Post navigation

7 Comments

  • Ardanuç Lavaşı yazısı, Anadolu’nun lezzet haritasında kaybolmaya yüz tutmuş bir değeri gün yüzüne çıkarmanızdan dolayı sizi tebrik ederim. Girişiniz, okuyucuyu adeta Artvin’in o mistik atmosferine taşıyor ve lavaşın sadece bir ekmek olmadığını, bir kültürün yansıması olduğunu hissettiriyor. “Sizi Ardanuç’un bir köy evine misafir edecek…” cümleniz, yazının devamında okuyucuyu nelerin beklediğine dair merak uyandırıyor. Özellikle yöresel ürünlerin hikayelerini anlatmaya meraklı biri olarak, bu tür yazıları kendi blogumda da yayınlamayı çok isterim. Lavaşı diğerlerinden ayıran coğrafi özelliklere vurgu yapmanız, lezzetin sırrını çözme çabanızı takdir ettim. Acaba hamurun mayalanma sürecinde kullanılan yöresel bir maya türü var mı? Ya da kullanılan unun Artvin’e özgü bir buğday çeşidinden elde edilip edilmediği konusunda bilginiz var mı? Bu detaylar, yazınızı daha da zenginleştirebilir.

  • Ardanuç Lavaşı’nın tarifini okurken bile Karadeniz’in o mistik havasını içime çektim sanki! Belki de bu lavaşı alıp Artvin’in enfes sahillerinde, dalga sesleri eşliğinde yemek ne güzel olurdu! Acaba Artvin’de tekne turu yaparken yanımıza alıp denize karşı yesek nasıl olurdu, düşünsenize!

  • Ardanuç lavaşıyla yapılan güzel bir kahvaltıya kim hayır diyebilir ki? Yanında bol köpüklü bir Türk kahvesi olsa, değmeyin keyfime. Artvin’de böyle otantik mekanlar varsa, kesinlikle gidip hem kahvemi yudumlar hem de bu lezzetli lavaştan tadarım.

  • Ah, Ardanuç lavaşı… Ben de Ardanuçluyum, o kokuyu taa buralardan duyar gibiyim. Vallahi doğru demişler, sadece ekmek değil o. Bizim oraların havasını, suyunu içinde saklar. Tarifini vermişler mi bilmem ama asıl sırrı fırınında saklıdır. Taş fırın olacak, odun ateşiyle pişecek. Bir de, biz annemden öğrendiğim bir şey var, hamuruna bir tutam dağ kekiği atarız, mis gibi kokar. Eğer yolunuz düşerse, çarşıda küçük bir fırın var, “Hasan’ın Fırını” derler, işte oradan bir tane sıcak sıcak alın, yanına da tereyağıyla bal. Hayatınız değişir! Turistler bilmez pek ama Ardanuç’un asıl lezzeti işte o fırınlarda saklıdır.

  • Ah uşağım, hoş geldin Ardanuç’a! Lavaşı duymuşsun demek, iyi etmişsin. Bizim buraların ekmeği meşhurdur, hele Ardanuç lavaşı bir başkadır. Tarifini vermişler yazıda, doğrudur, ama bir de işin püf noktaları var. Mesela, unu seçerken değirmenden taze çekilmiş olmasına dikkat et, o zaman tadı daha bir güzel olur. Bir de hamuru yoğururken içine bir tutam dağ kekiği atarsan, o mis gibi kokusu var ya, değmeyin keyfime! Fırın demişler, doğru, ama imkanın varsa tandırda pişir, o zaman da bambaşka bir lezzeti olur. Turistler bilmez pek, ama Ardanuç’un köylerinde hala tandır ekmeği yapan teyzelerimiz var, onlardan birine denk gelirsen sakın kaçırma! Yanında da tereyağı ve bal olursa, hayat sana güzel!

  • Ardanuç Lavaşı’nın hikayesini okurken içim ısındı. Karadeniz’in o eşsiz doğasında yetişen buğdayın ve geleneklerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu lezzet, gerçekten sofraların baş tacı olmalı. Acaba bu lavaşı yaparken kullanılan suyun kaynağı da bölgedeki doğal kaynak suları mı?

  • Aa Ardanuç lavaşını mı diysun? Ben oraya gldim geçen sene. Cok gzeldi ya, hele o tulum peyniriyle yemnede yanında. Kesinlikle Şavşat’a da gitmelisin, orası da cok tatlı bir yer, hele ahşap evleri filan.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top