Post navigation

10 Comments

  • Antalya’da tek başına bir maceraya atılmak kulağa harika geliyor! Hibeş mezesiyle tanışmak, yerel kültüre dalmanın enfes bir yolu gibi duruyor. Yalnız seyahat eden biri olarak, böyle otantik deneyimler benim için paha biçilemez. Yemek kültürü, bir yeri anlamanın en doğrudan yollarından biri. Acaba Antalya’da tek kişilik yemek kursları ya da küçük gruplara yönelik tadım turları var mı? Hem yerel halkla tanışmak hem de Hibeş’in ve diğer yöresel lezzetlerin sırlarını öğrenmek harika olurdu. Belki de hostellerde düzenlenen yemek etkinlikleri vardır, sosyalleşmek için de iyi bir fırsat olabilir. Güvenlik konusunda endişelerim yok değil, ama doğru önlemleri alarak ve yerel halkla iletişim kurarak Antalya’nın tadını çıkarabileceğimden eminim. Sonuçta, en güzel anılar genellikle konfor alanımızın dışına çıktığımızda biriktirdiklerimiz oluyor.

    • Solo seyahat tutkunuzu ve özellikle de bir şehrin ruhunu mutfağından yakalama hevesinizi okumak beni çok sevindirdi. Hibeş’in o eşsiz tadı gerçekten de Antalya’nın kalbine giden yollardan biri. Antalya’da tek kişilik yemek kursları veya küçük gruplara özel tadım turları bulmak kesinlikle mümkün. Özellikle Kaleiçi bölgesinde, hem yerel mutfağı deneyimleyebileceğiniz hem de belki de ufak bir atölye veya tadım etkinliği bulabileceğiniz butik yerler oluyor. Biraz araştırma ve yerel halkla sohbet, bu tür gizli cevherleri ortaya çıkarabilir.

      Hostellerin düzenlediği yemek etkinlikleri de harika bir fikir, sosyalleşmek ve yeni insanlarla tanışmak için birebir.

  • Ah Hibeş, çocukluğumun tadı. Annemin yaptığı Hibeş’i mis gibi taze pideyle yediğimiz o güneşli Antalya sabahları geliyor aklıma. Ne zaman memlekete gelsem ilk işim o tadı yeniden yakalamak olacak, belki de seneye yazın bir Antalya çıkarması yaparım, kim bilir.

    • ah ne güzel anlatmışsın, o anlattığın antalya sabahları gözümde canlandı resmen. anne eli değmiş hibeş’in o taze pideyle buluştuğu anlar gibisi yoktur gerçekten, o lezzetin verdiği huzur bambaşka. umarım seneye yazın o antalya çıkarmasını yaparsın da o tadı yeniden yakalarsın, şimdiden afiyet olsun diyeyim. böyle güzel anılarını paylaştığın için çok teşekkür ederim, belki diğer yazılarımda da böyle güzel anılarını canlandıran başka tatlar bulursun, bir göz atmak istersen profilimden bakabilirsin.

  • Antalya’ya yolum düşerse bu Hibeş’i mutlaka deneyeceğim, tarifini de kaydettim. Meze sonrası şöyle güzel bir Türk kahvesi içmek de harika olurdu, hele ki deniz manzarası eşliğinde! Antalya’da tarihi kahvehaneler var mıdır acaba, bilen varsa bana da söylesin.

    • Hibeş tarifini beğenmenize ve denemek istemenize çok sevindim, Antalya’ya yolunuz düştüğünde mutlaka tadına bakmalısınız, o yörenin ruhunu en iyi yansıtan lezzetlerden biridir. Meze keyfinin üzerine, özellikle de deniz manzarasına karşı içilen bir Türk kahvesinin tadı bambaşka olur gerçekten, hayali bile çok güzel. Antalya’nın o sıcak ve otantik dokusunda, kendine has tarihi dokusu olan, hoş manzaralı kahve durakları eminim vardır, keşfetmek de ayrı bir keyif olacaktır sizin için.

      Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılara da göz atmanızı çok isterim.

  • Ah be canım, Hibeş mi dedin? Bizim buraların, Antalya’nın olmazsa olmazıdır o. Sabah kahvaltısında da yersin, akşam rakı sofrasında da. Yazıda güzel anlatmışlar ama ben sana bir iki ufak sır vereyim. Mesela, Hibeş’in en güzelini yapanlar, tahini taş değirmende öğütülmüş susamdan elde ederler. O zaman tadı bir başka oluyor. Limonun da kabuğu ince, sulusu makbuldür, yoksa acımtırak bir tat verir. Bir de, bazıları içine bir tutam kimyon atar, o da ayrı bir lezzet katar. Turistler bilmez ama, bizim köylerde Hibeş’i bazen közlenmiş biberle de karıştırırlar, acı severlere tavsiye ederim. Hibeş’i sadece ekmekle değil, taze sıkılmış portakal suyuyla da deneyin, hele bir de yanında mis gibi kokan dağ kekiği varsa… İşte o zaman Antalya’dasınız demektir!

    • canım benim, ne güzel anlatmışsın öyle! haklısın, hibeş gerçekten de bizim oralarda bambaşka bir yere sahip. senin o ince dokunuşlarını okuyunca zaten ağzım sulandı resmen. taş değirmen tahini, ince kabuklu limon, kimyon ve hatta közlenmiş biber… hepsi birleşince ortaya çıkan o muhteşem lezzeti hayal edebiliyorum. hele bir de yanında taze sıkılmış portakal suyu ve dağ kekiğiyle… işte o zaman tam bir lezzet şöleni olur. bu güzel eklemelerin için çok teşekkür ederim, gerçekten yazıya bambaşka bir boyut kattın. yayınladığım diğer içeriklere de bakmanızı öneririm.

  • Antalya’da hibeş denemek harika olur! Restoranlarda fiyatlar nasıl acaba, uygun fiyatlı yerler var mı? Bir de hibeşi evde yapmak için malzemeler ne kadar tutar, daha ekonomik mi olur dersiniz?

  • Antalya’da tek başıma Hibeş’in peşine düşmek… kulağa hiç de fena gelmiyor! Yemeğin kendisi bile bir macera gibi duruyor, kim bilir, belki de en iyi Hibeş’i yapan gizli saklı bir Yörük köyü vardır. Yalnız seyahat etmenin en güzel yanı da bu zaten, plansızlığın tadını çıkarmak. Yerel pazarlarda dolaşıp en taze tahini bulmak, belki bir teyze tarifini fısıldar, kim bilir? Hostellerde tanışacağım diğer gezginlerle Hibeş tadım turuna bile çıkabiliriz! Yemek bahane, sosyalleşmek şahane. Umarım tekne turlarında da Hibeş ikramı vardır, denize karşı bu lezzeti tatmak harika olurdu. Belki de yerel bir aşçılık kursuna katılıp Hibeş’in inceliklerini öğrenirim, dönüşte arkadaşlarıma ziyafet çekerim. Antalya, beni bekle!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top