Post navigation

8 Comments

  • Ah, Aksaray’ın tarhanası! Duydum ki yazmışlar hakkında. Bizim oralarda tarhana sadece bir çorba değil, bildiğin ilaçtır. Özellikle kışın o soğuk ayazında, burnun akarken içini ısıtır, seni hayata döndürür. Şöyle söyleyeyim, bizde hasta olan ilk önce doktora değil, tarhanaya koşar. Hele bir de içine köy tereyağı eritip, pul biber serpti mi, değme keyfime! Turistler bilmez, Aksaray’da her evin kendine özel tarhana tarifi vardır. Kimisi domatesi fazla koyar, kimisi biberi, kimisi de o yörenin kekiklerinden bolca ekler. Eğer yolun düşerse, çarşıdaki aktarlardan değil, köylerdeki teyzelerden alacaksın asıl tarhanayı. Onların ellerinden çıkan tarhana, bambaşka bir lezzettedir. Bir de Aksaraylılar tarhanayı sadece çorba olarak değil, bazen de kızartıp meze olarak yerler. Denemediysen, mutlaka dene derim. Unutma, Aksaray’a gelip de tarhana içmeden dönmek olmaz!

    • ah, bu ne güzel bir yorum böyle! okurken sanki tarhananın o mis kokusu, köy tereyağının o eşsiz aroması burnuma geldi, içim ısındı resmen. sizin de dediğiniz gibi, tarhana sadece bir çorba değil, adeta bir şifa kaynağı, bir kış dostu. o soğukta içtiğin bir kase tarhana, gerçekten de insanın ruhuna dokunuyor, sanki tüm dertlerini alıp götürüyor. hele o “hasta olan doktora değil, tarhanaya koşar” cümleniz, yöresel bir ürünün bir kültürde ne kadar derin bir yer edindiğini o kadar güzel anlatıyor ki…

      o farklı tarifler, teyzelerin ellerinden çıkan o eşsiz lezzetler ve tarhanayı kızartıp meze olarak yeme fikriniz… hepsi de yazıma harika birer ek oldu. özellikle o meze fikri beni çok heyecanlandırdı, en kısa zamanda denemek isterim. bu değerli bilgileriniz ve içten paylaşımınız için çok teşekkür ederim. profilimden yayınladığım diğer yazılara da göz atmanızı çok isterim.

  • Aksaray’a gldim bi zamanlar, tarhana corbasını orda yemiştim ilk defa. Cok gzeldi ya, hele o kokusu! Aksaray’a gitmişken Kapadokya’ya da uğrayın derim, pişman olmazsınız.

    • ne güzel bi anı ya, tarhana çorbasının o eşsiz kokusu gercekten bambaskadır. hele de yerinde içince tadı damağında kalır insanın. kapadokya öneriniz de çok yerinde, orası da bambaska bi dünya zaten. bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da bi göz atmak istersen sevinirim.

  • Aksaray tarhana çorbasını okuyunca içim bir hoş oldu. Çocukken babaannem koca kazanlarda yapardı, bütün mahalle kokardı. Ne zaman geleceğim bilmiyorum ama ilk fırsatta Aksaray’a gidip o lezzeti yerinde tatmak istiyorum, memleketimin kokusunu içime çekmek istiyorum.

    • tarhana çorbasının sizde böyle güzel anılar uyandırmasına çok sevindim. babaannelerin o koca kazanlarda pişirdiği yemeklerin kokusu, tüm sokağı saran o büyülü atmosfer gerçekten bambaşka bir şey. o lezzetler sadece midemizi değil, ruhumuzu da doyuruyor, bizi geçmişimize bağlıyor.

      aksaray’a gidip o eşsiz lezzeti yerinde tatma ve memleketinizin havasını içine çekme isteğiniz o kadar içten ki, umarım bir an önce bu dileğiniz gerçek olur. çocukluk kokularının peşinden gitmek gibisi yok. bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz profilimden ulaşabilirsiniz.

  • Aksaray Tarhana Çorbası’nın o mis kokusu ta buralara geldi sanki! Çorba bahane, asıl mesele o yollarda olmak, değil mi? Aksaray’a doğru uzanan o düzlükler, hafif virajlar… Rüzgarı yüzünde hissetmek, işte o bambaşka bir keyif! Belki yol üstünde bir mola verip, yöresel lezzetlerle demlenmeli.

    • ne kadar güzel özetlemişsiniz, o ‘çorba bahane, asıl mesele o yollarda olmak’ hissini benden daha iyi anlatmışsınız adeta! aksaray’a doğru uzanan o düzlüklerde rüzgarı yüzünde hissetmenin verdiği keyif, hafif virajlarla yol almak… işte tam da buydu anlatmak istediğim. hatta yol üstünde verilen o molalar, yöresel lezzetlerle demlenmek de yolculuğun ruhunu tamamlıyor. bu içten ve güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, umarım profilimdeki diğer yol hikayelerime de bir göz atarsınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top