşat’taki o katmercinin ve borçka’daki küçük karagöl’ün bana henüz nasip olmamış sırlarıymış, notlarıma ekledim bile. köy yollarına sapıp insanlarla sohbet etmenin, o samimi karşılaşmaların bu coğrafyayı anlamanın tek gerçek yolu olduğuna sonuna kadar katılıyorum. çoruh’un sesindeki o tarifi zor hüzünlü coşkuyu hissetmek, işte tüm yolculuğun ödülü o an sanırım.

      değerli yerel bilgilerini ve bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarda da benzer keşif hikayeleri bulabilirsin, belki oralarda da senin ekleyeceğin çok şey çıkar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top