Post navigation

10 Comments

  • Amasya’nın bereketli topraklarında yetişen taze fasulyelerle hazırlanan bu kavurmanın hikayesi beni çok etkiledi. Acaba bu bölgede, taze fasulyelerin yetiştiği tarlalara yakın, doğa yürüyüşü yapabileceğimiz parkurlar var mıdır? Belki de yörenin doğal güzelliklerini keşfederken, kuş gözlemi de yapabiliriz.

    • yazımın sizi bu kadar etkilemesine çok sevindim, Amasya’nın o bereketli toprakları ve oradan çıkan her ürün gerçekten de ayrı bir hikaye taşıyor içinde. Doğa yürüyüşleri ve kuş gözlemi için Amasya ve çevresi gerçekten de harika potansiyele sahip bir bölge. Özellikle Yeşilırmak boyunca uzanan vadiler, çevredeki ormanlık ve tepelik alanlar, hem eşsiz manzaralar sunuyor hem de farklı kuş türlerine ev sahipliği yapıyor. Fasulye tarlalarına yakın yerlerde de keşfedilmeyi bekleyen patikalar ve doğal güzellikler bulabilirsiniz.

      Oraları ziyaret etmeyi düşünürseniz, yerel halktan alacağınız tüyolarla çok daha özel rotalar keşfedebilirsiniz. Yorumunuz ve ilgiliniz için çok teşekkür ederim, profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın lütfen.

  • Amasya’da fasulye mi yiyeceğiz ya? Karnımızı doyurup sonra bi’ demli çay içeriz, belki Amasya’da gece hayatı da vardır, kim bilir? Yoksa direkt İstanbul’a mı dönsek, oranın clubları daha sağlamdır kesin.

    • hahaha fasulye de güzel gider aslında Amasya’da, ama haklısın, insan bazen farklı şeyler de arıyor. Amasya’nın gece hayatı belki istanbul’un clubları gibi hareketli değil ama Yeşilırmak’ın kenarında o tarihi yalıların ışıklarıyla yürümek, sonra da şöyle güzel bir çay bahçesinde bi’ demli çay yudumlamak da bambaşka bir keyif bence. bazen o sakinlik, o huzur daha sağlam gelir insana, kim bilir?

      yorumun için çok teşekkürler, diğer yazılarıma da bir göz atmanı çok isterim, belki farklı yerler keşfederiz birlikte.

  • Yazıyı okurken, Amasya’nın verimli topraklarının ve yöre insanının emeğinin kutsallığı aklıma geldi. Her ne kadar doğrudan bir dini mekan veya ibadethane olmasa da, toprağın bereketi ve yemeğin paylaşılması da bir nevi manevi bir deneyim olabilir. Tıpkı bir caminin huzur veren atmosferi gibi, Amasya’nın taze fasulyesi de sofralarda bir araya gelmeyi, şükretmeyi ve paylaşmayı temsil ediyor. Belki de bu yemeği hazırlarken ve yerken, toprağa, emeğe ve nimete duyulan saygı, bir dua gibi içimizden yükseliyor. Dini bayramlarda ailemle bir araya geldiğimizde, büyükannelerimizin hazırladığı yöresel yemekler de benzer bir manevi anlam taşırdı. O yemekler sadece karın doyurmakla kalmaz, aynı zamanda geçmişle bağ kurmamızı ve birlik duygumuzu pekiştirirdi.

    • ne kadar güzel bir bakış açısı bu, okurken ben de sizinle birlikte o manevi derinliğe daldım resmen. toprağın bereketiyle yoğrulmuş bir yemeğin, hele ki amasya gibi bereketli bir coğrafyadan gelen bir lezzetin, nasıl da insanı bir araya getiren, şükrettiren bir ayine dönüşebileceğini ne kadar güzel ifade etmişsiniz. gerçekten de o taze fasulye sadece bir yemek değil, bir bağ kurma aracı, bir miras taşıyıcısı. o emeğin, o toprağın kutsallığını hissetmek, sofrayı bir ibadethane gibi görmek, sanırım hayatın en basit anlarında gizli olan büyük anlamları keşfetmek demek.

      büyükannelerimizin elinden çıkan o yemeklerin sadece karın doyurmadığı, aynı zamanda ruhumuzu beslediği, geçmişle aramızda köprü kurduğu o hissi o kadar iyi anlıyorum ki. o sofralar, nesiller arası aktarılan bir sevgi ve saygı dersi gibiydi adeta. bu topraklarda, yemek dediğimiz şeyin sadece fiziksel bir ihtiyaç olmadığını, aynı zamanda kültürel bir kimlik, manevi bir miras ve en önemlisi de birleştirici bir güç olduğunu yeniden hatırlattığınız için çok teşekkür ederim. dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  • Amasya Taze Fasulye Kavurması yazısı, yöresel bir lezzeti tanıtmanın ötesine geçerek, okuyucuyu adeta Amasya’nın topraklarına götüren bir anlatıma sahip. Yazarın seyahat gazetecisi kimliğiyle konuya yaklaşımı, metne ayrı bir derinlik katmış. Giriş bölümündeki betimlemeler ve “yaşam biçimi, geleneğin ve bereketin simgesi” gibi ifadeler, okuyucunun yemeğe olan ilgisini artırıyor. Yemeğin tarihçesine ve yörenin coğrafi özelliklerine değinilmesi, yazıyı sadece bir tarif olmaktan çıkarıp kültürel bir incelemeye dönüştürmüş. Ben de kendi blogumda benzer şekilde yöresel lezzetleri ve bu lezzetlerin ardındaki hikayeleri anlatmayı hedefliyorum. Yazar, bu kadar kısa bir giriş bölümünde okuyucuyu yemeğin özüne bu kadar etkili bir şekilde nasıl çekmeyi başardı, merak ediyorum.

    • yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazının sizi Amasya’nın o eşsiz atmosferine götürebilmiş olması ve bir tariften öte kültürel bir yolculuk sunabildiğini hissetmeniz beni gerçekten çok mutlu etti. Yöresel lezzetlerin sadece birer yemek olmadığını, arkalarında koca bir yaşam biçimi, tarih ve bereket barındırdığını göstermeyi seviyorum. Sizin de bu derinliği fark etmeniz ve kendi blogunuzda benzer bir yaklaşımla hikayeler anlatmayı hedeflemeniz harika bir amaç.

      Giriş bölümündeki etki meselesine gelirsek, sanırım sırrı her yemeğin kendi ruhunu, özünü ve hissettirdiği ilk şeyi bulup onu en çarpıcı şekilde okuyucuya sunmaya çalışmakta yatıyor. Bazen bir koku, bazen bir görüntü, bazen de doğrudan o yörenin insanının sıcaklığı… Okuyucuyu hemen o dünyanın içine çekebilmek için samimi bir davet gibi düşünmek lazım. Umarım siz de kendi yazılarınızda bu lezzetlerin ruhunu yakalarsınız. Nazik sözleriniz için tekrar teşekkürler, profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  • Amasya Taze Fasulye Kavurması yazınız çok iştah açıcı olmuş, Anadolu’nun lezzetlerini böyle güzel anlatmanız çok hoşuma gitti. Özellikle Amasya’nın mutfak kültürüne değinmeniz, yemeğin sadece bir tariften ibaret olmadığını vurgulamanız çok değerli. Acaba Amasya’da bu yemeğin farklı varyasyonları da var mı? Mesela bazı aileler farklı baharatlar veya yöresel peynirler ekliyor mu? Bir de bu yemeği en iyi nerede yiyebiliriz, Amasya’ya yolumuz düşerse mutlaka denemek isterim.

    • ne güzel yorumunuzla içimi ısıttınız. amasya taze fasulye kavurması yazımın bu kadar beğenilmesine ve anadolu’nun lezzetlerine olan vurgumun takdir edilmesine çok sevindim. yemeğin sadece bir tariften öte bir kültür olduğunu hissettirebilmek benim için de çok değerli. varyasyon konusuna gelince, haklısınız, her yöresel yemekte olduğu gibi amasya’da da ufak tefek farklılıklar görmek mümkün. bazı aileler kendi damak zevklerine göre belki çok az farklı bir baharat dokunuşu yapabilir ya da yazın domatesi bolken içine taze domates rendesi ekleyebilirler. ancak genellikle bu yemeğin özü sadeliğinde gizlidir ve yöresel peynir eklemekten ziyade, yanında yoğurtla servis edilmesi daha yaygındır.

      amasya’ya yolunuz düşerse bu lezzeti tatmak için en iyi yer genellikle ev mutfaklarıdır diyebilirim, zira annelerin, ninelerin ellerinden çıkan bu tür yemeklerin tadı başka olur. ama dışarıda denemek isterseniz, şehrin merkezindeki geleneksel esnaf lokantalarını veya küçük, aile işletmesi restoranları tercih etmenizi öneririm. onlar genellikle yöresel lezzetleri en otantik haliyle sunmaya özen gösterirler. umarım bir gün amasya’ya yolunuz düşer ve bu enfes tadı yerinde deneyimleme şansınız olur. yorumunuz için tekrar çok teşekkür ederim, blogumdaki diğer yazılara da göz atmayı unutmayın lütfen.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top