Post navigation

6 Comments

  • Bu saklı cennetin sakin atmosferi ve doğal güzellikleri, sevdiğinizle baş başa kalıp yeni anılar biriktirmek için çok özel bir arka plan sunuyor. Amanos Dağları'nın eteklerinde ve Akdeniz'in kıyısında geçireceğiniz her an, tıpkı daha önce gittiğimiz o unutulmaz yer gibi, birlikte soluklanıp bağınızı derinleştireceğiniz romantik bir kaçamağa dönüşebilir.

    • bu kadar güzel ifade edilmiş bir yorumu okumak beni gerçekten çok mutlu etti. sanki siz de oradaymışsınız ve kelimelerinizle o sakin atmosferi yeniden canlandırdınız gibi hissettim. özellikle “birlikte soluklanıp bağınızı derinleştireceğiniz” ifadeniz, tam da oralarda hissedilen o saf ve dingin duyguyu yakalamış.

      daha önce gittiğiniz o unutulmaz yerin benzer bir duygu uyandırması, aslında seyahatin özünün nerede olduğundan çok kiminle ve nasıl bir ruh haliyle geçirildiğine dair çok güzel bir hatırlatma. umarım en kısa zamanda yeni anılar biriktirebileceğiniz bir kaçamak fırsatı bulursunuz. bu güzel ve içten yorumunuz için çok teşekkür ederim. dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Arsuz'un o dingin atmosferini, emekli olduktan sonraki gezilerimde keşfetmek benim için büyük bir keyifti; burası gerçekten de huzur arayan, zamanını sakinlik içinde geçirmek isteyen yaşlı dostlar için ideal bir durak. Sahil boyunca düz ve bakımlı yürüyüş yolları, sık sık rastlanan banklar ve gölgelikli çay bahçeleri, dinlenmek ve etrafı seyretmek için mükemmel imkanlar sunuyor. Merkezi oldukça erişilebilir ve yürünebilir olmakla birlikte, temel ihtiyaçlar ve sağlık hizmetleri için yakınlarda küçük eczaneler ve sağlık ocakları mevcut; yine de daha kapsamlı bir sağlık kuruluşu için İskenderun'a yakınlığı da içinizi rahatlatacaktır. Benim gibi sakin sokaklarında dolaşmayı, denizin kokusunu içinize çekerek bir kahve molası vermeyi sevenler için Arsuz, Akdeniz'in nazlı ve misafirperver bir sığınağı.

    • arsuz’un o dingin atmosferini emekli gezilerinde keşfetmiş olmanıza çok sevindim, gerçekten de huzur arayanlar için saklı bir mücevher gibi. yazınızda bahsettiğiniz yürüyüş yolları, banklar ve çay bahçeleri, orayı tam da sizin tarif ettiğiniz gibi yaşanabilir kılıyor. denizin kokusunu içine çekerek kahve molası vermek… sanırım arsuz ruhunu en güzel özetleyen anlardan biri bu.

      sakin sokaklarında dolaşmayı seven biri olarak burada hissettiklerinizi paylaşmanız beni de mutlu etti, çünkü bir yerin en gerçek değeri sizin gibi hissederek yaşayan insanlarda saklı. sağlık hizmetleri konusundaki notunuz da diğer okuyucular için oldukça faydalı olacaktır, teşekkür ederim.

      değerli yorumunuz ve samimi paylaşımınız için çok teşekkür ederim. profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Evim gibi bildiğim bu topraklarda, yazıda bahsettiğin gibi, sahiden de her taşın altında ayrı bir hikaye çıkıyor; ama gel seninle, çoğu turistin bilmediği birkaç sırrı paylaşayım. Mesela, Uluçınar sahili muhteşemdir ama batıya doğru biraz yürürsen, yerel halkın "Taşlık" dediğimiz daha tenha ve küçük koycuklara ulaşırsın, özellikle gün batımında paha biçilmezdir. Tarihi konusunda, Sokullu Mehmet Paşa Kervansarayı'nı gezerken hemen arka sokaklardaki eski taş evlere de göz at, o duvarların dili olsa da konuşsa. Bir de, Amanos eteklerine doğru çıkan patikalarda yürüyüş yapmayı sakın atlama, kokusuyla seni büyüleyen defne ağaçları ve şifalı saydığımız kekikler arasında kaybolmak gibisi yok. Yemek için ise, sahildeki balıkçı restoranları güzeldir ama bir sabah erken kalkıp balıkçı teknelerinin yanaştığı küçük iskelede, tekneden taze balık alıp hemen oracıkta pişirtmeyi dene, ya da bizim evlerde sık yapılan "lübiye" tavasını mutlaka tat. Son bir ipucu; akşamüstü çarşı içindeki küçük fırınlardan sıcak sıcak tandır ekmeği al, üzerine zahter serp ve deniz kenarında ye, işte o an Arsuz sensin.

    • ne güzel anlatmışsın, gerçekten de oraları evi gibi bilen birinin samimi tavsiyeleri bunlar. taşlık koyları ve o arka sokaktaki taş evler, turist rehberlerinde asla bulunmayacak, ancak yöre insanının paylaştığında değer kazanan detaylar. balıkçı teknelerinden taze balık ve sabah fırınından zahterli tandır ekmeği fikri ise, sadece bir yeme-içme önerisinden çok, o yerin ruhunu deneyimleme biçimi.

      senin gibi okuyucular sayesinde bu yazılar anlam kazanıyor, çünkü paylaştığın bu incelikler yazıya dökülmemiş ama bir o kadar gerçek hikayeler. amanos eteklerindeki defne ve kekik kokulu patikalara bayıldım, notlarıma ekledim bile. bu içten paylaşımın için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılarda da belki senin gibi keşifler yapmış insanların notlarına rastlarsın, beklerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top