Şanlıurfa

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

[#1: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Şanlıurfa, (eski adıyla: Er-Ruha veya Edessa), Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Peygamberler Şehri diye de adlandırılan bir şehrimizdir.

M.Ö. 1. binyıldan beri sürekli olarak yerleşim yeri olan kent, yakın döneme kadar Urfa adıyla anılmış, ancak 12 Haziran 1984′de TBMM kararıyla “Şanlı” ünvanını edinmiştir.

SanliUrfaPoolOfAbraham20001 300x200 Şanlıurfa

Neden “Şanlı” Adı Verildi?

• (1988 tarihli Urfa İl Yıllığından kısaltılarak alınmıştır. Köşeli parantezler tarafımızdan eklenmiştir.)
Birinci Dünya Savaşının bitiminden sonra bir süreliğine bir İngiliz garnizonu barındıran Urfa, 30-31 Ekim 1919 tarihinde Fransızlar tarafından işgal edildi. İşgal kuvveti 100 kadar Fransız askeri ve daha çok sayıda sömürgeleştirilmiş askerinden oluştuğu bilinmektedir.

İşgalden sonra şehirde örgütlenen Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti, ayaklanma hazırlığına girişir. 29 Aralık’ta Urfa’ya atanan Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ali Saip Bey Siverek’e giderek buradaki aşiretlerden ekibine destek  alır. Aşiret kuvvetlerinden oluşan bir birliğin başında 7 Şubat 1920′de Urfa yakınlarındaki Karaköprü köyüne yerleşke kurar. Aldığı güçle Fransızlara şehri boşaltmaları için ültimatom gönderir. Bu ültimatom kabul edilmeyince Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti milisleri ile birlikte şehre girer ve işgal eder. Fransızların yerleştikleri tüm binaları kuşatır. Suruç ve Akçakale’nin aşiretlerinin de birliğe katılmasıyla düşman kuvvetlerinin çok üzerinde bir ordu oluşturur. Fakat ordu düzensizliği ve disiplin sağlanamaması nedeniyle kuşatma çok uzun sürer ve yüksek sayıda kayıp verilir.

Kuşatma süresi uzadıkça her iki tarafta yüksek kayıplar verir ve güç kaybeder. Urfalılar sürekli olarak Ankara’dan destek birlik isterler fakat bunun savaş ilanı olacağını düşünen Ankara hükümeti bu desteğe olumlu cevap vermez.

Aynı şekilde Fransızlara’da bekledikleri destek gelmeyince sonun hezimet olacağını düşünürler ve onurlu bir şekilde şehirden ayrılmanın yollarını aramaya başlarlar. Ermenilerden de destek isterler fakat bu da gerçekleşmez. Fransızların Amerikalılardan yardım istemesi sonucu Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti ile yapılan görüşmeler sonuç verir ve bazı şartlara bağlı olarak Fransızlar şehri terketmeyi kabul ederler. Bu Şartlar;

-          Şehirdeki Ermenilerin can güvenliği sağlanacak

-          Urfa’da ölen Fransızların mezarlarına saygı gösterilecek

-          Şehir terk edilirken Fransızların ağırlıkları taşıması için yük arabaları ve deve verilecek

-          Esirler Fransızlara iade edilecek

-          Fransızlar şehirden çıkana kadar Urfa eşrafından 10 kişi onlara eşlik edecek

11 Nisan günü Fransızlar 10 Jandarma Eri ve 1 teğmen eşliğinde Suruç yolundan Carablus istikametinde hareket ederler. Anlaşmayı içine sindiremeyen bir grup Fransızların geçeceği yol üzerinde Ali Saip Bey önderliğinde Şebeke boğazında pusu kurarlar ve gece Fransızlara saldırırlar. Çatışma sonucunda Fransızlarda çok sayıda ölü ve yaralı meydana gelir.

Urfa’nın kaderini belirleyen bu çatışma nedeniyle yıllar sonra TBMM kararıyla Urfa’ya “Şanlı” unvanı verilmiştir.

Yazının devamı yakında…

Siirt

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

İL’İN TARİHSEL GELİŞİMİ

Siirt, Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kesiştikleri alanda kurulmuştur. Bu yüzden kuzeyinde ve güneyinde ortaya çıkan uygarlıklar, yörenin kültürel gelişmesinde etkili olmuştur. Bölgenin dağlık oluşu ve ulaşım imkanlarının yetersizliği, gelişmiş kentlerin kültür merkezlerinin ortaya çıkmasını engellemiştir.

Yakın zamana kadar Siirt tarihinin İ.Ö. IV.Yy. öncesi dönemleri bilinmemekteydi. 1963 yılında Halet ÇAMLIBEL ve R.J.BRAIDWOOD başkanlığında kurulan Güneydoğu Anadolu Tarih Öncesi Araştırmaları Karma Projesi kapsamında, Siirt İli’nde yapılan yüzey araştırmalarında Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Helenistik, Roma, Bizans–İslam ve Yakınçağ’ı kapsayan dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Günümüzdeki kültürel yapı Türk – İslam Kültürü’nün etkisiyle biçimlenmiştir.

M.Ö. 3000 – İslam Uygarlıkları Dönemi :
İ.Ö. 3000 ve 2000’lerde Güneydoğu Toroslar, iki kültür alanını birbirinden ayırmaktaydı. Güneyde Mezopotamya’da gelişmiş bir tarım kültürü, kuzeyde ise Doğu Anadolu’nun yüksek yaylasında ilkel tarımcılığa ve hayvancılığa dayalı, daha yavaş gelişen bir kültür vardı. İki kültürün kesiştiği yerde bulunan Siirt’te, yayla kültürü özellikleri görülmekteydi.

M.Ö. 3000’lerde yöreye egemen olan Hurri’lerden sonra sırasıyla Hitit, Urartu, Asur, Med ve Pers’ler de hakimiyet kurmuşlardı.

3 800x600 300x225 SiirtSiirt’in içinde bulunduğu bölge, göçler nedeniyle etnik ve dinsel inanışlar yönünden çeşitlilik göstermektedir. Urartular, İskitler, Medler ve Persler, egemenlik dönemlerinde dinsel inanışlarını da buralara yaymışlardı. Dağlık alanlarda yaşayan kapalı toplulukların çeşitli din ve tanrıları vardı. İ.Ö. 150’lerden başlayarak yöreye egemen olan Partlar, Arsaklılar, Sasaniler dönemlerinde İran Tanrıları’nın ve inanışlarının etkisi güçlenmiştir. Yöreyi etkileyen Roma – Part, Roma – Sasani Savaşları, aynı zamanda iki dinin ve kültürün karşılaşması niteliğindeydi. 300’lerde Hıristiyanlık yayılmaya başladığında Zerdüş Dini’ni benimseyen Sasaniler, yörede Hristiyan kıyımı yapmışlardır.

İslam Uygarlıkları Dönemi :
639’da Elcezire’nin fethi için görevlendirilen İlyas Bin Ganem, Diyarbakır yöresi ile birlikte Siirt’i de İslam mücahitlerine açmıştır. Diyarbakır’ın zaptında mühim hizmetleri bulunan Halid Bin Velid, Hasankeyf Savaşı’nda muzaffer olduktan sonra Siirt’e yürümüş, şehrin o zamanki hakimi Hersolu itaatini arz ederek, şehri teslim etmiştir. Bundan sonra Siirt Hakimliği’ne, sahabeden olan Hişşam oğlu Hakem tayin olunmuştur.

661 yılında kurulan Emevi Hilafeti bölge ile birlikte Siirt’i de hakimiyet altına almıştır. Emeviler’den sonra hilafet makamını ele geçiren Abbasiler, Diyarbakır, Silvan ve Siirt’i de ele geçirmişlerdir.

Dinsel bakımdan bölge ilkin önemli bir “Harici” Merkezi’ydi. IX.Yy.’dan sonra Hanbeli ve Maliki mezhepleri aracılığıyla Sünnilik, Mervanoğulları Dönemi’nde Şafiîlik, Türklerle Hanefilik yayılmaya başlamış, daha sonra Mervanoğulları Dönemi’nde Şafiî’lik giderek ortadan kalkmıştır. Yörede Arap – İslam Kültürü’nün etkisi Türklerin Dönemi’nde de sürmüştür.

Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Dönemi :
Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başlamış ve Büyük Selçuklu Devleti’nin isteği dışında küçük Türk devletçikleri kurulmuştur. Siirt Yöresi, Hasankeyf Artuklular’ın yönetimindeydi. Artuklular’a bağlı göçebe Türkmenler yöreye yerleşmiş, Artuklu beyleri ve askerleri, kentlerde Türkleşmenin çekirdeğini oluşturmuşlardır. Beylerinin Alp, İnanç, Yağbu gibi Türk adlarını kullanmaları; Artuklular’da Türkmen Geleneği’nin güçlülüğünü göstermektedir. Bağlı oymaklara “ok gönderme” biçimindeki Orta Asya Geleneği de Artuklar’da sürmekteydi.

Artuklular’dan sonra Siirt’e Akkoyunlular ve Safeviler egemen olmuştur. Akkoyunlular yöreye Türkmenleri yerleştirmiştir. Safeviler Dönemi’nde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Şiî’lik yaygınlaşmıştır. Anadolu’da Şiîliğin etkisini kırmak isteyen Yavuz Sultan Selim, Urmiye Gölü’nden Malatya ve Diyarbakır’a kadar uzanan bölgeyi Osmanlı Devleti’ne bağlamak istemiştir. Bunun için Kürt kökenli ünlü bilgin İdris-i Bitlisi’nin yardımıyla Siirt Osmanlı yönetimine geçmiştir. Bu dönemde Siirt yarı, özerk beylerin yönetiminde, aşiret kültürünün egemen olduğu bir yerdir.

XVI.Yy.’da Osmanlı yönetimine geçen Siirt, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar bu devlete bağlı kalmıştır.

XIX.Yy.’ın ikinci yarısına kadar devlete olan bağlılıkları sözde kalan Siirt Beyleri’nin devlet otoritesine alınması için bir hayli çaba harcanmıştır. Siirt, bu tarihe kadar çok sıkı bir şekilde yönetilmiştir. Ancak Tanzimat’tan sonra 1864 Vilayet Nizamnamesi ile kaza haline getirilerek İstanbul’dan gönderilen kaymakam vasıtası ile yönetilmiştir.

Mardin

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Mardin, Mardin ilinin merkezi olan şehirdir.
Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir.
Mardin’de, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, 5 han ve kervansaray mevcuttur.

04 300x200 MardinFırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyet yerleşmiştir. Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biridir.
M.Ö.4500′ den başlayarak Arami Süryani Arami/Süryani Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitanniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Mezopotamya havzasında bulunan Mardin, güneyinde Suriye, doğusunda Şırnak ve Siirt, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman, batıda Şanlıurfa ile çevrilidir.
Mardin dağlarının, Mazıdağı, Derik, Midyat, Savur ve Nusaybin yörelerine sokulan yüksek kesimlerinde, Meşe ağaçlarından oluşan topluluklara rastlanır.
İklim olarak Akdeniz iklimi ile karasal iklimin ortak özelliklerine sahiptir. Yazları çok sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

Şehrin kesme taş işçiliğiyle yapılan evleri dikkat çekmektedir. Süryani ve Ermeni mimarisinin tipik örnekleri olan bu evler ve İslam mimarisinin oluşturduğu cami ve medreselerle Mardinin açık hava müzesi görünümü tamamlanmaktadır.

Kente hakim bir tepede etkileyici Mardin Kalesi bulunur. Evliya Çelebi, yazdığı seyahatnamede[16] kaleyi ve ele geçirilmesinin zorluğunu şöyle tarif eder:
“ Hendeği olmayan kalenin etrafı cehennem çukurunu hatırlatan derinlikte tıraşlanıp parlatılmış kayalardır. Birçok mağaraları, karanlık pusu yerleri, on sene kuşatmaya yetecek su sarnıçları vardır. Yalçınlardan inen yağmurun bir damlası heba edilmeyip kaya yollarından sarnıçlarına gider.

Kilis

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

Gaziantep

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

Diyarbakır

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

Batman

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri

Adıyaman

25 Mayıs 2013 Yazan  
Kategori Güneydoğu Anadolu Bölgesi İlleri