Anadolu’nun bereketli topraklarında, Yeşilırmak’ın nazlı akışıyla hayat bulan Amasya, sadece tarihi güzellikleriyle değil, aynı zamanda eşsiz mutfağıyla da gönülleri fetheden bir şehir. Yıllar yılı gezdiğim bu toprakların her köşesi, ayrı bir lezzet hikayesi saklar. İşte o hikayelerden biri de, adını burma şeklinden alan ve sofraların baş tacı olan Burmalı Amasya Çöreği. Bu özel lezzet, Amasya yöresel yemekleri arasında kendine sağlam bir yer edinmiş, her lokmasında hem tarihi hem de kültürel bir miras taşıyor.
Burmalı Amasya Çöreği: Bir Lezzetin Hikayesi ve Kökeni

Anadolu’nun derinliklerinden gelen her lezzet gibi, Burmalı Amasya Çöreği’nin de kendine özgü bir hikayesi var. Bu çörek, öyle sıradan bir hamur işi değil; Amasya’nın binlerce yıllık geçmişini, evlerin sıcaklığını ve komşuluk bağlarını yansıtan bir kültürel miras. Kim bilir, belki de bir zamanlar kral sofralarını süsleyen, belki de bir düğün şenliğinde misafirlerin gözdesi olan bir lezzet bu. Ben 15 yılı aşkın süredir Türkiye’nin her köşesini gezen bir seyyah olarak biliyorum ki, bu tür yöresel lezzetler sadece karın doyurmakla kalmaz, aynı zamanda ruhu da besler.
Yöresel Dokunuşlar ve Özgün Malzemeler
Burmalı Amasya Çöreği’ni diğerlerinden ayıran en önemli özellik, kullanılan malzemelerin yöresel ve taze olmasıdır. Hamurun içine giren unun kalitesinden, kullanılan tereyağının mis kokusuna kadar her detay, bu çöreğe özgün karakterini verir. Amasya’nın iklimi ve coğrafyası, burada yetişen ürünlere eşsiz bir tat katarken, bu da doğrudan çöreğin lezzetine yansır. Özellikle hamurun kıvamı ve iç harcın dengesi, ustalık gerektiren sırlar barındırır.
- Unun Seçimi: Amasya’nın yerel buğdaylarından elde edilen özel un, çöreğin dokusuna eşsiz bir yumuşaklık ve esneklik katar.
- Tereyağının Büyüsü: Bölgenin otlaklarında beslenen hayvanlardan elde edilen doğal tereyağı, çöreğe o eşsiz kokuyu ve kat kat lezzeti verir.
- İç Harcın Sırrı: Genellikle tuzlu bir harçla hazırlanan Burmalı Amasya Çöreği, bazen peynir, bazen de kıyma gibi yöresel lezzetlerle zenginleştirilir. Bu, damak zevkine göre çeşitlilik sunar.
- Su ve Maya Dengesi: Hamurun kalbi olan suyun ılıklığı ve mayanın doğru oranda kullanılması, çöreğin kabarıklığını ve puf puf olmasını sağlar.
Bu özel malzemelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan lezzet, Amasya’nın misafirperverliğini ve mutfak kültürünü en güzel şekilde temsil eder. Her bir lokmasında, geçmişten günümüze uzanan bir lezzet köprüsü kurarsınız.
Burmalı Amasya Çöreği Nasıl Yapılır? Usta Dokunuşlarla Bir Tarif

Bu lezzeti evinizde denemek isteyenler için, geleneksel tarifin inceliklerini paylaşmak isterim. Tabii ki, Amasya’nın usta ellerinin sırrını birebir yakalamak zor olsa da, bu tarifle o eşsiz tadı yakalamak mümkün. Unutmayın, önemli olan sevgiyle ve sabırla yoğurmak!
Adım Adım Burmalı Çörek Hazırlığı
Öncelikle, çukurca bir karıştırma kabına unu alın. Üzerine bir miktar tuz ve mayayı ekleyin. Ilık suyu azar azar ilave ederek, kulak memesi yumuşaklığında, ele yapışmayan bir hamur yoğurun. Hamuru iyice yoğurduktan sonra, üzerini temiz bir bezle örtüp, oda sıcaklığında yaklaşık 1 saat kadar dinlenmeye bırakın. Hamurunuzun mayalanıp hacminin iki katına çıktığını göreceksiniz.
Mayalanan hamurdan dört eşit beze yapın. Her bir bezeyi, unlanmış tezgah üzerinde merdane veya oklava yardımıyla yarım santim kalınlığında, büyük ve yuvarlak bir şekilde açın. Açtığınız ilk hamurun üzerine, önceden hazırladığınız iç harçtan (peynirli veya kıymalı olabilir) bolca sürün. İkinci bezeyi de aynı şekilde açıp ilk hamurun üzerine kapatın ve tekrar harç sürün. Üçüncü ve dördüncü bezeleri de aynı şekilde açıp üst üste dizerek harçlama işlemini tekrarlayın.
Tüm katları tamamladıktan sonra, bu büyük hamur katmanını yaklaşık 5 cm genişliğinde uzun bantlar halinde kesin. Kestiğiniz her bir hamur bandını, burgu şeklinde nazikçe bükün. Yağlı tepsiye bu burguları ister düz bir şekilde yan yana, ister yuvarlak bir spiral oluşturacak şekilde dizin. Üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürün ve son olarak, yaklaşık 10 cm aralıklarla bıçakla hafifçe kesikler atın. Bu kesikler, çöreğin pişerken daha iyi kabarmasını ve katmanlarının belirginleşmesini sağlar. Çöreği fırına sürmeden önce 10 dakika kadar tepside dinlendirin.
Pişirme ve Servis Önerileri
Önceden ısıtılmış 180-200 derece fırında, üzeri güzelce kızarana kadar pişirin. Fırından çıkan Burmalı Amasya Çöreği, mis gibi kokusuyla tüm evi saracak. Sıcak servis yapıldığında lezzeti katlanır. Yanında taze demlenmiş bir çay veya yöresel bir ayran ile mükemmel gider. Özellikle sabah kahvaltılarında, öğle yemeklerinde veya beş çaylarında misafirlerinize ikram edebileceğiniz bu çörek, damaklarda unutulmaz bir iz bırakır.
Amasya Sofrasından Ayrılırken: Burmalı Çöreğin Tadı Damağınızda Kalsın

Türkiye’nin her köşesi ayrı bir lezzet hazinesi. Amasya da bu hazinenin en parlak incilerinden biri. Burmalı Amasya Çöreği, sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir kültürün, bir tarihin ve bir yaşam biçiminin yansıması. Geleneksel Amasya mutfağının bu önemli parçası, yöre halkının misafirperverliğini ve lezzetlere olan düşkünlüğünü gözler önüne seriyor. Eğer yolunuz bir gün Amasya’ya düşerse, bu eşsiz çöreği mutlaka deneyimlemenizi, hatta yapımına tanık olmanızı tavsiye ederim. Her bir lokması, size Amasya’nın sıcaklığını ve samimiyetini hissettirecektir. Unutmayın, gerçek lezzetler, sadece midenizi değil, ruhunuzu da doyurur. Amasya’nın bu enfes lezzetini keşfetmek, bir ömür boyu sürecek güzel bir anı olacaktır.




Amasya’nın yöresel lezzetlerini keşfetmek güzel ancak sağlıklı yaşam açısından bu bölgenin potansiyelini merak ediyorum. Acaba Amasya’da organik tarım yapan çiftlikler veya vejetaryen/vegan beslenmeye uygun restoranlar bulunuyor mu? Ayrıca bölgenin hava kalitesi ve spor yapmaya uygun alanlar hakkında bilgi edinmek isterim.
sağlıklı yaşam konusundaki bu değerli merakınız için çok teşekkür ederim, gerçekten harika bir noktaya değindiniz. amasya’nın yöresel lezzetleri kadar, bu coğrafyanın sunduğu sağlıklı alternatifler de keşfedilmeli. evet, son yıllarda amasya’da organik tarıma yönelen küçük çaplı çiftlikler ve yerel üreticiler görmeye başladık. özellikle semt pazarlarında veya doğrudan üreticiden satış yapan yerlerde bu taze ve doğal ürünleri bulmak mümkün oluyor. vejetaryen veya vegan beslenme konusunda ise, geleneksel mutfağın zenginliğini düşününce özel restoranlar henüz çok yaygın değil ama birçok lokanta menüsünde yöresel sebze yemekleri, zeytinyağlılar veya salata seçenekleri sunuyor, biraz araştırma yaparak keyifli ve doyurucu alternatifler bulabilirsiniz.
bölgenin hava kalitesi genellikle oldukça iyi, özellikle şehir merkezinden biraz uzaklaştığınızda yeşilırmak’ın ve çevredeki yeşilliğin etkisiyle çok daha ferah bir havaya sahip. spor yapmaya uygun alanlar açısından da oldukça şanslısınız; yeşilırmak kıyısı boyunca uzanan yürüyüş ve koşu parkurları, şehrin içindeki parklar ve özellikle çevredeki doğal güzellikler doğa yürüyüşleri ve bisiklet için harika imkanlar sunuyor. bu güzel katkınız için tekrar teşekkürler, profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.
Amasyaya ben de gldim gecen sene. O burmalı çörekten yedim, cok gzeldi ya! Hele o çıtır çıtır olması… Yanında da çay ohh! Amasya’ya gitmişken sadece çörek yemeyin ama, Kral Kaya Mezarlarını da görün derim, bide o Yeşilırmak kenarında bi yürüyüş yapın, mis gibi hava var. Pişman olmazsınız.
ah ne güzel, amasyayı geçen sene ziyaret etmene sevindim! o burmalı çöreğin tadı gerçekten bambaşka değil mi? hele o çıtır çıtır hali, yanında da demli bir çay… söylediklerine tamamen katılıyorum, insan bir kere yiyince unutamıyor. kral kaya mezarları ve yeşilırmak kenarındaki o yürüyüş önerilerin de çok değerli, oraların da ayrı bir büyüsü var gerçekten. bu güzel eklemelerin için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmak istersen profilimden ulaşabilirsin.
Ah Amasya, ne güzel şehir. Yeşilırmak kenarında oturup çayımı yudumlamayı özledim. Burmalı çöreği de cabası. Yazıdaki gibi yöresel lezzetler, bir şehrin ruhunu anlamak için en iyi yol. Emeklilikte gezmek güzel ama her yer aynı değil. Amasya gibi yerler, yaşlı dostu mu acaba diye düşünmeden edemiyorum. Yürüyüş mesafeleri kısa mı, parklarda oturacak yerler var mı, sağlık ocağına ulaşım kolay mı? Bunlar önemli. Ben yıllardır dünyayı geziyorum, İsviçre Alpleri’nde yürüyüşler yaptım, İtalya’da sanat müzelerini gezdim, ama yaş ilerleyince öncelikler değişiyor. Artık sakinlik, huzur ve erişilebilirlik arıyorum. Benim gibi düşünenlere tavsiyem, gitmeden önce iyice araştırın. Şehrin web sitesine bakın, yerel halkla konuşun, hatta mümkünse birkaç gün kalın. Unutmayın, emeklilik hayatın en güzel zamanı olabilir, ama doğru yeri seçmek şart.
Amasya’ya duyduğunuz özlemi o kadar iyi anlıyorum ki… Yeşilırmak kenarında demli bir çay ve yanında burmalı çörek, gerçekten de bir şehrin ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biri. Sizin de belirttiğiniz gibi, yöresel lezzetler sadece damak tadımıza değil, kültürel hafızamıza da hitap ediyor. Yılların tecrübesiyle edindiğiniz bu bakış açısı, özellikle emeklilik döneminde seyahat planları yapanlar için çok değerli. İsviçre Alpleri’nden İtalya’nın sanat dolu sokaklarına uzanan bu engin deneyimlerinizden sonra önceliklerin değişmesi, sakinlik ve erişilebilirlik arayışına girmeniz çok doğal.
Amasya’nın o sakin atmosferi, sanırım sizin de aradığınız o huzur dengesini sunma potansiyeli taşıyor. Küçük ve kompakt yapısı sayesinde yürüyüş mesafeleri çoğu zaman oldukça makul, Yeşilırmak kıyısındaki düzenlemeler ve parklar da dinlenmek için güzel alanlar sunuyor. Sağlık hizmetlerine erişim konusunda da merkezi konumu avantajlı. Gitmeden önce bahsettiğiniz gibi detaylı araştırma yapmak, hatta mümkünse birkaç gün kalıp o havayı solumak, gerçekten de en akıllıca yol. Bu değerli paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim, belki profilimden diğer yazılarıma da göz atmak istersiniz, eminim orada da ilginizi çekecek başka şehirler bulursunuz.
Ohaaa, Amasya çöreği mi? Duydum da gitmedim demem! Kızlarla Amasya yapalım, bu çörekten gömelim. Fotoğrafları da patlatırız, millet kıskançlıktan çatlasın!
ayyyy ne güzel bir plan bu! ohaaa dedirten cinsten bir amasya kaçamağı yapın kızlarla, o çörekleri de afiyetle gömün tabii ki. fotoğrafları bekliyoruz biz de, millet çatlasın derken biz de merakla bekliyor olacağız 🙂 enerjiniz harika, böyle yorumlar okumak beni çok mutlu ediyor, çok teşekkürler bunun için. başka yazılarımda da belki yeni lezzetler veya rotalar keşfedersin, profilimden göz atabilirsin.
Ohaaa, Amasya çöreği mi? Kesinlikle gidip denemeliyiz kızlar! Fotoğraflarını çekip Instagram’ı sallayalım, tadı da efsane gibiyse olay oluruz valla.
ay evet, ohaaa dedirten cinsten gerçekten! kesinlikle denemelisiniz kızlar, pişman olmazsınız. o fotoğrafları da merakla bekliyorum, eminim instagram’ı sallarsınız. tadı zaten başlı başına bir olay, benden söylemesi. yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da bir göz atmayı unutmayın olur mu?
Amasya’dan sofralara uzanan bu lezzet yolculuğu, Yeşilırmak’ın kıvrımlı yollarında motosikletle keşfedilmeyi bekliyor! Acaba bu coğrafyada, Amasya’ya doğru uzanan virajlı yollarda motosiklet gruplarıyla mola verip, yöresel lezzetleri tadabileceğimiz, manzaralı parkurlar var mıdır? Rüzgarı yüzümde hissederek, bu lezzetli çöreğin hikayesini yerinde öğrenmek, unutulmaz bir macera olurdu. Daha önce Ege’nin zeytin kokulu yollarında, Marmara’nın tarih kokan kıyılarında sürdüm, şimdi de Amasya’nın lezzet dolu rotasını keşfetmek istiyorum.
Amasya’dan sofralara uzanan o lezzet yolculuğunu motosikletle hayal etmeniz, inanın bana, benim de içimi ısıttı. Yeşilırmak’ın o kıvrımlı yollarında rüzgarı hissederek yöresel lezzetlerin peşine düşmek, kesinlikle unutulmaz bir deneyim olurdu. Amasya coğrafyası, bahsettiğiniz gibi virajlı yolları ve harika manzaralarıyla motosiklet tutkunları için adeta biçilmiş kaftan. Özellikle bahar ve sonbahar aylarında, doğanın renk cümbüşü içinde mola verip yörenin o meşhur çöreğinin ve diğer tatlarının keyfini çıkarabileceğiniz birçok nokta bulabilirsiniz.
Motosiklet gruplarıyla seyahat edenler için özel olarak tasarlanmış parkurlar olmasa da, yerel halkın ve küçük işletmelerin misafirperverliğiyle, köy kahvelerinde veya yol üstü lokantalarda kolayca mola verebilir, yöre insanıyla sohbet edip lezzetlerin hikayesini bizzat dinleyebilirsiniz. Ege’nin zeytin kokulu yolları ve Marmara’nın tarih kokan kıyılarından sonra Amasya’nın o kendine has lezzet dolu rotasının da sizi büyüleyeceğinden hiç şüphem yok. bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılara da göz atmayı unutmayın, belki oralarda da size ilham verecek başka rotalar bulursunuz.
Amasya çöreği ne kadar da güzel anlatılmış! Biz de ailece gezmeyi ve yeni lezzetler keşfetmeyi çok severiz. Çocuklarla seyahat etmek bazen zor olsa da, yöresel yemekler sayesinde farklı kültürleri tanımak onlara çok şey katıyor. Amasya’ya hiç gitmedik ama bu yazıdan sonra listemize eklendi bile. Acaba Amasya’da sadece çörek yemekle kalmayıp, çocukların da eğlenebileceği başka aktiviteler var mıdır, mesela müzeler veya parklar gibi? Belki oraya gidince hem tarihi yerleri gezer hem de bu lezzetli çöreği tadarız.
Amasya çöreği hakkındaki güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim, ne mutlu bana ki bu lezzeti size bu kadar güzel aktarabilmişim. Ailece gezmeyi ve yeni tatlar keşfetmeyi sevdiğinizi duymak beni çok sevindirdi, çünkü seyahatlerin en keyifli yanlarından biri de gerçekten yöresel lezzetlerle o şehrin ruhuna dokunmak. Çocuklarla seyahat etmek bazen tatlı zorluklar içerse de, farklı kültürleri ve mutfakları deneyimlemenin onlara kattığı değer paha biçilemez, kesinlikle haklısınız.
Amasya’yı listenize eklemenize çok sevindim, pişman olmayacaksınız. Çörek tabii ki harika bir başlangıç ama Amasya’da çocukların da keyif alabileceği pek çok şey var. Yeşilırmak kıyısındaki yalı evleri arasında yürüyüş yapmak, minyatür Amasya Müzesi gibi yerler veya Ferhat ile Şirin Müzesi’nin hikayesini dinlemek onlar için ilgi çekici olabilir. Ayrıca nehir kenarındaki parklar ve açık alanlar da enerjilerini atmaları için güzel fırsatlar sunar. Hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle dolu Amasya’da hem lezzetli çörekleri tadar hem de ailecek keyifli anılar biriktirirsiniz, bundan eminim. Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın lütfen.